Sararsın ama yeter ki kararmasın!

Sararsın ama yeter ki kararmasın!
Sararsın ama yeter ki kararmasın!
Fransa Bisiklet Turu'nun ilkinin üzerinden 110 yıl geçse de iki dünya savaşı nedeniyle bu yıl 100'üncüsü yapıldı. 'Dalya'yı İngiliz Chris Froome kazandı ama sınav şimdi başlıyor: Sarı Mayo masumiyetini koruyacak mı?
Haber: CANER ELER / Arşivi

“Bu Sarı Mayo zaman sınavında ayakta kalacak.” Chris Froome, ışıklar kenti Paris’in iz bırakan temmuz gecesinde, karanlıkta parlasın diye özel tasarlanan Sarı Mayo’sunun cebinden çıkardığı kâğıttan bu kelimeleri okuyordu. L’Auto gazetesinin yayın yönetmeni Henri Desgrange’ın bisiklet muhabiri Geo Lefevre’in fikir babası olduğu bisiklet yarışını 1903’te ilki düzenledikten bu yana 110 yıl geçti. İki ‘cihan harbi’ yüzünden yapılamayan yılları çıkardığımızda 100. kez düzenlenen Tour de France’ın şampiyonu, podyumda her zamanki kibar ses tonuyla elinde mikrofon, Champs-Elysees’deki binlerce kişiye ve milyonlarca televizyon seyircisine Sarı Mayo’sunun hakkıyla kazanıldığını anlatmaya çalışıyordu. Zaman sınavından galip çıkacağını söylüyordu. Bu, bisiklette yeni dönemin üzerine kalan yükü en iyi anlatan cümleydi belki de. Bundan sonra kazanılan her Sarı Mayo’nun her başarının üzerinde hep o kuşku ve kaygı bulutu dolaşacağını anlatıyor Chris Froome aslında. 

Napolyon’un izinde...

Bu önceki karanlık dönemin yeni jenerasyonlar üzerine bıraktığı parçalı kırıklardan oluşan bir miras bu. Napolyon’un doğduğu Korsika’da başlayıp mezarının bulunduğu Paris’teki muhteşem gün batımı eşliğinde sona eren bu tarihi edisyon aynı zamanda bir nirengi noktası.
Lance Armstrong’un davası artı Oprah’nın programındaki itiraflarının ertesindeki ilk ‘Tour’ buydu. İnsanlar bir zamanlar hayranlıkla izlediği hikâyelerini okuyup ya da bir yerlerden duyup gönlünde kahramanlaştırdığı birçok ismin aslında başarılarını dopingle yaptığını öğrenip hayal kırıklıkları yaşadılar.
Artık güven duygusu anlamını yitirmiş durumda. Chris Froome, Pireneler’deki ilk zirve finişi olan Ax-3-Domaines’de herkesi şaşırtan bir hızlanma ritmiyle pedal çevirince yine kuşku dalgaları kabarmaya başladı. Liberation gazetesi ‘Tour de Doute’ (Şüphe Turu) manşetiyle çıktı. Zira herkes Chris Froome ve Sky takımın bu performansları nasıl gösterdiğiyle ilgili sorularını yönlendirmeye başlıyordu. İlk dinlenme gününde Team Sky’ın basın toplantısında soruların büyük bölümü bu konu üzerineydi. Aynı geçen yıl ilk dinlenme gününde Bradley Wiggins ve Sky takımına sorulduğu gibi. 

Kuşku yarar getirecek

Asıl önemli olan, bu soruların sorulup kuşku dalgasının sürmesi bisikletin yararına olacak. Bu sorgu sual üzerine Sky takımının X-Men’in profesörü misali menajeri olan Dave Brailsford, Chris Froome’un son iki yıllık bilimsel verilerini L’Equipe gazetesine gönderdi. Sky takımının ekonomiden spora uyarladığı ‘marjinal fayda’ kuramının detayları basına servis edildi. Milimetrik ayarlamanın sağladığı ufak yarar toplamlarının performansın genelini yükseltmesi mottosu anlatıldı. Avustralyalı performans direktörü Tim Kerrison, Chris Froome’un rüzgâr etkisini azaltmak için tırmanışta oturarak atak yaptığını anlattı. Takımın beslenme uzmanı Nigel Mitchell sporcuların ananas suyundan nasıl yarar sağladıklarını ve sağlıklı beslenme konusunda eğitildiklerini aktardı. 85 kadar antrenörün yıl boyunca (normalde bu kadar olmaz) sporcularla birebir çalıştıkları söylendi. Sky takımının kurulduğu 2009’dan bu yana uyguladığı bilimsel metotların ne olduğu enine boyuna iğdiş edildi.
Bu sağlıklı bir durum... Bundan sonra, nasıl Gezi Parkı olaylarında 90 jenerasyonu konuşuldu, bisiklette de artık eskiyle ilgilenmeyen yeni beyaz sayfalar açmak isteyen 80’lerin sonu 90’ların başı neslin dopingle savaşı bu sporun geleceğini çizecek. 

