Şampiyon Urfa

Şehre ekonomik katkıdan bağımsız bir sevinç vardı. Barcelona'nın, Brezilya'nın dünyanın değişik yerlerine gitmesi gibi bir sosyal sorumluluk projesiydi bu. Ayrıca sanki Türkiye'nin diğer statları, kentleri müthiş altyapıya sahip de şehir seçiyoruz

BENER ONAR

Maçtan önce ve 63. dakikada tüm tribünlerin 'Urfa' diye bağırması her şeyi özetliyor. Yine de Şanlıurfa'dan bahsetmemek olmaz. Urfalıların iki büyük takımı burada izlemesinden nasıl mutlu olduklarını anlatamam. Şehre ekonomik katkıdan bağımsız bir sevinç vardı. Barcelona'nın, Brezilya'nın dünyanın değişik yerlerine gitmesi gibi bir sosyal sorumluluk projesiydi bu. Ayrıca sanki Türkiye'nin diğer statları, kentleri müthiş altyapıya sahip de şehir seçiyoruz! Son bir ayrıca, "İşi gücü olan izleyemiyor maçı" tezcilerine: 4-3'lük efsane Galasaray-Fenerbahçe kupa maçını anlatırken "Ben okuldaydım. Müstahdemin odasında izledim", "İşten kaçıp kahvede izledim" demiyor musunuz?

İlk yarı için söylenebilecek tek şey: Trabzonspor oynadı Fenerbahçe seyretti. Engin, Alanzinho Burak üçlüsü hızlı hücumlarda Colman ve Selçuk da setlerde sazı eline alınca Lazutlar etkin olan taraftı. Tek ve önemli sorun ise Umut Bulut'un golcü vasıflarından bir kez daha uzak kalmasıydı. Şenol Güneş'li döneme Rooney gibi başlayan Umut sakat Owen bile etmiyor! Acaba diyorum şu Fener'in son dönem moda tezahüratını Umut'a mı uyarlasak: Umut gol gol gol, tüm kupalar kaçıyor!

Fenerbahçe cephesine bakarsak; sıcak hava onları etkiledi gibi bir bahane bulmak lazım galiba. Bu sezon deplasmanlarda gördüğümüz ağır etkisiz oyunlarından birini sergiledi Fenerbahçeli kramponlar. Mehmet Topuz-Cale, Özer-Serkan eşleşmelerinden bir şey çıkaramadılar. Orta sahada o hızlı pas trafiği de kayıplara karışmış gibiydi. Gol yememe rekoruyla İstanbul'un Şenol Güneş'i olma yolunda
ilerleyen Volkan konsantrasyonu en yüksek olan isimdi.

İkinci yarının başlangıcı da aynıydı. Top oynamak isyteyen takım Trabzonspor'du. Rakip de ise mucizevi bir adam var bildiğiniz gibi. Türkiye liglerinin Messi'sinden bahsediyorum: Alex de Souza. Hiç olmayacak bir pozisyonda bir anda sahneye çıktı. Ligin en iyi kalecilerinden birini de çaresiz bıraktı.

Doğruyu söylemek gerekirse Trabzonspor'un geri dönebileceğini düşünmüyordum. Engin, Umut, Burak gibi moral olarak düşebilen oyuncuların nasıl tepki vereceği merak konusuydu. Umut'un vücuduyla attığı gol! Karadeniz fırtınası için işte bu yüzden önemliydi ve hayati bir önem taşıdı.

Beraberlik golünden sonra kaçınılmaz olarak kırılma anları yaşanacaktı. Bir orada bir burada kaçanlardan sonra şans meleği doğru bir seçim yaparak kupayı Trabzonspor'a teslim etti.

Başlık notu: Klişenin klişesi bir başlık attım ama içim çok rahat.

Hakem notu: Cüney Çakır hocamı çok 'Londoner' gördüm! Su molasını duraklamadan saymıyor galiba!

Maçın adamı notu: Gazeteciler bunun için oy verdi. Oyum üçüncü golün sahibi Colman'a. Golden önce Engin'e verdiği pasa bir bakınız.