'Olimpiyat rekoru' kırıldı

Olimpiyat Stadı'na gelmenin normal bir maçta korku filmine benzediğini biliyoruz. Kâbus gibi bir trafik, otobüsten erken indirilmişseniz İstanbul taşrasının balta girmemiş arazilerinde nefes kesen bir yürüyüş, stada girerken kapılarda yaşayacağınız keşmekeş...
Haber: ERAY ÖZER / Arşivi

Olimpiyat Stadı'na gelmenin normal bir maçta korku filmine benzediğini biliyoruz. Kâbus gibi bir trafik, otobüsten erken indirilmişseniz İstanbul taşrasının balta girmemiş arazilerinde nefes kesen bir yürüyüş, stada girerken kapılarda yaşayacağınız keşmekeş... Sinemada karşınıza çıksa gözlerinizi kapayacağınız türden bir manzara. Lakin dün sahiden korku filmi gibiydi. Issız sessiz, ışıksız bir arazide arabanın farı sadece önünüzü aydınlatır halde ilerlerken ulusal liginizin en iddialı takımlarından birinin ülkenin en büyük stadında kimseciklere oynayacağı bir maçı izlemeye geldiğinizi kime anlatabilirsiniz ki? Eve dönüş dışında bir kötü film gibi Olimpiyat Stadı'nda seyircisiz maç.


Büyütmek için tıklayınız

Galatasaray üç İstanbullu içerisinde kadrosunda en köklü değişikliği yapan ve buna rağmen şu ana dek birlikte uyum içerisinde hareket edebilen bir organizma görüntüsündeki tek takım. Linderoth'un savunmayla kurduğu iletişim Galatasaray'ın bu derli toplu görüntüsünü sağlaması açısından çok önemli. Kalli'nin onu her hazırlık maçında başka bir bölgede oynatmasının nedeni dün anlaşıldı. Orta sahanın en gerisinde kelimenin tam anlamıyla bir ön libero olarak oynayan Linderoth, savunmadaki arkadaşları hücuma katıldığında göbek, sol veya sağ kanat fark etmeden kademeye giriyor, açık kapatıyor. Volkan'ın Antalya'ya kıyasla solda daha geride oynamasına rağmen görevini eksiksiz yapması da es geçilmemeli. Barış sağ önde dün önce biraz aksadı ama çabuk toparlanmayı bildi.
Lincoln'den gollü açılış
4-1-3-2 denebilecek bir dizilişte forvet arkasındaki üçlünün beyni görevini yerine getiren Lincoln'e ise ayrı bir paragraf açmalı. İstikrar futbolda önemli bir sözcüktür, paçaları sıvamak için erken olabilir ama Brezilyalı dün oyunda kaldığı süre içerisinde sırtında taşıdığı 10 numaranın hakkını verebileceğini gösterdi. Her hücum organizasyonunda vardı. Hemen her topu olumlu kullandı. 14. dakikada uzaktan sert şutuyla attığı şık gol bu parlak oyunu taçlandırdı.
Rize, ligde köklü değişikliğe giden takımların başında geliyor. İlk 11'in yarıdan fazlası yeni isimlerden oluşuyor. Uyum sorununu bir süre aşamayacakları kesin. Ama asıl soru hücumda Altan'ın gidişinden doğan boşluğun transfer yapılmazsa nasıl doldurulacağı. Dün akşam sergilenen oyun iki Brezilyalının bu boşluğu doldurmaya muktedir olmadığını gösterdi. Savunmada yaşanan aksaklıklar da cabası...
Bu aksaklıklara karşın Rize ikinci yarıya daha derli toplu başladı ama bu toparlanma kısa sürdü. Lincoln'ün sakatlanarak çıkışının ardından Rize direnci son buldu. (Çok sakatlanmıyor mu? Acaba müzmin sakat olabilir mi diye düşünen bir ben mi varım?) İlk serbest vuruşu direkte son bulan Volkan Yaman, 72'de düz bir vuruşla farkı ikiye çıkardı.
Rize'nin ezberi bozulmuştu bir kere, Lincoln'ün yerine oyun giren Arda 77'de ortaladı, ne onunla ne de onsuz olan Hakan kafasıyla farkı üçe çıkardı. Derken 84'te bir gol daha buldu Kral. Bu gollere en çok Hakan'ın gitmesini isteyenler sevinmeli. Sebep basit: Malum rekor egale edildi. Yakında özlenen rekor kırılır, Hakan da rahat eder, Türk futbolu da...

GALATASARAY: 4
Orkun. 6
Barış. 7
(Serkan 82). -
Servet. 7
Song. 6
Volkan. 8
Sabri. 5
Linderoth. 8
(M. Güven 90). -
Lincoln. 7
(Arda 64). 7
Ayhan. 6
Ümit. 6
Hakan. 8

Ç. RİZESPOR: 0
Gonzalez. 6
Gökhan Kök. 5
(Turgay 67). 5
Serhat. 5
Görkem. 5
Ergün. 4
Emrah. 5
Emre. 5
Cumhur. 5
Ferdi. 5
(Zafer 75). 4
Riberio. 5
Rodrigez. 5
(Murat 54). 4

GOLLER: Lincoln (14), Volkan (72), Hakan (76 ve 84)
SARI KARTLAR: Sabri / Ergün, Emre, Turgay
Stat: Olimpiyat, Hakemler: K. Müftüoğlu, A. Sinem, S. Akarca