Karanlıktan aydınlığa geçilip bir hayli zedelenen güven bağları tekrar kurulacaksa bu yılki ‘Tour’un ardından kalacaklar mühim. Belki de en önemli dönüm noktası. Velhasıl artık o eski kültüründen kalanların yerini gençler alıyor. Lance Armstrong ve çetesini yıllarca takip edip, onlar üzerine yazılar karalayıp dışlanan İrlandalı David Walsh umarım Froome ile ilgili dediğinde haklı çıkar: “Zamanında Lance’i idolleştiren çete nasıl yanlış yaptıysa, şimdi Froome’u suçlayanlar aynı şekilde haksız. Onun temiz olduğuna inanıyorum.” Umarım Sarı Mayo gerçekten de zaman testini geçer.

 

Chris Froome: Aynı zamanda Kenya’nın da gururu


Seneca’nın dediği, “Büyüklük tepelerine giden yollar inişli, çıkışlıdır” sözü aslında tam olarak üç haftalık Fransa Bisiklet Turu macerasını ve Chris Froome hayatını anlatıyor.
1985 yılında Britanyalı anne babanın çocuğu olarak Nairobi’de dünyaya gelip 14 yaşında Güney Afrika’ya gidip orada büyüyen Froome şimdilerde Britanya pasaportuyla yarışıyor. 12 yaşında ilk kez 20 kiloluk bir dağ bisikletiyle Kenya’nın toprak yollarında sürmeye başladığı bisiklet onu 2013’te Tour de France Sarı Mayo’suna kadar getirdi.
2008’de ilk kez TDF’ye katıldığında Kenya adına yarışan ve Tour’dan kısa süre önce annesini kaybeden Froome yarışa katılmanın kendisini hayata devam etme gücü veren unsur olduğunu anlatıyor hep. 2011’e kadar hep inişli çıkışlı bir performans gösterdikten sonra Sky takım doktorlarının derin kan testlerinde vücudunda kandaki kırmızı hücrelere saldıran Bilharzia parazitine rastlanıyor. Yılda iki kez hap tedavisi uygulanan Froome o dönemlerde yarışamıyor çünkü ilaç o sırada tüm sistemi çökerten bir güce sahip parazitle savaşıyor.
Lakin keşiften bu yana 2011 Vuelta ile beraber bilhassa performans istikrarına ve yeteneklerini gösterme gücüne kavuşuyor.


‘Rugby’ci olacakken...


Aslında Rugby oyuncusu olacakken 2004’te Armstrong-Basso etabını izleyip profesyonel bisikletçi olmaya karar veriyor. Aslında bisiklet tarihine çok ilgili değil ama mahcup delikanlı edasıyla kimilerinin Robocop’a benzettiği, kimilerinin başarısından şüphe duyduğu kimilerinin de önümüzdeki yıllar Tour’u domine edecek dediği bir figür. Fakat Britanya basını belki biraz Plastik Britanyalı anlayışından biraz Wiggins’deki sert karizmatik İngiliz ışığından yoksun olmasından mütevellit herkese teşekkür eden, takım arkadaşlarıyla çok iyi anlaşan, herkesin çok iyi lider dediği daha yumuşak yüzlü ve Monaco’da yaşayan Froome’a çok da ilgi göstermedi. Froome önümüzdeki yıllar için hala geliştireceğim çok şey var diyor. Bu rakipleri için pek de iyi haber değil tabii ki.

 

Tour de France 2013’ün Kahramanları:

Chris “Batman” Froome
Richie “Robin” Porte
Peter “Hulk” Sagan
Nairo “Şerpa” Quintana
Joachim “Wolverine” Rodriguez
Christophe “Arsene Lupin” Riblon
Marcel “Ivan Drago” Kittel
Jan “Road Runner” Bakelandts
Michelle “Eedddriyınnnn!” Cound
Rui “Futbolcu Olmayan” Costa
Dan “Crazy Panda” Martin
Dave “The Professor” Brailsford



Tour de France’ın ‘En’leri:



Toma’sı: İlk etapta finiş çizgisine sıkışan Orica Greenedge otobüsü ve Basklı şoförü
Demir Adam’ı: Geraint Thomas ve Tony Martin
Ekip Dayanışması: Orica Greenedge –Gerrans’ın Sarı Mayo’yu Impey’i verişi
Moda ikonu: Marcel Kittel’in saçları
Moda Faciası: Ryder Hesjedal’ın gözlükleri
Baş Döndüreni: Froome - Mont Ventoux atağı
En Şanssızı: Aynı gün iki kez köprücük kemiği kıran Jean Christophe Peraud
En Pahalısı: Chris Froome’un Alpe-d’Huez yokuşunda yasak olmasına rağmen aldığı ve 2000 İsviçre Frank’ı ceza ödediği enerji jeli
Hayal Kırıklıkları: BMC takımı, Thomas Voeckler ve AG2R takımı dışında Fransızlar.