Onu fazla özlemeyeceğiz

Formula 1'de sezonun altıncı yarışı olan Avusturya Grand Prix'si en azından bir süre için yarış takvimine veda edecek. Sigara reklamı yasağı nedeniyle bu yıl Belçika Grand Prix'sinin başına gelenler, gelecek yıl da
Avusturya için geçerli olacak.

Formula 1'de sezonun altıncı yarışı olan Avusturya Grand Prix'si en azından bir süre için yarış takvimine veda edecek. Sigara reklamı yasağı nedeniyle bu yıl Belçika Grand Prix'sinin başına gelenler, gelecek yıl da
Avusturya için geçerli olacak. Bu yarışların yerini gelecek yıl Bahreyn ve Çin Grand Prix'lerinin alması bekleniyor.
A1 Pisti'nin yöneticisi Hans Geist hayli kızgın ama bu kızgınlığı Avusturya hükümetine. Geist bir demecinde ülkesi için 'Muz Cumhuriyeti' ifadesini kullanırken, Avusturyalı efsane pilot Niki Lauda da Avusturyalı yetkilileri suçluyor. Lauda, Formula 1'in ülkeye gelmesinde büyük rol oynayan spor bakanı Susanne Riess-Passer'in görevinden ayrılmasından sonra, kimsenin bu yarışa sahip çıkmadığını savunuyor.
Aslında bu yarışın çok özleneceğini söyleyemeyiz. A1 teknik bir pist değil. Sürücülere öyle fazla bir iş düşmüyor. Burada yarışın galibini belirleyen ilk faktör, motor gücü ve frenlerin performansı oluyor. Motor gücü önemli çünkü bir turun yüzde 70'ini aşkın bölümü tam gaz geçiliyor. 8-10 saniye süreyle tam gaz geçilen uzun düzlüklerin ardından, yavaş virajlar var. Bu yavaş virajların çıkışında otomobilin yeniden hızlanması için de yine güçlü bir motor gerekiyor. Tabii yüksek hızlarla girilen virajlarda frenlerin dayanıklılığı da önem taşıyor.
Farklı taktikler
A1 pisti lastiklere çok büyük bir yük getirmediği için aşınma fazla olmuyor. Bu nedenle genellikle takımlar burada yumuşak alaşımlı lastikleri tercih ediyorlar. Pite giriş ve çıkışta çok zaman kaybedilmemesi, yarınki yarışta çok farklı taktiklerin olabileceğinin de sinyalini veriyor. Yarın tek pit-stop da yapan pilotlar olabilir, üç pit stop yapanlar da... Geçen yılki yarışta rakiplerine büyük üstünlük sağlayan Ferrariler, ikişer pit-stop yapmışlardı ama onların arkasından sıralanan yedi pilot tek pit-stopu tercih etmişti.
Geçen yıl deyince akla yarış alanındaki mücadeleden çok finişe metreler kala birinci sırada olan Rubens Barrichello'nun yavaşlayarak takım arkadaşı Michael Schumacher'e yol vermesi hatırlanıyor. Bu
olay tüm dünyada büyük tepki görmüş, Ferrari takımı sporun adını lekelemekle suçlanmıştı. Ferrari'nin pistlerdeki başarısına bile gölge düşüren bu olay, Formula 1 tarihini de değiştirdi. Bu yarışın ardından
arayışa giren FIA, bu sezonun başından itibaren de pek çok yeni kuralı yürürlüğe koydu.
Bir yıl önce burada tepki gören Michael Schumacher, bu kez Viyana'ya şampiyona liderliğini tekrar ele geçirmek için geldi. Alman pilot sezonun ilk yarışı olan Avustralya Grand Prix'sinde dördüncü olarak 896 günlük sürücüler klasmanı liderliğini bırakmıştı. Schumacher yarın McLaren pilotu Raikkonen'den dört puan fazla alırsa yeniden liderliği ele geçirecek. Son iki yarışı birinci sırada bitiren Schumacher her şeyin yolunda olduğunu ve yeni otomobil F2003 GA ile İspanya'daki yarışın ardından da sorunsuz testler yaptıklarını söylüyor.
Schumacher iddialı ama Ferrari pilotunun Avusturya karnesi pek iyi değil. Schumacher'in 1997 yılından beri yapılan yarışta sadece bir birinciliği var ve onu da geçen yıl takım arkadaşı Barrichello hediye etmişti. Schumacher, her ne kadar büyük bir çıkışta olsa da, Renault'yu şampiyonluk için rakip görmediklerini ve yarışın McLaren ile kendi araları arasında geçeceğini söylüyor. McLaren cephesi de İspanya'daki hayal kırıklığına karşın umutlu. İspanya'daki yarışa bakılırsa Ferrari yine en büyük favori ama McLaren'ciler burada geçmişte aldıkları başarılı sonuçlara güveniyorlar. A1 pistinde yapılan altı yarışın yarısı McLaren'in birinciliğiyle sonuçlanmıştı. David Coulthard da bir birincilik ve dört ikincilikle bu pistin en başarılı ismi.