Şimdi artık yetişiyor sana sesim...

'Betonların sessizliği'nde bir başka anti-futbol şovu yaşadık. Galatasaray, geçen mevsim Diyarbakırspor'un seyircisiz maç oynama rekorundan sonra yanılmıyorsam Fenerbahçe'yle birlikte boş tribünler önünde oynama cezasına çarptırılan ekipler arasında.
Haber: CENGİZ ALPMAN / Arşivi

'Betonların sessizliği'nde bir başka anti-futbol şovu yaşadık. Galatasaray, geçen mevsim Diyarbakırspor'un seyircisiz maç oynama rekorundan sonra yanılmıyorsam Fenerbahçe'yle birlikte boş tribünler önünde oynama cezasına çarptırılan ekipler arasında. Sarı-Kırmızılılar en son 10 ay önce yine bir başka başkent ekibini, Ankaragücü'nü, sessiz sedasız bir maçta 2-0 yenmişti. Tıpkı daha önceki iki Elazığ maçında 'betonların sessizliği'ni galibiyete dönüştürdüğü gibi. Konuk ekip için de, ilk yarının son maçında Avni Aker'de 3-0 yenildikleri seyircisiz karşılaşmanın ardından ikinci perdenin açılışında Ali Sami Yen'de boş tribünlere oynamaları kayda değerdi.
Maçın belirgin temalarından ilki sessizlikse ikincisi de Ankara Leoparları'nın 11 maçlık beraberlikler krallığıydı. Üstelik Mavi-Beyazlılar bu seride, Sarı-Kırmızılılarla 1-1 sonuçlanan sınavla siftah etmişlerdi. 11 beraberliğe dört galibiyetin yanı sıra iki de yenilgiyi ekleyen Ankaralılar, mağlubiyet açısından ligin ikinci sırasındaki rakiplerinden daha başarılı bir performans gösteriyordu. Aykut Kocaman'ın talebelerinin yenme-yenilme formülünün baş aktörünün gömülü savunma olmadığını dün akşam da gözledik. Ankaraspor'un dörtlü savunmasının önündeki dörtlü orta alanın ekseni, ön libero ikilisi açık vermeyen adam adama ve alan markajında yetkin kramponlardan kurulu. Forvet ikilisi zaman zaman 1-1'e dönse de sürekli baskı yapıp rakip savunmayı oyun kurmakta zorlayıcı bir güç. Bu tam saha pres 10 kişiyle başarılıyla uygulandığı sürece Leoparların ağlarından top çıkarma şansları çok az oluyor. Ne var ki orta alan kademeyi boşaltmama adına forvete yeterince destek sağlamaktan kaçınınca da rakibi santra yaptırmakta güçlük çekiyorlar. Kocaman'ın en büyük sorunu, ileri ikilide cezalı Jaba ile sakat Mehmet Yılmaz'ın forma giymeyişiydi. Bu eksiklikler sonucunda Leoparlar forvette iki Murat, Tosun ve Hacıoğlu'yla başlamak zorunda kaldılar.
Gerets genelde yeğlediği çift ön libero yerine dün akşam 'Japon yapıştırıcı'yla bu bölgede tek kramponu seçti.
İnamoto maçın başlarında her ne kadar aksak görünse de ilerleyen dakikalarda rakibin çift ön liberosuna karşı 'samuray gibi' başarıyla savaştı.
'Polatofobi' hortladı
24'te karşılaşmanın en sıcak temasında Hakan Şükür karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu adaşının kucağına attı. Herkesin, Şükür'ün bir an önce Tanju'nun rekorunu kırmasını dileği anda, ilk yarının bitimine bir dakika kala Hakan rekortmene bir gol daha yaklaştı. Hakan'ın attığı gol sayısal öneminden ziyade hazırlanış açısından daha güzeldi. Sağ kanatta İliç o güzel gözlerle bakmasını bilip arka direkte 'kral'ın kafasına yolladığı nokta atışla yeteneğini kanıtladı.
Bitime altı dakika kala sahanın en etkili oyuncularından Sabri bir gece önce Volkan'ın benzeri hatası sonucunda Hakan'ı geçip boş kaleye skoru ilan etti. Sonuçta Galatasaray sekiz puan geride başladığı korkulu ve sessiz maçı kazanarak Fenerbahçe'yle arasındaki puan farkını ikinci yarının başında beşe indirmeyi başarırken Sarı-Lacivertli camiada da geçen yıldan devreden 'Polatofobi'yi yeniden erkenden hortlamasına yol açtı.

GALATASARAY: 2
Mondragon. 7
Sabri. 7
Song. 6
Tomas. 6
Orhan. 6
H. Şaş. 5
(Carrusca 66). 6
Inamoto. 6
İliç. 7
Arda. 6
(H. Kabze 80). -
Ümit. 6
Hakan. 6
(Ayhan 58). 6

ANKARASPOR: 0
Hakan. 4
M. Akyüz. 5
(Anıl 46). 4
Ediz. 4
Batak. 5
Wederson. 5
Özer. 5
Hürriyet. 5
Petrous. 5
(Bilal 80). -
Adem. 5
(Hamilton 46). 4
M. Hacıoğlu. 5
M. Tosun. 4

GOLLER: Hakan Şükür (44), Sabri (84)
SARI KARTLAR: Song / Batak
Stat: Ali Sami Yen - HAKEMLER: İ. Arzuman, C. Gemici, A, S. Ögel