Şampiyon olmaya az kaldı

Kezman geçen haftaki maçta tartıştığı Tuncay'ın pasıyla, galibiyet golünü attı.


Beşiktaş 0-Fener 1

Fenerbahçe şampiyonluk yarışındaki en büyük rakibi Beşiktaş'ı İnönü'de 1-0'lık skorla devirdi. Gergin başlayan maçın 12. dakikasında Kezman şık bir golle takımını öne geçirdi. İkinci yarıda Beşiktaş ataklardan eli boş döndü. Son üç haftaya beş puanlık farkla giren Fenerbahçe şampiyonluğa iyice yaklaştı.
Haber: BENER ONAR / Arşivi

Gündüz saatlerindeki 'korku kuşağı'nın ardından Dolmabahçe'ye kilitlenmişti herkes dün gece. Aylardır otoparklar dahil bilumum arenada kapışan Kartal ve Kanarya sezonun maçına çıkıyorlardı ne de olsa. Maça gelirken motorda, basın tribününe girdiğimde de İnönü'de bir tedirginlik havası hissettim. Haftalardır şans meleğiyle haşır neşir olan Kartal yandaşları korku içindeydi sanki. Son haftalardaki futbola bakınca haksız da değillerdi hani.
Fenerbahçe üstündeki tüm negatif elektriği birkaç haftadır boşaltıyordu bildiğiniz gibi (kablo bile kullanıldı bu uğurda!). Belki de bu yüzden Kanarya maça çok rahat başladı. İki-üç kısa pasın ardından çizgi halindeki Kartal'ın arkasına rahat sarktılar. 1-0 önde başlıyorlardı neredeyse... 2. dakikada Tümer, Runje'yle cepheden sıcak çatışmaya girerken, topa kötü vurdu. Kupada daha zorunu atmıştı halbuki...
Garip bir savunma anlayışı içindeki ev sahibinin golü yemesi çok sürmedi. 13'te Tuncay, 'Robin' rolüne soyunup Kezman'a golünü attırdı. 'Batman', bombeli gelen topu Runje'nin üzerinden aşırırken eski günlerindeki gibiydi: 0-1. Bu 'sarkık' sistemden daha fazla meyve yiyebilirdi Kanarya. Golden sonra tam dört pozisyonda top milimle Fenerbahçelilerin önünde kalmadı. Hatta hakem biraz insafsız olsa bu tarz bir pozisyonda Mustafa Doğan'ı atabilirdi oyundan 25'te.
Beşiktaş'ın ise eli kolu Burak Yılmaz olunca işler zora girdi Kartal adına. Genç oyuncu Ümit Özat'la girdiği mücadelelerin çoğunda topu ezince Tigana'nın 'sağ' tercihi de işlemez oldu. 23'te çaprazdan Serdar'ı avlamak isteyen Burak Yılmaz diğer direk dibinde boş duran Nobre'yi görmeliydi. Kartal bu basiretsiz oyununa rağmen eşitliği yakalama şansları buldu ilk yarıda. 33'te Delgado ortada boş kaldı ama şutu az farkla dışarı gitti. Devre biterken de bir yan topta Baki, Serdar'ı avlayacaktı ama top Kulbilge'nin üstüne geldi. Yan top demişken, otoparkzede Ricardinho'nun ilk yarıda serbest atışları 'berbat' kullandığını belirteyim.
Şuursuz bir baskı
Kartal ikinci yarıya santrayla tempolu başlarken Fenerbahçe haliyle geri planda kalmayı tercih etti. Beşiktaş özellikle soldan 'deli' kaptanıyla bir baskı kurdu. Yine de baskının çok şuurlu olduğunu söylemek zordu. Durum böyle olunca duran toplar Beşiktaş için anahtar rol oynadı. Rico Paşa bu kez kavisli keserken ribauntlar hep Serdar Kurtuluş'un önünde kaldı. Genç oyuncunun şut yönü zayıf olunca Fenerbahçe rakibine sayı şansı vermedi!
83'te İbrahim Toraman takımının havlu attığını ispatlayan isim oldu. Bir gerginlik anında Toraman dirseği yapıştırınca oyundan atıldı (hakemlerin kimseyi kollamadığının ispatıdır!). Alex, 90'da karşı karşıya atamayınca Fenerbahçe tek golde kaldı ve Sarı-Lacivertliler, Samandıra'ya 'şampi' olarak döndü.
Not: Bir daha bir Beşiktaş maçında görev yapar mıyım bilemiyorum. Onun için şimdiden yazmak istedim. Jean Tigana'nın Türkiye kariyeri sezon sonunda bitecek deniliyor. Şahsen kendisine genç oyuncularına verdiği eğitim ve öğretim nedeniyle teşekkür ederim. Bu topraklarda kaliteli insanların tutunamayacağı bir kez daha kanıtlanmıştır. Au revoir Monsieur (mösyö değil!)...

BEŞİKTAŞ: 0
Runje 6
Mustafa 6
(A. Tandoğan 62) 4
G. Zan 5
İ. Toraman 4
Baki 5
(İ. Akın 67) 5
S. Kurtuluş 6
İ. Üzülmez 5
Burak 4
Delgado 5
(Bobo 46) 5
Ricardinho 7
Nobre 5

FENERBAHÇE: 1
Serdar 7
Önder 6
Lugano 7
Edu 7
Ümit 6
Deniz 6
(Serkan 75) -
Appiah 7
(Mehmet 88) -
Tuncay 7
(Selçuk 60) 5
Tümer 6
Alex 6
Kezman 7

GOL: Kezman (12)
SARI KARTLAR: Mustafa, Burak, A. Tandoğan / Ümit, Kezman, Selçuk, Edu, Serdar, Serkan
KIRMIZI KART: İ. Toraman (82)
Stat: İnönü - Hakemler: F. Aydınus, M. E. Eyisoy, S. Ok