Revizyon da işe yaramadı

Fatih Terim'in genç aslanları deplasmanda fazla etkili görünmeyen Ziya Doğan'ın talebeleri karşısında iki farkla öne geçmenin verdiği rehavet sonucunda...
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

Fatih Terim'in genç aslanları deplasmanda fazla etkili görünmeyen Ziya Doğan'ın talebeleri karşısında iki farkla öne geçmenin verdiği rehavet sonucunda Olimpiyat Stadı'nda iki puan daha bırakarak şampiyonluk yarışında geri düşmeyi sürdürdü. Fatih hoca haftalardır, 'Ocakta yeni ufuklar' diye ortaya polemik konuları atıyordu. Alınacaklar kadar gideceklerin de transfer sayılması gerektiğini söylüyordu. Ne var ki bir buçuk sezondur denenip de beğenilmeyen, yaklaşık üç düzine kramponun ardından yeni bir 2004 markalı serüvene atılmanın sanıldığı kadar kolay olmadığı ortadaydı. Dün gece, Juventus öncesi Olimpiyat'ta oynanan son sınav, Terim'in kafasındaki operasyonu sahaya yansıtması açısından önemliydi.
Ziya Doğan'ın lig üçüncülüğü ile beşinciliği arasındaki basamakları ipotek eden Sarı-Kırmızılıları, dışarıdaki maçlarda evlerine oranla hayal kırıklığı derecesinde başarız bir performans sergiliyorlar. Fatih hoca da meslektaşına karşı nicedir aklında olan büyük ameliyatı dün gece masaya yatırdı.
Malatya evinde Beşiktaş'tan da başarılı olan bir ekipti ancak deplasmanda kontratağa yatkın forvetlerinin olmayışı yüzünden orta alan hakimiyetini bir türlü skora çeviremiyordu. Fatih hoca, Malatyalılar karşısında bu yeni formasyon deneyiminde formalarının ebedi olduğunu sananların kulağını çekme açısından önce 'büyük kaptan' Bülent ile birlikte Frank de Boer'i de kulübeye yolluyordu.
Malatya sonradan canlandı
Aslında Ziya hoca da İstanbul deplasmanında alışılagelmiş isimlerinden Mithat ve Atilla'yı ikinci yarıya saklamıştı. Daha sonra oyuna giren gol kokulu bu iki Malatyalı krampon, iki farkın ardından eşitliği getiren sayıların sağlanmasında büyük rol oynadılar.
18. dakikada Cim Bom'un gole en fazla yaklaştığı ilk pozisyonda Hakan Şükür'ün yıllardır alışageldiğimiz esrarengiz asistlerinden biri daha tabelaya yansımadan eridi. Bundan dört dakika sonra ev sahibinin en organize atağı korner ile sonuçlandı. Ne var ki, konuk ekibin direnci bir türlü kırılamıyordu. 28'de yine Aslan marka bir gol girişimine şahit olduk. Ancak Ziya Doğan tuzağını onsekizin çok ilerisinde kurduğundan Galatasaray'ın dörtlü orta alanı rakibin kendilerinden bir fazla alan savunmasına karşı yetersiz kaldığından gole gidecek son vuruşlarda etkisiz kalıyordu. Yarım saat dolduğunda Prates'in süper frikiği Fevzi'nin sol köşesinden ağlarla buluşurken bütün bu orta alan adam adama savunma, alan müdafaası yöntemleri bir tarafa atılırken ev sahibi öne geçti: 1-0. İkinci yarı goller vardı. Önce Bratu, skoru iki farka çıkardı. Hal böyle olunca ev sahibi Sarı-Kırmızılılar rahatladı. Ama bu rehavet kalelerinde iki gol görmelerine neden oldu. Muhammed Hanifi ve Celaleddin, Dortmund yolcusunu üzdü.
Sonuçta Galatasaray, Juventus ile oynayacağı yaşamsal maç öncesinde kadrosunda radikal değişmeler yapmasına, üstelik 2-0 öne geçmesine rağmen büyük hayal kırıklığı yarattı.