Şimdi sıra 'Devler'de

Fener'in ilk golünü Kezman attı.

Fener ve Beşiktaş galip

Zürih'i kendi evinde 2-0'la geçen Beşiktaş ve Anderlecht'i deplasmanda aynı skorla yenen Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi'ne kaldı. Beşiktaş'ın gollerini Delgado, Fenerbahçe'ninkileri ise Kezman ile Alex kaydetti.

'Schengen vizesi' Delgado'dan
Haber: BENER ONAR / Arşivi

Belçika gazeteleri dün geceki maç için güzel bir tespit yapmış: '8 milyon avroluk maç.' Hakikaten de hem Anderlecht, hem de Fenerbahçe için Şampiyonlar Ligi'ne kalmak bir anlamda ya ölüm, ya kalım. Her iki takımın da son iki sene de harcadığı paralara bakarsak 'Devler Bankası'ndan alınacak teşvik primi çok önem taşıyor. İki gündür Brüksel'deyim ve gerek yazılı gerek görsel basının bu noktaya parmak bastığını iyi biliyorum. Bu yüzden Anderlecht cephesinin strese girdiğini ekleyeyim. Altı çizilmesi gereken bir diğer husus da Anderlecht'lilerin Fenerbahçe'yi biraz küçümsediğiydi. Bu bize has bir şey zannediyordum ama değilmiş. Gerek teknik direktör Frank Vercauteren gerek oyuncular Kadıköy'deki randevunun ikinci yarısındaki oyundan cesaretlenmişti. 'Cesaret' ve 'fazla özgüven' arasında ince bir çizgi olduğunu dün geceki tecrübeyle öğrenmiş oldular.
Maç aynen beklediğim gibi başladı. 'Les Mauves' ('morlar' oluyor), sağlı sollu -hatta ortalı- rakip kalenin önündeydi. Saniyeler 25'i gösterdiğinde Edu kritik bir müdahale yapmasa maç şok bir golle başlayabilirdi. Lakin soğuk duşu alan da ev sahibi oldu. "Kezman'dan korkmuyorum. Basit bir oyun stili var" cümlesinin sahibi Zitka, Sırp oyuncunun vurduğu topu ağlardan çıkardığında dakikalar 4'ü gösteriyordu. Kornerde oluşan karambolde topa Aurelio da vurabilirdi ama gol atmak için Hz.İsa'ya bile yalvaran Kezman 'altın vuruş'u yapan isimdi.
'Beljikler'in morali erken bozuldu
Bu gol haliyle 'Beljik'lerin moralini ve asabını bozdu. Hakemle fazla konuşmaya başladılar. Massimo Busacca'nın kalitesindeki bir hakemden bunu beklememeleri lazımdı. Roberto Carlos da tecrübesiyle Andelecht'lileri iyice çıldırttı. İlk yarıda tek golün dışında üç adet 'direkler gole izin vermedi' durumuna şahit olduk. 20'de Deivid, 26'da Boussoufa, 33'te Van Damme maçın şanssız adamlarıydı. İkinci yarıda Fenerbahçe, yakaladığı avantaja rağmen 'Çanakkale geçilmez' tarzına dönmedi. Kusursuz oynayan geri dörtlü topu hızlı biçimde orta sahaya aktardı. Ancak Kezman golüne rağmen çok kötüydü. Aldığı çoğu topu ezdi. Mesela 51'de Alex'in mükemmel pasıyla kaleciyle karşı karşıya kaldı ama o kadar kötü bir tercih yaptı ki aşırtma şutu çok başarısızdı. Yıllarca Almanlardan beleş elektrik alan Brüksel'in ışığını kesmek Alex'e kalmıştı! 74'te 'Alexander the Great', Deniz'in mükemmel asistinde Zitka'ya köşeye atlayacak fırsatı bile bırakmadı: 0-2.
Bu skorla artık Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi'nde. 'Erken gol olmasaydı' gibi olumsuz görüşlerin bir anlamı yok. Birkaç gün zaferi kutlamak herkesin hakkı. Lakin oyun olarak çıtanın biraz yükselmesi şart. Çünkü papazın her daim pilav yemediği bilinen bir gerçek!

NOT: Bizim seyircinin deplasmanda daha etkili olduğunu söylemek isterim. Dün Vanden Stock'ta İstanbul-Gurbet karması ev sahibi avantajını rakibe yaşatmadı. Türk takımları için böyle bir destek çok önemli. Bir de şu yanıcı maddeler olmasa...
Anderlecht seyircisinden taşkınlık

  • Dün Vanden Stock Stadı'nda 2 bin kadar Fenerbahçeli taraftar, takımlarını desteklediler. Özellikle ikinci yarıda ev sahibi takımın taraftarları bekledikleri golü bulamayınca stat sessizliğe bürünürken, Sarı-Lacivertliler seslerini yükseltti. Bu arada Alex'in ikinci golünden sonra iki takım taraftarları arasında arbede yaşandı. Ama asıl olarak tansiyon 80. dakikada yükseldi. Belçikalı taraftarlardan bazıları stadı terk ederken sahaya girip taşkınlık yapmak istedi. Hakem, bu esnada maçı bir süreliğine durdurdu. Daha sonra da oyun kaldığı yerden devam etti.
  • Fenerbahçe'nin deplasmandaki her Avrupa maçında tribündeki yerini alan Pierre van Hooijdonk, dün de Sarı-Lacivertli eski takım arkadaşlarını yalnız bırakmadı. Ayrıca Belçikalı ünlü bayan tenisçi Kim Clijters da mücadeleyi izleyenler arasındaydı.
  • Fenerbahçe'nin Avrupa kupalarında en çok gol atan yabancı futbolcusu olan kaptan Alex de Souza, dün attığıyla toplamda yediye ulaştı. Brezilyalı yıldız, Saracoğlu'ndaki ilk maçta da tek golü kaydeden isimdi.

    ANDERLECHT: 0
    Zitka. 5
    Wasiliewski. 5
    (Legear 75). 5
    Pareja. 4
    Juhasz. 5
    Deschacht. 5
    Biglia. 5
    A. Hassan. 4
    Polak. 4
    Van Damme. 5
    (Goor 75). -
    Boussoufa. 4
    (Thereau 57). 4
    Tchite. 4

    FENERBAHÇE: 2
    Volkan. 6
    Önder. 6
    Lugano. 6
    Edu. 6
    R. Carlos. 6
    Deivid. 7
    (Wederson 82). -
    Deniz. 7
    Aurelio . 7
    Tümer. 6
    (C. Kazım 67). 6
    Alex. 7
    (Selçuk 75). -
    Kezman. 7

    GOLLER: Kezman (5), Alex (74)
    SARI KARTLAR: Biglia / Deniz, Deivid, Önder
    Stat: Vanden Stock - Hakemler: M. Busacca, M. Arnet, S. Cuhati