Milliler'in şekersiz bayram ziyareti

Gecenin teması 'futbola evet, savaşa hayır'dı. Öyle ki, 56'da elinde savaş karşıtı pankartla sahayı boydan boya kateden bir seyirci, hiç hırpalanmadan dışarı çıkarıldı. Pankartta ne yazıldığını okuyamadım. Çünkü bu statta değil slogan, oyuncuların sırtındaki numaraları bile okumak imkansız.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Türkiye-Ukrayna: 0-0
STAT: İzmir Atatürk
HAKEMLER: Joseph Attard, Philip Agius, İngmarSpiteri (Malta)
TÜRKİYE: Rüştü *** - Fatih ** (Abdullah 85), Alpay **, Bülent ** (Deniz 46 **) - Tayfun ** (Ümit Davala 46 ***), Tümer ** (Ahmet Yıldırım 35 **), Tugay **** (Okan 85), Yıldıray ** (Arif 78), İbrahim *** (Ergün 46 ***) - İlhan ** (Mustafa 78), Nihat *** (Fatih Tekke 78)
UKRAYNA: Shovkovsky *** (Suntkov 46 **) - Starostaky ** (Radchenko 62 **), Federov *** (Kormytsev 88), Dymitrulin ** (Srryhuyk 72 **) - Nesmachny **, Serebichnikov ** (Zubov 46 **), Gusin *** (Popov 83), Tymoschuk ** (Kouovelev (81), Voronin ** (Rotau 83)- Rebrov **, Schevchenko *** (Kalyuychenko 88)
SARI KART: Nihat



İZMİR - Gecenin teması 'futbola evet, savaşa hayır'dı. Öyle ki, 56'da elinde savaş karşıtı pankartla sahayı boydan boya kateden bir seyirci, hiç hırpalanmadan dışarı çıkarıldı. Pankartta ne yazıldığını okuyamadım. Çünkü bu statta değil slogan, oyuncuların sırtındaki numaraları bile okumak imkansız. Tribünler böylesine sahadan uzak. Anti-militarist seyirci, centilmence sahadan çıkarıldığına göre, demek ki herkes 'savaşa hayır' diyor. Karşı görüşte olanların da buna istemeden katlandığı aşikar.
Ukraynalılar açısından, bize oranla çok önemsenen hazırlık maçında Don Kazakları'nın patronu Buryak'ın, "Kolay değil, Dünya üçüncüsüyle deplasmanda oynacağız. Ukrayna'da ligler çoktan bitti. Avrupa'da forma giyen lejyonelerin dışında oyuncuların tümü futboldan kopmuş, soğuk bir durumda. Oysa rakip oyuncular, gerek kendi gerekse Avrupa liglerinde oynadıkları maçlardan sonra karşılaşmaya bizden çok daha hazır çıkıyorlar" sözleri ilginçti. Buryak'ın, haklı olduğu yönler var. Bizim bu dostluk maçı seçimindeki en büyük hatamız rakipte değil, oynadığımız sahada oldu. 2 Nisan'da İngiltere ile yapacağımız hayati önem taşıyan maç öncesinde hazırlığımız evimizde değil, deplasmanda olmalıydı.
Sekiz Cim Bom'lu, bir Bülent
Şenol hoca, Galatasaray'dan çok oyuncu çağırdı ama bunlardan sadece biriyle başladı. Sekiz Cim Bomlu'yu bir tek Bülent temsil etti. Beşiktaş'tan ise üç krampon sahaya çıktı. Lejyonelerden de klasik dörtlü, Güneş'in ilk tercihleri arasındaydı. Son haftalarda Inter'in en hırpalayacı kanat oyuncusu olarak göklere çıkarılan Okan'ın, son dakikalarda oyuna girmesi, Güneş'in Cuper ile aynı görüşte olmadığının göstergesiydi. Ukraynalıların, Sarı-Lacivertli forveti Rebrov ile Schevchenko'su çok ender esen fırtınılar gibiydi.
İlk değişiklik 35'de olurken, sakatlanan Tümer yerini, Ahmet Yıldırım'a bırakırken, arkadaşının da milli formayı ilk kez giyme onurunu yaşattı. Maçın da ilk tehlikeli pozisyonu henüz 5. dakikada Ukraynalılar tarafından gelişti. İyi başlamadığımız bu bölümde, toparlanmamız fazla uzun sürmedi. 21'de İlhan, karambolde kaleciyle karşı karşıya kaldı, seken top tekrar Beşiktaşlıya çarpıp auta çıktı. Dört dakika sonra üç Ukraynalı birden bastırdı. Schevchenko, topuk pasıyla savunmamızı zora sokarken, son vuruşta şanslıydık. Bitime beş dakika kala, konuk ekip yine kontratakla çıktı, sanşımız yine devam etti. İlk yarı sona ererken, forvetde Nihat ile birlikte zaman zaman Ukrayna defansını bocalatan İlhan'ın çaprazdan şutu kalecide kaldı.
Şenol hoca ikinci yarıya üç değişikle birden başlarken, Tayfun'un yerine Ümit Davala'yı, İbrahim yerine de Ergün'ü aldı. Bülent de yerine Deniz'e bıraktı. Değişiklik sonrasında Ümit ile Ergün'ün sağ ve sol kanatlardan gerçekleştirdikleri sürpriz bindirmeler, rakip defansın omurgasını bozdu. Nihat'ın bastırması sonucunda çataldan dönen top dahil, Don Kazakları'nın yapamadığımızı yapıp, kendi kalelerine çok tehlikeli üç top atmaları da kaderin ilginç bir cilvesiydi. Dakikalar ilerledikçe, oyuncu değişiklikleri de alışılmış hazırlık maçları geleneğine dönüştü. Sonuçta, Milliler ikinci yarının başındaki seçimlerin ilk onbire oranla daha etkili olduğu maçta bayrama ve sevgililer gününe katkıda bulunamadı.