S.Prag-Beşiktaş: 2-1

Şampiyonlar Ligi G Grubu'nda mücadele eden Beşiktaş, deplasmanda karşılaştığı Çek rakibi Sparta Prag'a 2-1 yenilirken, kötü oyunuyla hayal kırıklığı yarattı.
Haber: ASENA ÖZKAN / Arşivi

Beşiktaş'ın umutlarını Ahmet Dursun'a yüklemesi bana Demirel, Ecevit biraz da Erbakan'ın alternatifleri olmadığı günleri anımsattı. Uzun yıllar oylar döndü dolaştı bu üçgenin içinde. Açılımı şu; Ahmet Dursun milyonları ardına takan yengisiyle çoşturup mağlubiyetiyle karalar bağlatan Beşiktaş'ın yengideki en önemli elemanı olarak çıkanca sahaya o yıllarda parti liderlerinin vaatleriyle eylemleri arasındaki çelişkileri ve yediğimiz 'odun parçaları' geliyor aklıma. Dakika bir ceza alanı içindesin kaleci Blazek ile karşı karşıyasın nereye vuruyorsun? Bunu atamazsan neyi atacaksın. Olur herkes hata yapar. Sergen'in, 'al ve at' düzenindeki pasını nasıl es geçelim. İlhan Mansız iyi izle ve gör yaptığını! Hoş sen de çok farklı değilsin ama özgüvenin taşıyor seni, uzun yıllar da taşıyacak gibi gözüküyor. Madem sahaya tek forvetle çıkıp ilerdeki adamını Sergen ve Pancu ile destekliyorsun o zaman seçim neden fırsatçı Ahmet Hassan'dan yana değil. Oy kullanırkan o yıllarda biz de aynı yanılgıya düşmüştük. Beşiktaş ve bu yazı Ahmet Dursun oldu çıktı.
Zago her yerde
Oysa çok sayıda futbolcuyu yatırmak gerekiyor sahaya. Diyarbakırspor maçında 'İbrahim'in yokluğu belirgin' demiştim. Şimdi de Sparta Prag karşısında varlığının belirsizliğinden söz etmek gerek. Sol kanat durmadı zira Zago vardı. Sadece solda değil sahanın her yerinde. Orta sahada kesebildiği topları kesti, kendisini kaleye siper etti, bunlar yetmezmiş gibi takımını atağa kaldırmayı üstlendi. Emre sarı kartı maçın başında gördüğü için gerekli hırçınlığına gem vurmak zorunda kaldı. Bu nedenle de Zelenka yanından geçerken bakmakla yetindi. Zago da bakakaldı tıpkı ilk yarıda kalesini gollere kapıyan Cordoba gibi. Ev sahibi ekibin golü şaşkınlık yaratmadı. Zira futbolun gerçeğinin atamayana atarlar olduğunu herkes biliyor.
Sürpriz göstere göstere penaltıya yaptıran Sergen'den geldi. Bu adam ürkütüyor zaman zaman. Yeşil zemin üzerinde istediğini yapabilme yetisini sanıyorum Tanrı doğarken bağışlamış ona. Penaltı atışını gole çeviren Pancu'nun durumu da 'duran' Ahmet'ten pek farklı değil. Kanımca Rumen futbolcu Beşiktaş'taki günlerini askerlikle özdeşleştirmiş, 'Bitse de gitsem' diyor. Eşitliğin ardından Ahmet Dursun kaçırdıklarıya saç baş yoldurtmaya devam etti. Ne de olsa Serpil Hamdi Tüzün'ün talebesi değil! Ona kimse; 'Ceza alanı içinde topla buluştuğun anda vur' dememiş ki... Yerini genç Sinan'a bıraktığında derin bir nefes aldığımı söyleyebilirim. Bu kadar tolerans bana tanınsa kimbilir belk de France Football'da yazardım. Bu arada kendime bir şey söyletmem. Hızıma bakar mısınız? Bir önceki gece Atatürk Olimpiyat Stadı dün gece Prag, yarın ne olur bilemem!
Paborksi'nin golü Beşiktaş'ın umutlarını tümüyle alıp götürmedi ama fazlasıyla zora soktu. Beşiktaş Şampiyonlar Ligi'nde eline geçen üst tur şansını yitirirse bunun sorumluluğunu Ahmet'e yükleyeceğim. Şayet bir üst tura çıkarsa da Ahmet arada kaynar gider.