Şan şöhret de bir yere kadar

Romanya-Türkiye maçının olduğu bir günde bu kadar seyircinin Ali Sami Yen'e gelmesine şaşırdığımı söyleyerek başlamak isterim. Elbette tribünler tıklım tıklım değildi ama bu tip maçlar Avrupa'da da bu kadar seyirci çekiyor zaten.
Haber: BENER ONAR / Arşivi

Romanya-Türkiye maçının olduğu bir günde bu kadar seyircinin Ali Sami Yen'e gelmesine şaşırdığımı söyleyerek başlamak isterim. Elbette tribünler tıklım tıklım değildi ama bu tip maçlar Avrupa'da da bu kadar seyirci çekiyor zaten. Ayrıca efsane Michael Schumacher'in olmadığını da hatırlatmam lazım. Dünya şampiyonu Fransa'yı İnönü'de 500 kişinin izlediğini düşünürsek büyük gelişme doğrusu.
İki takım sahaya çıktığında 'yuhhhh' seslerini duyunca bir tedirgin oldum. Meğer numaralıda 'Çarşı Alonso'ya karşı' diye bir pankart açılmış. Tepkiler üzerine pankartın inmesiyle sahadakiler hak ettikleri alkışları aldı. Kapalının müdavimi Galatasaraylıların maç boyunca bildik tezahüratlarda ısrar etmesini anlamadım. Bir an bile şu kısırdöngüden uzaklaşsak olmaz mı? Gerçi onların sayesinde Fisichella'nın Cim Bom taraftarı olduğunu anladık. Tezahüratlara bir taraftar gibi eşlik edip zıplaması ilginçti.
Maçın ilk yarısına altı gol, sayısız tehlike vardı. Doğrusu böyle bir maça tam sayfa anca yeter! Benim notlarıma gelince... Maç bir 2002 Dünya Kupası 'flashback'iyle başladı. Mansız, 'Roberto Carlos'a yaptığı hareketin aynısı tekrarlarken 13. dakikaya kadar tam beş gol pozisyonu vardı. Ancak ilk gol işin ehli Tanju Çolak'tan geldi. Emekli 'Kral', şimdiki tacın sahibi Hakan Şükür'ün üstünde bir rekor baskısı oluşturmuş mudur acaba! Allahtan istatistikler Tanju'ya 241. golü yazmıyor!
Tanju 243'e ulaştı!
Tanju 242 ve 243'ü de ağlara yollarken maçın tümünde Giancarlo Fisichella şov izledik. Sanki eski Milanlı, Monacolu Marco Simone'yi izledik. Attığı birinci ve üçüncü gollerde Simoviç'e çimleri yoldurdu.
İkinci golünde kendi kafa şutunu topuğuyla kaleye yolladı. Forvet arayanlara kesinlikle İtalyan pilotu tavsiye ederim. Gerçi onun bonservisini ligimizde herhangi bir takım karşılayabilir mi, bilmiyorum.
Bizim takımın işi fazla ciddiye aldığını düşünürken Cüneyt Tanman, Dünya Şampiyonu Fernando Alonso'ya öyle bir faul yaptı ki, İspanyol sürücü 'Yarışa çıkamayacağız galiba' diye düşünmüştür herhalde. İkinci yarıda da Cem Pamiroğlu, Massa'ya benzer bir müdahalede bulundu. Biraz daha sert olsalar hafta sonundaki yarışın iki favorisi evlerine döneceklerdi!
İkinci yarıda gol yağmuru durunca tribünler kendi halinde takılmayı tercih etti. Mahsun Kırmızıgül oyuna girerken sesi gür birinin 'Lo, lo, lo Mahsunnn' diye bağırmasına tüm stat gülerken, 'tecrübeli sanatçı' (böyle denir mi acaba!) mutlak bir golden yararlanamadı. Değişikliklerden söz etmişken; eski sporcuların dışında pek göze batan yoktu dün gece. Serhat Ulueren takımına bir gol yediriyordu mesela. 'Bana göre' bu tip riskler almaması lazım sayın meslektaşımın.
Karşılaşmayı neden 8-5 'Arabacılar' kazandı derseniz? İki farklı üstünlüğü (70'e kadar 5-3 All-Star öndeydi) yakalayan Türk takımı rakibi hafife alınca bu sonuç alındı. Bu bir ölçü olsun ve 'motorcular'a karşı böyle oynanmasın!

* * * * * *
All-Star-F1 Pilotları: 5-8
STAD: Ali Sami Yen
HAKEMLER: Fatih Gökçe, Erdem Bayık, Cemal Bingül
ALL-STAR: Simoviç Rıza (Hakan Ünsal 34), Cüneyt, Erhan (Fatih Altaylı 34) (Onur Belge 53), Cem Pamiroğlu İskender (Yılmaz Erdoğan 34), Şifo, Rıdvan (Serhat Ulueren 57), Prekazi (Gökmen Özdenak 66)- Tanju (Necil Ülgen 66), İlhan (Kerem Alışık 34) (Mahsun Kırmızgül 56)
F1 PİLOTLARI: Munari Capelli, Ghedina, Guymarais, J. Tahincioğlu Liuzzi (M. Tahincioğlu 60), Vettel (Hakan Dinç 52) (Negrao 64), Alonso, Pantano, Fisichella, Massa (Mümtaz Tahincioğlu 73)
GOLLER: Tanju (15, 20 ve 46), İlhan Mansız (31), Şifo Mehmet (60) / Fisichella (20, 38 ve 76), Massa (28 ve 70), Negrao (74), Mert Tahincioğlu (86), Alonso (90)
SARI KART: Rıdvan