Sonradan 'Torku'ttu!..

Sonradan 'Torku'ttu!..
Sonradan 'Torku'ttu!..
Fenerbahçe sezonun ilk haftasında şok bir mağlubiyet aldı. Ligin yenisi Torku Konya, ilk yarısını 2-0 geride kapattığı maçı 3-2 kazandı
Haber: ONUR SALMAN / Arşivi

Yepyeni bir sezon başlıyor ya hani. İçimizin kıpır kıpır olması gerekir ya. Ne de olsa özledik ya futbolu. Bağrımıza basmamız gerekiyor ya yeni transferleri. Doldurmamız lazım ya statları... Ama nedense bir burukluk var içimizde. Görüyoruz çünkü artık. ‘Gezi’den sonra farklı bakıyoruz olaylara. ‘Alkol yasağı değil, düzenlemesi. Canım, siz de ne alıngansınız’ dedikten bir müddet sonra ancak alkolmetre ile statlara girebileceğimizi de biliyordu. Şaşırmadık.

"Apranax vereceğine Bengay verdi"


‘Spora siyaset sokulmaz’ dediklerinde kendilerinin her türlü siyaseti yapabileceğini ama taraftara yasak olduğunu ve kendileri gibi olmayanları statlarda istemediklerini anlıyoruz mesela. Sonuçta Emre, attığı golden sonra ‘Rabia selamı’ yapınca siyaset olmayacak büyüklerimizin (!) gözünde. Ya da Konyaspor Başkanı Ahmet Şan’ın yanı başındaki Mursi atkısı kimsenin dikkatini çekmeyecektir. Yoksa Emre ya da Ahmet Şan, bizim için bir yasak kırıcı olmuş olabilir mi yaptığı siyasetle?

Niyetim, şu desteklenir bu desteklenmez değil. Neticede her darbenin karşısında olmak gerekir. Sadece dün akşamki bu iki olay da gösterdi ki siyasetin sahalara girmesine engel olamazsınız. Oyunun asli unsurlarını böyle baskı altına alamazsınız. O sebeple de taraftarı, aba altına bile sokmak zorunda hissetmediğiniz sopalarla korkutmamalısınız.

Ersun Yanal özür diledi


Zaten gördük artık futbol kitlelerin afyonu değil de kitlelerin uyarıcısı gömleğini giymek istiyor. Taraftarlar ne yapabildiklerini zaten Gezi’de gösterdiler. İstanbul United bir rüyaydı mesela gerçekleşti. En az Çarşı kadar aktifti sarı lacivertlilerde. Bakmayın siz, emniyet önünde uslu çocuk pozları verenlere. Varsın kıssın sesini yayıncı kuruluş, varsın birileri siyaset yaptığımızı söylesin, atmaya çalışsın bizleri statlardan. Her ne olursa olsun, bu sezon başka bir gözle izlenecek takımların başında geliyor Fenerbahçe . Rakibin kim olduğu zaman zaman önemsenmeksizin kulaklar tribünlere çevrilecek.

 

Tütüneker: 3-0, 4-0 olsun...


İşte, bu post-Gezi halinin ligdeki ilk kostümlü provasıydı dünkü. Siyaseten diken üstünde oturanlar için başlangıcın Kadıköy değil de Konya’da olması biraz daha umut vericiydi kuşkusuz. Ama üste de dedik ya evdeki hesap çarşıya uymaz, yasakla iyice çeperinden kaçar gider.

Belli ki bu konuları daha çok konuşup yazacağız. Biz yeni sezonun saha içinden yansımasına da bir göz atalım. Ev sahibi Süper Lig’in yepis yenisi zaten. Sarı lacivertliler ise Emenike ve Alper ile bezemişti geçen sezonki kadrosunu. İlk çeyrek saat boş geçse de kim bilebilirdi Konya’nın son 14 dakika da epik bir hikaye yazacağını. Aslında Fenerbahçe için işler iyi başlamıştı. Emre önce Yobo’nun kafasına nişanlayıp ortasını Nijeryalının 16. dakikada 1-0 öne geçirmesini sağladı takımını. Ardından da 26’da Alper’in kazandırdığı penaltıda hata yapmadı ve ilk yarıyı bitirdi: 2-0.

Konya'da Mısır pankartları


Ersun Yanal’ın öğrencileri ikinci yarıyı biraz Bolt’un 200 metredeki son 30’u gibi geçirdi. Yani aktif dinleniyorlardı. Böyle olunca Konya, direksiyona geçti. 73’te Thorvaldsson penaltı kaçırsa da önce 76’da Borek ardında da 78’de Ali Çamdalı Fenerbahçe’yi şoka soktu. Fişi ise 87’de Recep çekti. Sonuçta siyaset yasağının delindiği maçta Fenerbahçe, ikinci yarıda sahadan silinip Arsenal maçı öncesi iyi sinyal vermedi.