Sadece Soma'ya değil tüm dünyaya mesaj var: Yurtta barış dünyada barış

Sadece Soma'ya değil tüm dünyaya mesaj var: Yurtta barış dünyada barış
Sadece Soma'ya değil tüm dünyaya mesaj var: Yurtta barış dünyada barış
Tamam, tribünlerde öbek öbek boşluk vardı. Tamam, biletler pahalıydı. Tamam, ambiyans eksikti, aksaktı. Ama dün Türkiye'de uzun süredir olmadık bir iş yaşandı.
Haber: Bağış ERTEN / Arşivi

Tamam, tribünlerde öbek öbek boşluk vardı. Tamam, biletler pahalıydı. Tamam, ambiyans eksikti, aksaktı. Ama dün Türkiye 'de uzun süredir olmadık bir iş yaşandı. 

Fenerbahçelilerle Beşiktaşlılar önce hep beraber stat kapısında beklediler, sonra da bir arada oturdular, yan yana keyifle maç seyrettiler. O da yetmedi, 34. dakika kutlandı. O da yetmedi, Ali İsmail Korkmaz marşı seslendirildi. O da yetmedi, önce golü atan Beşiktaş kutlandı, ardından galip gelen Siyah-Beyazlılar herkes tarafından alkışlandı. Hatta bir ara Fenerbahçeliler "Beşiktaş sen bizim her şeyimizsin" diye de bağırdı. Beşiktaşlılar da buna alkışla karşılık verdi. Tüm bunlar yetmedi, Beşiktaş-Chelsea maçı öncesi tüm tribünler Dembe Ba'yı hayranlıklarını sundu. Bitmedi, 'Her Yer Soma Her Yer Karanlık' diye de bağrıldı. Hatta 'susma haykır e-bilet'e hayır bile yankılandı. Bunları hepimiz gördük, evet. Ama yazmak da lazım. Zapta geçirmek lazım. Unutmamak lazım. Mealen ne dedi dün Aziz Yıldırım? "Madem her şey yöneticiler yüzünden oluyor diyorsunuz alın size yan yana maç." Oldu mu? Oldu! Gerçi birkaç tatsız an da yok değildi. Bkz. Drogba'nın yuhalanması, Galatasaray 'a küfürler ve son maç öncesi epey ölçüde boşalan tribünler vesaire... Olsun gene de totalde gül gibi 'maç ya da maçlar' izlendi. Memleketin dört bir yanı (en azından yarısı) 'afedersiniz' nefrete teslim olmuşken Soma'ya gönderilebilecek en güzel mesaj gitti. Bakın artık yöneticiler de üstlerindeki sorumluluğu attılar. Her şeye kulak kapayanlar bari bunu duysunlar. Dün üçlü turnuvanın ilk ayağında insana resmen ilüzyon gibi gelen bir maç oynandı. "Burası Türkiye buradan çıkış yok" psikolojisi biraz olsun su sızdırdı. İyidir bu, iyidir. Su bir kez çatlağını bulursa sonunda mermer tuz buz olur.

Önce Beşiktaş: Kısa ve öz. Beşiktaş sezonun en hazır takımı. Son maçlarda bu durumu tekzip eden Oğuzhan bile iyiydi dün. İsmail başroldeydi. Serdar az aksadı. Sivok ve Atınç gayet sağlamdı. Atiba'sız bile orta sahayı bırakmadılar. Holosko ve Uğur da bir tık performans artırırsa takım sezona fırtına gibi girer. Tamam, bu söylediklerimiz daha çok Fenerbahçe maçına dair. Ama Chelsea maçında da vardılar. Hatta Holosko bile o maçta düzeldi. Zorlandıklarında bile defansta sağlam durdular. Hele bir de Dembe 'Baba' başlayan Ersan'la golleşen atak gelince her şey tamamına erdi.

Fenerbahçe: Önce kontra girelim. Sheffield United maçında da, Sevilla maçında da o kadar kötü değildi Fenerbahçe. Ortada felaket senaryosu çizecek hiçbir şey yoktu. Ama dün durum vahimdi. Başkanın açıklamalarının etkisi var mı? Onu spekülasyoncular didiklesin. Ama sahada realite vahamet arz ediyordu. Mehmet Topal bile fiziken yetersizse daha alınacak yol var demektir. Hele de defans dörtlüsü ile hücum üçlüsü için. Ki futbol zaten yemeden atmak üzerine kurulu bir oyun. Değil mi Yalçın?

Chelsea: Mourinho'nun Chelsea'si işte. Hazard vaaar, Fabregas vaaar, Schürrle vaaar, Diego Costa vaaar, Willian vaaar, varoğlu var! El oğlu insanın çenesini yoruyor işte. Hazır değiller, eksikler, yavaşlar falan filan. İyiler arkadaşım iyiler. Bayağı iyiler. Fazla söze ne hacet...