Sami Yen'de 'veda busesi'

Maçın en dokunaklı yanı kuşkusuz tribünlerden yükselen veda aryasıydı: Elveda Sami Yen, geri geleceğiz yeniden. Aryaya ilaveten veda hatırası diye koltukları kıran vefakar seyirciler de hopörlerden defalarca uyarıldı; 'Daha milli maç oynayacağız, yapmayın' diye.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

İSTANBUL - Maçın en dokunaklı yanı kuşkusuz tribünlerden yükselen veda aryasıydı: Elveda Sami Yen, geri geleceğiz yeniden. Aryaya ilaveten veda hatırası diye koltukları kıran vefakar seyirciler de hopörlerden defalarca uyarıldı; 'Daha milli maç oynayacağız, yapmayın' diye. Ne var ki stadın yapımını üstlenen Amerikalı firmanın işi yokuşu sürdüğü yolundaki söylentiler, son yıllarda defalarca olduğu gibi ortalığı bir kez daha bulandırdı.
İki tarafın da kazanacağı ya da kaybedeceği hiç bir şey yoktu. Bu nedenle zaman zaman hareketlenmesine rağmen futbol anlayışı bakımından maçın biraz hızlıca bir jübile maçı temposunda oynanmasına olağan karşılamak gerekir. Gaziantep de, genç kramponlara ağırlık veren 11'le başladı. Sarı-Kırmızılar'da Suat Kaya ve Bülent Korkmaz gibi neredeyse babaları yaşındaki emektarlarla birlikte top koşturan genç Aslanlar, ilk dakikalardaki tedirginliği üstlerinden attıktan sonra olumlu bir futbol ortaya koydular. Bu taze kan Terim'in 'yenilirken kazanmak' biçimindeki sloganının ardında yatan gerçeği de açıklıyordu. Belki de bu sezon tüm bir takım sayısı kadar yapılan değişikliğe rağmen istenilen sonucu alamayan Cim Bom, kendi özüne dönüp geleceğine garanti aldı. Belki de gençler bitmiş sezonun nafile maçında değil de, önceki haftalarda forma vermek gerekiyordu. Sarı-Kırmızılı camia peşpeşe kazanılan şampiyonluklardan sonra genel olarak 'başarısız' diye nitelendirilen sezonun hayal kırıklılığını soğukkanlılıkla karşıladı denilebilir.
'Seviyoruz işte'
Veda maçında Sami Yen doğal olarak dolmadı ama tribünler 'Kupaları alamasan da seviyoruz işte' tezahürütünü dilinden düşürmedi. Hatta buna zaman zaman fazla aışık olmadığımız 'İnleyen nağmeler ruhumu sardı' eşlik etti. Galatasaray'da santrfor olarak maça başlayan Suat Kaya, genç mesai arkadaşlarını özellikle de ona yakın oynayan Sedat'a bir forvetin görevleri konusunda tatbiki dersler verdi, arada da golünü attı. Bülent'in kısa geri pasında eldiven giyememekten zaten iyice paslanmış Mehmet, heyecanla karışık hamle yaptığında maçın 30. saniyesiydi. İlk yarım saat, kaydadeğer önemli bir pozisyon olmadan akıp geçti. Devrenin bitmesine beş dakika kala sol koridorun yeni sorumlusu genç İlker'in arka direğe çıkardığı pasta, Mehmet Polat güzel bir zamanlamayla yaptığı kafa vuruşunda topu eski takımının ağlarına yolladı: 1-0.
İkinci yarı ise iyi az sayıdaki seyirci 77'de Suat Kaya'nın, 79'da da Devran'ın kaydettiği iki gole tanıklık etti. Bu goller maçın da skorunu belirlerken bu son maçında Galatasaray'ın ileriye ümitle bakmasına yol açabilecek en önemli faktör 'İstikbâl genç Aslanlardadır' sloganıyla özetlenebilir.