Onlar iyi not aldı, takımları değil

Yaz boyu gazete manşetlerini kurtaran, taraftar sitelerinde atışmalara neden olan, transferleri yabancı ajanslar ve medya tarafından da ilgi gören iki flaş yıldız için, geçen hafta sonu podyum zamanıydı. Önce Roberto Carlos çıktı sahneye.

İSTANBUL - Yaz boyu gazete manşetlerini kurtaran, taraftar sitelerinde atışmalara neden olan, transferleri yabancı ajanslar ve medya tarafından da ilgi gören iki flaş yıldız için, geçen hafta sonu podyum zamanıydı. Önce Roberto Carlos çıktı sahneye. Takımı Fenerbahçe'nin, seyircisiyle ilk randevusu olan Shakthar Donetsk maçında yeneteklerini, klasını ve ne yapabileceğini gösterdi. 89 dakika forma giyen Brezilyalı sol bek, tıpkı Real Madrid'deki gibi oyuna hâkim, bulunduğu kanadı ateşleyen, arkadaşlarının açıklarını kapatan ve her şeyden önemlisi 'doğal bir lider' vasfıyla gösteriye katkıda bulundu. Ama gelgelelim takımı onun kadar hazır ve diri görünmedi.
Öncelikle Tuncay Şanlı gibi bir 'ayağa kaldırıcı'dan eksikti Fenerbahçe. Bu görevi üstlendiği gözlenen Uğur Boral ise önce bocaladı, sonra açıldı ve son derece güzel bir gole imza attı. Ama genç futbolcunun süreklilik arz edip etmeyeceği bir muamma elbet. Orta sahanın yükünü üstlenmesi beklenen isimlerden Wederson ise Shakthar karşısında çok az süre aldı ve pek fikir vermedi. Ayrıca Fenerbahçe'nin en büyük sorunu olan defans hâlâ tehlike sinyalleri veriyor. Kısaca özetlersek lig o denli önemli değil ama Fenerbahçe'nin asıl sınavı olan Avrupa cephesinde, soru işaretleri kafalardan silinmiş değil.
Rakipler 'first class'
Tamam, Roberto Carlos'un Real deneyimi çok önemli bir avantaj ama yine de Şampiyonlar Ligi'nde Fenerbahçe'nin üçüncü eleme turunda rakipleri arasında Liverpool, Valencia, Sevilla, Werder Bremen, Celtic, Lazio, Arsenal gibi 'first class' ekiplerin olması işi zora sokuyor. Toparlanmak içinse çok az bir süre var; çünkü üçüncü eleme turu maçlarının ilki 14 Ağustos'ta.
Dengenin diğer tarafına gelirsek; Lincoln ya da gerçek adıyla Cassio de Souza Soares, ilk kez formasını giydiği Galatasaray'da çok şeyler yapabileceğini gösterdi. Gerçi biraz da seyircinin dolduruşuna gelerek kendi kazandırdığı penaltıda topun başına geçti ve meşin yuvarlağı direğe nişanladı ama yine de bu önemli bir şey değildi. Çünkü Galatasaray, geçen sezon o kadar çok penaltı kaçırmıştı ki, bu önemsiz bir ayrıntıydı. Hem atışı kullanamayanlar Hakan Şükür, Ümit Karan, Necati Ateş, Saşa Iliç gibi isimlerdi. Ayrıca Olimpiyat Stadı, bir penaltı bataklığıydı ve bu bataklıkta iki yıl önce koskoca Milan kaybolmuş ve Şampiyonlar Ligi finalinde kupayı Liverpool'a kaptırmıştı.
Lincoln, penaltı atışı dışında bütün gerekli hamleleri doğru yaptı, beş de yüzde 100 gollük asiste imza attı. Lakin Galatasaray'daki problem Lincoln değil, Lincoln'ün paslarını doğru değerlendirecek isimleri bulmak. Necati ve Hasan Kabze'yle yollar ayrıldı, Hakan Şükür zaten bir var bir yok, Özgürcan ve Serkan da hem ligi, hem de Avrupa'yı sırtlayacak tecrübeden yoksun. Geriye bir tek Ümit Karan kalıyor ama o da sezon boyunca aynı sürekliliği ve standardı tutturur mu, tartışılır.
Dolayısıyla Roberto Carlos ve Lincoln'de sorun yok, sorun onların performanslarını doğru değerlendirecek takım kurgularında. (Spor Servisi)