O da durdu, Kartal da

Barış girişimcilerinin tüm çabası, taş yürekleri açmaya yetmedi ve günün ilk saatlerinde başlayan kirli savaşın utancı, artık hepimizin omuzlarında.
Haber: Mercek BARIŞ TUT / Arşivi

Barış girişimcilerinin tüm çabası, taş yürekleri açmaya yetmedi ve günün ilk saatlerinde başlayan kirli savaşın utancı, artık hepimizin omuzlarında. Böyle bir gecede Beşiktaş'tan, herşeyden önce sahayı bir savaş yerine çevirmekten kaçınarak soylu bir mücadele vermesini diliyor, merceği elinde tutan. Doğrusu yarı finale yükselebilmek de Roma'daki silik görüntünün tersine son derece etkin bir oyun ortaya koymaktan geçiyor. Dayanışmanın ön planda olduğu takım ruhuyla var olmanın olanakları aranırken kuşkusuz en büyük iş hücumdaki oyunculara düşecek. Takımına bu sezon UEFA'da üç gol kazandırmış olan Ahmet Dursun, bir yoğunlaşma etkinliği olarak da düşünülebilecek bu konumun hakkını verebilecek mi? Gözümüzü ayırmamacasına ona dikiyoruz.
Beşiktaş, değil Avrupa'da bir çeyrek final maçında, herhangi bir hazırlık karşılaşmasında yapılmayacak acemice hatalarla, ilk on dakikada iki farklı skorla geri düşünce, İnönü ölüm sessizliğine gömüldü. Takımın kendine gelmesi epey zaman aldı. Ahmet Dursun da ilk yarı boyunca birkaç pozisyonda öne çıkarak etkili oldu. Önce Pancu'ya verdiği pas, ardından yarım saat dolarken soldan yaptığı sert vuruş, iz bırakan etkinliklerdi. Ancak 33. dakikada İlhan'la paylaşamadıkları top, Beşiktaş'ın kaçırdığı en büyük gol pozisyonuydu. Mihajloviç'in penaltı noktası üzerinde düşmesiyle top İlhan ve Ahmet Dursun'un arasında kaldı, iki oyuncunun ek zamanlı hamlesi sonucunda İlhan sert bir vuruş yaptı, ancak Peruzzi topu çeldi İlk yarı, turun kaf dağının arkasına göçüşüyle sonlanırken, Ahmet de gol arayışlarını ikinci yarıya taşıyordu. İkinci yarıda Ahmet birkaç kez boşa kaçtı, kanatlarda topla buluşmaya çalıştı ancak dakikalar ilerledikçe hareketliliği azaldı. 62'de yerini Nouma'ya bırakan Ahmet, takımın gol derdine çare olamamanın hüznüyle, boynu bükük tuttu soyunma odasının yolunu.