NBA Abdi İpekçi'ye taşınınca...

Bunu da gördük. Bir NBA takımı Türkiye'ye gelerek bir Türk takımıyla maç yaptı. Bir rüyanın gerçeğe dönüşmesiydi bu. Milyonlarca kişi ekranları başında, Yaklaşık 11 bin kişi ise Abdi İpekçi'de canlı olarak bu tarihi organizasyona tanıklık etti.
Haber: EFKAN BUCAK / Arşivi

İSTANBUL - Bunu da gördük. Bir NBA takımı Türkiye'ye gelerek bir Türk takımıyla maç yaptı. Bir rüyanın gerçeğe dönüşmesiydi bu. Milyonlarca kişi ekranları başında, Yaklaşık 11 bin kişi ise Abdi İpekçi'de canlı olarak bu tarihi organizasyona tanıklık etti. Bendeniz de maçı salonda izleyen şanslı 11 binden biriydim.
Abdi İpekçi'ye maçtan üç saat önce vardığımda basketbolseverler sıra olmaya başlamıştı. Bunun dışında Abdi İpekçi'nin her maçtaki müdavimleri, köfteciler, kaşkol ve bayrak satanlar da oradaydı. Karşılaşma öncesi Abdi İpekçi'nin restoranında efsanevi oyuncular Clyde Drexler, Julius Erving ve BJ Armstrong'la tanışma fırsatı bulduk. Ev sahibi misali masa masa dolaşıp davetlilerle konuştular.
Maç ve toplantılar bizzat NBA tarafından organize edildiğinden her tarafta kulaklıklı, telsizli yabancı görevliler dolanıyordu. Bir an 'neredeyiz yahu' diye düşünmeden edemedik. Ancak haklarını vermek lazım, organizasyon kusursuzdu.
Elvis Presley nerede?
Bir basketbol maçında seyirciler için ne yarışması yapılır? Klasiktir: Şut, top sürme veya üç sayılık atış. Ancak Efes Pilsen-Timberwolves maçının organizatörlerinin hayal güçlerini oldukça zorladığını gördük: Dans yarışması, Kentucky Fried Chicken'in amblemindeki Albay gibi giyindikten sonra top sürme yarışması, yatak yapma yarışması... En dikkat çekicisi 'Elvis Presley nerede' yarışmasıydı. Elvis ne alaka anlayamadık ama gözü kapalı, tribünlerin yönlerdirmesiyle Elvis'i arayan yarışmacıyı izlemek eğlenceliydi! Yarışma bittikten sonra yarışmacıların nezarethaneye götürülür gibi kollarından tutulup götürmeleri de ilginçti elbette.
Salonun yüzde 95'i doluydu (10 bin 628 biletli seyirci). Seyirciler iki takımı da alkışladı. Minnesota Timberwolves forması giymiş 10 kişilik topluluk dikkat çekiciydi. 'Go Wolves Go' (Kurtlar İleri) ve 'Defence' (Savunma) tezahüratlarıyla geceye renk kattılar. Ayrıca tribün sessizken defalarca ısrarla 'Eeeefees' diye bağıran orta yaşlı beyefendinin tüm salonu gaza getirmesi takdire şayandı.
Maçta en çok yorulan, anonsçu Murat Murathanoğlu'ydu. Tüm sayı, oyuncu değişiklikleri ve olayları anons etti, molalarda yarışmaları anlattı. Ancak sonlara doğru maç kızışınca objektifliğini yitirdi ve 'Hadi biraz destek' deyiverdi. Objektifliğini kaybeden tek o değildi. İlk yarı iki takımı da alkışlayan seyirciler üçüncü çeyrekten itibaren Minnesota ataklarını yuhalamaya başladı. Ancak ilginçtir bu yuhalamalar Ricky Davis'i fena havaya soktu ve yıldız oyuncu üst üste sayı bulmaya başladı. Yuhalamasalar belki Efes kazanacaktı!
Galibiyet de seneye artık
Son çeyrekte bir molada NBA efsanelerinin sahaya davet edilmesi ve taraftarların onları ayakta alkışlaması gecenin en güzel sahnesiydi. NBA'deki gibi 48 dakika üzerinden yapılan maçın çok uzaması nedeniyle son çeyrekte tribünler boşalmaya başladı. Ya trafiğe takılmamak istediler ya da içlerine doğdu herhalde Efes'in kazanamayacağı. Lacivert-Beyazlılar bir ara 77-76 öne geçtikleri maçı 84-81 yitirdiler.
Ama olsun. Efes ilkleri sırayla gerçekleştiriyor. Geçen yıl ABD'de NBA takımlarıyla oynamışlardı. Bu yıl Minnesota'yı konuk ettiler. İlk galibiyet de seneye hayırlısıyla!

* * * * *
Maçın yıldızı: Crunch!
Mavi Aslan (solda) ve Crunch (sağda) salondaki seyircileri coşturdu.
FOTOĞRAF: UĞRAŞ ÖZYURT


Abdi İpekçi'ye gidenler yalnızca maç izlemedi elbette. Karşılaşma öncesi izleyicileri havaya sokma görevi Timberwolves'un maskotu 'Crunch' ve Efes Pilsen'in maskotu 'Mavi Aslan'ındı. Ancak tabii daha tecrübeli olan Crunch'ın farkı hemen belli oluyordu. Hem kostümü daha gerçekçi olan hem de vücut dilini müthiş kullanan sevimli kurt, kesinlikle Abdi İpekçi'deki en başarılı 'Timberwolf'tu!