'Oynayamam yerim dar'

'Oynayamam yerim dar'
'Oynayamam yerim dar'
Basketbol artık saha çizgilerinin arasına sığmıyor. En öndeki koltukların ve pota arkasındaki kameraların çok yakın olması, her maçta kazalara neden oluyor...
Haber: YİĞİTER ULUĞ - yigiter.ulug@radikal.com.tr / Arşivi

3 Ocak gecesi Madison Square Garden’da sıradan bir NBA kazası yaşandı; New York Knicks, San Antonio Spurs ile oynuyordu. Konuk takımın oyuncularından Stephen Jackson köşeden bir üçlük kullandı. Top elinden çıktıktan hemen sonra, savunmanın da etkisiyle kendisini biraz geriye doğru attı ve saha çizgilerinin dışına düştü. Ne yazık ki, Jackson’un ‘indiği’ yerde bir başkasının ayağı vardı. San Antonio’lu oyuncu, o sırada en ön sırada oturan New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg’e servis yapan garson kızın üzerine düşmüştü. Neyse ki, kaza ucuz atlatıldı. Hafifçe ayağı burkulan Jackson, kenara alındı ve sadece bir sonraki maçı kaçırdı. Garson kız çalışmaya ve siparişleri toplamaya devam etti. Bloomberg? Onun, yaşananların farkında olduğu bile meçhul.

Büyülü bir dünya  
Futbolda saha çizgisinin hemen kenarında oturmak, size iyi bir bakış açısı vermez. Derinliği yitirirsiniz. O yüzden sahadan 40-50 basamak yukarıda ve orta çizgi hizasında bir koltuk en kıymetli yer sayılır. Oysa basketbolda durum farklı. En önde, çizginin dibinde oturunca, oyuncularla birlikte oyun da büyür. Parkeden gelen ayakkabı gıcırtılarıyla, oyuncuların kendi aralarındaki konuşmalarıyla bir anda büyülü bir dünyaya kaptırıverirsiniz kendinizi...

2500 dolara bir koltuk
 
New York’ta, Los Angeles’ta, Miami’de bu benzersiz deneyimi yaşamak için bir geceliğine binlerce doları gözden çıkarabilecek, bu arada ekranda sık sık görüneceği için reklamını yaptırabilecek şöhret çok... Dolayısıyla kapış kapış gidiyor saha kenarındaki koltuklar. Artık Lakers’ın maskotu sayılabilecek kıdemli taraftar Jack Nicholson’un oturduğu koltuğun bir maçlık fiyatı 2500 dolar! Sezonluk hesaba girersek 100 bin dolardan fazla ediyor. Herhalde yıllardır maç kaçırmayan ‘Uncle Jack’e böyle bir tarife uygulamıyor, biraz indirim yapıyorlardır.
Madison Square Garden’daki kaza sayesinde bu konu açıldı da, biz faniler en ön sırada arz-ı endam eden şanslı vatandaşların ne yiyip ne içtiğini ve bunlara ne ödediğini öğrenebildik. Örneğin, kaza yaşandığı anda Bloomberg, “Bir patlamış mısır, bir şişe su” istiyormuş. Bu mütevazı siparişin ederi 17 dolar. Koskoca başkan eşek değil ya, 20 doların üstünü de bırakır herhalde...

38 dolara susi 
Efendim, maça aç geldiyseniz ve şöyle çabucak bir şeyler atıştırmak niyetindeyseniz susi tabağımız var; 38 dolar. Eşiniz, hanımefendi margarita alırlar mı? O da 17.50...
NBA’de yer alan kulüplerin bu cazip gelir kaynağından vazgeçmesi mümkün değil. Ellerinde olsa, sahanın boyutlarını büyütüp, çizgi kenarına daha fazla koltuk dizecekler. Bu arada parke üzerinde bir top için oradan oraya atlayan oyuncuların sağlığı tehlikeye atılıyormuş, pota arkasındaki kameramanlar her maç birkaç kaza atlatıyormuş, kimsenin umuru değil...

Müşteri haklı ama... 
Artık NBA yönetiminin kesinlikle masaya yatırması gereken bir sorun bu. Sporcular geçmişe oranla çok daha iri, çok daha atletik... NBA’de ortalama boy 2.00 metre, ağırlık 100 kilo civarında. Bu cüsseye sahip ve yaklaşık 1 metre dikey sıçrayabilen adamlar var. Bu adamın nereye, nasıl düşeceğini, o sırada altında kalana neler olabileceğini hesap etmek ve kuralları ona göre belirlemek de ligi yönetenlerin işi... Müşteri her zaman haklı da olsa, müşterinin ilgisini çeken oyunun baş aktörü sporcu. Sporcusunu koruyamayan bir oyunun zamanla tadının kaçacağı da aşikâr...

LeBron nereye düşecek? 
Yılda 20 milyon dolar kazanan ve takımının her şeyi olan bir Miami Heat’li LeBron James’in ya da Oklahoma City Thunder’lı Kevin Durant’ın, böyle saçmasapan bir kaza sonucu sakatlanıp sezonu kapattığını düşünebiliyor musunuz? Ben düşünmek bile istemiyorum. Fakat NBA ofisinde çalışıp, bu riskle uykuları kaçanlar vardır büyük ihtimalle... O nedenle saha çizgileri ile koltukların arasında kalan koruyucu bölgeyi bir an önce genişletmek gerekiyor.
Üzülmeyin Mr. Nicholson, sizin koltuğunuz yine en önde kalacak. Sadece biraz geri basacak, maç oynanırken rakip takım koçunun kulağına eğilip bir şeyler söyleme şansını kaybedeceksiniz, o kadar…