'Muhitimizdeyiz, lütfen peşimizi bırakın'

Malum, bu bir Türk atasözü. Ama hem Galatasaray yönetimi, hem de Türk spor basını yaklaşık bir aydır, 'Zorla güzellik olmaz'ın farkında değillermiş gibi hareket ediyor.

GELSENKİRCHEN - Malum, bu bir Türk atasözü. Ama hem Galatasaray yönetimi, hem de Türk spor basını yaklaşık bir aydır, 'Zorla güzellik olmaz'ın farkında değillermiş gibi hareket ediyor. Araya Schalke Başkanı Gerhard Rehberg bile sokuluyor ve 'Ne olur şu çocuğu bize verin' tarzı kampanyayla, Hamit Altıntop Sarı-Kırmızılı renklere bağlanmak için çaba sarf ediliyor. Hamit iyi bir oyuncu, Milli Takım'da sağ kanat ondan soruluyor, Schalke'de de forma giydiği karşılaşmalardaki performansı gayet iyi. Lakin sonuçta bir Maradona değil, bırakın Maradona'yı Alex bile değil. Bu kadar büyük bir futbolcu olsaydı Schalke'yi taşırdı. O, futbol eğitimini aldığı kültürün bir parçası. Yani görev adamı, yani dişlinin önemli bir halkası. Ama bu topraklarda, futbol öyle algılanmıyor ki.
Neyse, Anadolu Ajansı son derece iyi bir iş çıkarmış ve mikrofonu hem Hamit'e, hem de ikizi Halil'e uzatmış. Sonuç? İkisi de futbol kariyerleri için, en azından 'şimdilik' Türkiye'yi düşünmediklerini deklare etmişler. Umarız, bundan böyle spor sayfalarında bu ikili için çıkan haberlerde, 'transfer' ibaresi yer almaz. Onların Schalke'de ya da Milli Takım'da sadece ve sadece performanslarına ilişkin haberler okuruz.
Mesele Süper Lig'in kalitesi
Peki bu görüşlerini nasıl ifade etmişler? Önce Hamit'in görüşleri: Başarılı sağ bek, ilk olarak Galatasaray'dan çok iyi bir teklif aldığını belirterek, "Avrupa'daki imkânlar çok daha fazla ve farklı. Biz burada doğduk ve buralara daha alışık bir yapımız var. Aile yaşamımız burada çok farklı. Huzur sadece futbol demek değil, ama maalesef Türkiye'de öyle görülüyor. Önemli olan huzurumuzun olması.
İki kuruş fazla almışız az almışız bizim için çok önemli değil" diyor. Turkcell Süper Lig'deki futbol kalitesinin istenen düzeyde olmadığının altını çizen Hamit, "Türkiye'de kalite bazen düşüyor. Türkiye'deki futbolun kalitesizliği altyapının çok gelişmiş olmamasından kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Almanlara karşı eksikliğimiz, mesela disiplinsizlik. Türkiye'de disiplin sorun oluyor. Otobüs taşlama korkumuz gibi konular yazılmış. Bu olay İtalya'da da var, ama sorun o değil. Avrupa'nın statlar olsun seyirciler olsun çok güzel imkânları var. Maç öncesi ve sonrası yaşananlar da benim için çok önemli" şeklinde konuştu.
O da basından şikâyetçi
Türkiye'yi aşağı görmek gibi bir konunun söz konusu olamayacağını vurgulayan Hamit, Ay-Yıldızlı formayı giymesinin kendisi ve kardeşi için bir şeref olduğunu da sözlerine ekliyor. Avrupa'da kendisini daha iyi geliştirebileceğine inandığını ifade eden Schalke'li oyuncu, İtalya, İspanya ve İngiltere'den teklifler aldığını belirtiyor.
Futbolla sağlıklı ilişki kuran herkes gibi Hamit de Türk spor basınından şikâyetçi. Türk medyasını olumsuz olarak görmek istemediğini ifade eden yıldız futbolcu, "Ama bazen belli noktalar aşılıyor. Bize teklif gelmesi hoş bir olay, ama daha bir şey belli olmadan yazılıp çiziliyor, geliyor gidiyor diye. Belli noktadan sonra insanlar medyayı da ciddiye almıyorlar. Gazeteyi okuyanlar bu sefer doğruları yazdıklarında yalandır deyip haberleri okumuyorlar" dedi.
Ya elmanın öteki yarısı? Hamit'in ikizi Halil ise ilerideki hedefinin İspanya ya da İngiltere'de futbol oynamak olduğunu söylüyor. Bundesliga'da ikinci yarıda daha çok gol atmak istediğini kaydeden Halil, "Bu sezon şampiyon olmak, seneye de Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etmek istiyorum. Asıl hedefim İspanya ve İngiltere liginde forma giymek" diyor. Milli Takım ile Euro 2008'e katılmak istediğinin de altını çizen Halil, Frankfurt'ta oynanan ilk Malta maçında kadroya alınmadığı için üzüldüğünü belirterek, "İnanıyorum ki daha çok çalışarak ben de kadroda yerimi alacağım. Hakan ağabeyimin geçmişi çok büyük. Türk futboluna çok şey katmış ve kazandırmış bir futbolcu. Onun yerini almak tabii ki kolay değil" yorumunda bulunuyor. Kardeşi Hamit'in takımdan gitmesini istemediğini, ancak önemli olanın kardeşinin kendi huzuru ve mutluluğu olduğunu belirten yıldız futbolcu, "Hamit'e Schalke'de hak ettiği değerin verildiğini düşünmüyorum. Hamit süper maç çıkardığı haftanın ertesi haftası maça yedek başlayabiliyor ve bu her futbolcunun olduğu gibi onun da canını sıkıyor" diyor.
Halil, İngiltere Futbol Federasyonu'nun milli futbolcu Emre Belözoğlu hakkında soruşturma açması üzerine de şu yorumu yapıyor: "Bundesliga'daki maçlarda bize ırkçı laflar atılıyor. Böylesi bir olay çok kez başımıza geldi. Mesela bana bir futbolcu, hem de dört beş kez 'Pis Türkler' (Scheiss Türke), hepiniz aynısınız' gibi laflar söyledi, ancak biz bu lafların üzerinde durmadık. Çünkü o futbolcunun maçın hırsından söylediğini düşündük. Büyütmedik. Emre'nin durumunu tam bilemiyorum." (Spor Servisi)