Milliler 'Karan'lıktan zar zor çıktı


Milliler, ilk maçta 5-0 yendikleri Moldova karşısında kötü bir futbol ortaya koydu.

Moldova: 1 - Türkiye: 1

Euro 2008 elemelerinde zayıf rakibi Moldova'yla karşılaşan milli takım, bir puanla döndü. Şehitler için asker selamı vererek maça başlayan milliler, beraberliği 62'de Ümit'le buldu. Grup ikincisi Türkiye lider Yunanistan'ı çarşamba günü ağırlayacak.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Alexander Puşkin caddesinin köşesinde, şarap festivalinin şenliğinde maçın havasını koklamaya çalışıyoruz. Ionescu'ları, Eminescu'ları kültürel mirasına katık etmiş bir ülkenin başkentini keşfetmek, karşılaşmanın sokaktaki izlerini bulmaktan daha kolay. Akşam milli maç olduğunu bilen sadece üç beş kişi var; gerisi el Turco... Yine de boş değildi stat. İlginçtir, Moldova maçı da, Yunanistan ve Malta deplasmanları gibi bayrama denk düşmüştü ve fakat, bu sefer duygular karşılıklıydı.
Doğu Avrupa'nın yüzü eski Sovyet Rusya'ya en dönük yerlerinden biri
olan Kişinev'de, küçük ama işlevsel Zimbru Stadı'nın 'kışa-yazan' soğuğunda A Millilerin kodlarını çözmeye çalışmakla geçirdik maçın büyük bölümünü. Bir devre Selçuk'lu, diğer devre Ümit'li 11'in oyun planına bir türlü mahzar olamıyorduk doğrusu. Terim'in koşar adım futbol oynayan Moldovalıların önünde güçlü bir orta saha dinamizmi aradığı kesin ama 'plan değil pilav'la da bir yere kadar gidilebiliyor işte! Nitekim ikinci yarıda takımı hayata döndüren şey az da olsa belirginleşen akıl hamleleri oldu.
Provası yapılmış bir gol
3'te Gökhan'ın ceza yayı çeperinden vurduğu şutla maça girelim. Ama asıl olarak da 11'de taçtan gelen Frunza'nın o 'garip' golünü anlatalım. Golovatenco atışı kullanmadan önce seyirci golü hissedip ayaklanmıştı. Belli ki provası yapılmış bir hareketti bu. Ama bizim defans yine repliğini unuttu. Şoku geçiştirmek için ritim artırdı A Milliler. 15'te Arda Turan kafası bu sayede geldi. Ama gole dönük tam teşekküllü bir hamle henüz gelmiyordu. Felaket senaryosu 19'da kaleci Hakan'ın sakatlanmasıyla tamamlandı. Anlaşılan ayaz herkesi vurmuştu. 30'da karşılaşmanın golden sonraki en ciddi iki pozisyonu art arda ve karşılıklı geldi; hesapta değişen bir şey yoktu. Aslında 45'te Gökhan'ın vuruşu Calancea'dan dönmese devre arasına beraberlikle gidilirdi.
Ama bu, oyunun hak edişi olmazdı.
İkinci yarıyı Servet'in çapraz şutu ve gole dönük bir karambol açtı. Heves ve hırs emareleriydi bunlar. Lakin bunun düzenli ve sürekli kılınması şarttı. Ümit Karan hamlesi hücumu zenginleştirmek içindi. Tabii orta üçlü dümeni tutabilirse. 62'de gelen gol işte bu yolun keşfi sayesinde atıldı. Arda'nın karıştırıcılığından gelen kesmeyi bu memleketin en 'striker'
oyuncusu Ümit uçan kafayla köşeye gönderdi: 1-1. Artık bir tık daha lazımdı ve yüklenmeye de başlamıştı A Milliler. Lakin oynanan oyun kontralara açık hale gelmişti. Arda'dan ziyade Tuncay çıkar diye bekliyorduk, oyuna girecek isim ise belliydi: Tümer. 80'de çaprazdan vuran da oydu, ne yazık ki ribaunda kimse yoktu. Son bölüm de can havliyle geçti. Lakin Frunza ve Gatcan'ın önderlik ettiği Moldova direnci kırılmak bilmedi bir türlü.
Bir kaygıyı dile getirip ardından Puşkin'in dizeleriyle bitirelim. Basınla girdikleri gök gürültüsü ve sağanak yağışlı ilişkinin ardından yavaş yavaş devreye sokulan dingin hava karşılığını ne kadar bulacak? Sanırım bunu daha çok ölüm kalım mücadelesine dönecek olan Yunanistan maçında anlayacağız. Son söz, dedik ya, Puşkin'in "Neden böbürlenir ki insanoğlu?/Dünyaya çıplak geldiğinden mi?/Güçsüz doğduğu ve güçsüz öleceği için mi?"

MOLDOVA: 1
Calancea 7
Golovatenco 7
Epureanu 6
Savinov 7
Corneencov 6
Bordian 7
Josan 6
Gatcan 7
(Olexici 89) -
Comlionoc 7
Zmeu 6
(Namasco 67) 6
Frunza 6
(Calincov 86) -

TÜRKİYE: 1
Hakan 4
(Volkan 17) 6
Servet 6
İ. Üzülmez 5
G. Zan 5
E. Belözoğlu 5
M. Topuz 6
M. Aurelio 6
Arda 6
(Tümer 69) 6
Tuncay 6
G. Ünal 5
Selçuk 5
(Ümit 46) 7

GOLLER: Frunza (12) / Ümit Karan (62)
SARI KARTLAR: Savinov / Gökhan Zan
Stat: Zimbru Hakemler: M. Atkinson, D. Cann, D. Bryan