Şişeler ve mevsim meyveleri

İstanbul Emniyeti'nde görev yapan polis memurlarının 'derbi' sözcüğünden pek hoşlandıklarını sanmıyorum. Hele hele o derbinin açılımı Galatasaray-Fenerbahçe olursa...
Haber: İzlenim UĞUR VARDAN / Arşivi

İSTANBUL - İstanbul Emniyeti'nde görev yapan polis memurlarının 'derbi' sözcüğünden pek hoşlandıklarını sanmıyorum. Hele hele o derbinin açılımı Galatasaray-Fenerbahçe olursa... Dün, Dünya Kadınlar Günü'ne denk gelen derbi dolasıyla 3 bin 500 polis görev başındaydı. Merkezi Mecidiyeköy olan bir çemberde, günboyu koşuşturup durdular. İlk yoğun koşuşturmalar saat 17.00 civarında yaşandı. Ortaklar Caddesi civarında dizilen polis gruplarından birine yaklaşıp soruyorum; "Takımlar mı geliyor?" Genç memur cevap veriyor: "Galiba abi, dizildik işte." Nitekim trafiğin kesilmesiyle durum netleşiyor: 17.23'te Galatasaray 'Alemin kralı geliyor' tezahüratıyla; 17.26'da da Fenerbahçe bilimum küfürler, otobüsün üzerine yağan bozuk para ve yabancı maddeler eşliğinde Ali Sami Yen'e varıyor.
Saat 18.00'de stat tıklım tıklım... 18.05 civarı taraftarlar sahne alıyor. Bütün stat koro halinde önce Erman Toroğlu'na, sonra da bir kuple Rıdvan Dilmen sövüyor. Islıklar artarken, az sonra Fenerbahçe'nin sahaya çıkacağını tahmin etmek zor değil. Nitekim 18.16'da küfürler ve 'lütfen sahaya bir şey atmayınız, avantajımızı kaybetmeyelim' anonsları eşliğinde Sarı-Lacivertliler sahada... İki dakika sonra Sarı-Kırmızılılar da çıkış tünelinde görünüyor.
Ve pankartlar...
Doğrusu genel manzara içinde çok da ilginç metinler göze çarpmıyor. Ev sahibi taraftarlar cimrilik emişler, minik minik pankartlar var ama ne yazdığını okumak için dürbün gerek. Eski açığın solundaki boşlukta yer alan, İstanbul'un yeni emniyet müdürü içindi: 'Cerrah babamız seni unutmayacağız, Sivaslılar' Bir başka güncel pankart ise 8 Mart'a atfen açılmıştı: "Dünya Fenerliler günü kutlu olsun". '35'e bakla, Revivo at bize takla' pankartı ise yaratıcılıktan ziyade karamela manisi düzeyinde... Bir film afişi şeklinde hazırlanmış olan pankartın üzerindeki yazı ise 'Yüzüklerin Efendisi'nden tek harflik bir değişiklikle burada yazamayacağımız bir hale getirilmişti! Ne olduğunu tahmin edin artık...
Eski açık demiştik... dün o tribünler üniversitelerarası kurul gibiydi. Yurdun çeşitli yerlerinden gelen yaklaşık 5 bin üniversiteli Galatasaray taraftarı, statta yerlerini almıştı; Mülkiyeliler'den Adana'ya, Atatürk Üniversitesi'nden Uludağ'a... Derken, stat hoparlörlerinden, Galatasaray'ın simgesi aslanın, Fenerbahçe'nin simgesi kanaryayı yemesi
efekti duyuldu. İnce espri anlayışından uzak olmasına rağmen bu 'hayvanat bahçesi efekti' tribünlerden alkış aldı.
Maçın başlama vuruşuyla, küfür korosundan nasibini alan ilk oyuncu ilk kez Sarı-Lacivertli forma ile Sami Yen'e çıkan Fatih Akyel oldu. Akyel gecenin en çok yuhalanan ismi oldu. 29. saniyede Mirkoviç'in sarı kart gördüğü maçta, 6. dakikada 3 numaralı, Ümit Karan'ın attığı ilk golden sonra 4 numaralı anonslar yapıldı. 44. dakikada Rebrov'un kullanacağı kornerde ise tribünlerden yağan su şişesi ve mevsim meyveleri yağmurunda, Fatih Terim kulübeden çıkarak taraftarları uyardı ama, engellenemeyen bir refleksle atılmış su şişesi hocanın ayaklarının dibinde patladı.