Sonunda asıl biz çekileceğiz ligden!

Evet, İsmet Arzuman'ın, 90+5'te Beşiktaş'ın iptal edilen beraberlik golü öncesinde üflediği faul, pek üfürük görünüyor.
Haber: TANIL BORA / Arşivi

Evet, İsmet Arzuman'ın, 90+5'te Beşiktaş'ın iptal edilen beraberlik golü öncesinde üflediği faul, pek üfürük görünüyor. Evet, Kara Kartal daha önceki haftalarda da uğradı hakem kazalarına. Biliyorsunuz, memleketimiz futbolunda "Bir hakem hatası asla yalnızca bir hakem hatası değildir"! Yaygın inanışa göre, mutlaka kapsamlı ve derin bir komplonun parçasıdır. Kulüp yönetimleri, öncelikli işlevlerini bu komploları deşifre etmekte, karşı tedbirler geliştirmekte görürler.
Peki 'komplo' olmuyor mu? Olmadığını kim iddia edebilir? Sahiden basit, masum hakem hataları olduğu gibi, komplolar da oluyor. Federasyonun seçim dengelerine göre veya fazla bağıran kulüplerin gönlünü almak üzere yaptığı gayrinizami şarjları hep görüyoruz. Yıllardır, futbol eşrafının hakem ayarlaması için 'etkili kişilere' müracaatta bulunduğu nice telefon görüşmesinin kaydı döküldü ortaya. Evet, 'temiz' değil futbolumuz.
'Bilirim hakem tekniklerini'
Bilhassa da o 'büyükler'in tahakkümünden ötürü temiz değil. Oyun, öncelikle 'büyükler'in oyunu zira. Sinan Engin, İsmet Arzuman'ın kötü niyetini anlatırken "Ben bilirim hakem tekniklerini" diye söze başlamış. Bu işleri en iyi onlar, 'büyükler' biliyorlar tabii. Başkası değil, Kâzım Kanat hatırlatıyor: Aynı İsmet Arzuman, son Türkiye Kupası finalinde Erciyesspor karşısında Beşiktaş'ı 'aslanlar gibi' korumamış mıydı yenilgiden? Bir kısmı 'zaten' Radikal'de yazan birkaç Beşiktaşlı futbol yorumcusu dışında hangi Beşiktaş sözcüsü hicap etmişti bundan?
Anelka'nın kol golünden sonra yeşilinin feri sönen Konyaspor, sonra PAF'ıyla mı çıkmıştı sahaya? Nasıl geçtiğimiz cumartesi Ankara'da demokratik bir anayasa talebiyle ve her şeyden önce 'barış' diyen 25 bin insanın toplandığı miting 'büyük' medyada yok farz ediliyorsa; figüran takımların mağduriyeti de, genel hukuksuzluk da futbolun 'büyükler'inin umurunda değil. Onların ahlâkı: "Beşiktaş'a gücünüz yetmez"den ileri gitmiyor (Beşiktaş'ın yerine, diğer üçünü de koyabilirsiniz). Bunların eşitlik ve adaletten uzak 'lig'inden çekilecek birileri varsa, o biziz: gariban futbolsever milleti.
Derbinin futbol cephesine dair birkaç not: Kargaşalı da olsa hızlıca, sertçe bir oyun gördük. Pozisyonlar klibinde üstün olan, daha zarif işler yapan, Beşiktaş'tı. Fener'in sahneleri, duran top kalabalıkları. Beşiktaş korner topundan 3. golünü yedi; kalesindeki köşe vuruşlarında ligin en âcizi. Fenerbahçe'de Roberto Carlos, emekçiliğiyle saygı kazanıyor. Gökhan Gönül, bilhassa slalomlarıyla parlayıp sonra kayıp giden yıldız adaylarından biri olmasın (Bkz. Okan Koç)...
Duraklama evresindeki Galatasaray beraberliği ve (averajla) liderliği bir 89. dakika karambolüyle kurtardı (ofsayttan). Genç, atik bir tertiple oynayan Antepspor kazanma kararlılığının hakkını alamadı. Sivasspor Kasımpaşa'yı azgınca bir oyunla yendi. Yiğidolar'ın kira gelirleri çok iyi. Mohammed Ali Kurtuluş geçen sene Diyarbakırspor'da kiralıkken, play-off'ta Kasımpaşa'ya çaprazdan bir frikik golü atmıştı. Bu hafta yine Lacivert-Beyazlılara attığı iki golle, ligin sayı krallığında başa geçti (7 gol). Kasımpaşa'nın serkeş edâlı kalecisinin hafif sola açılıp ileri vurduğu topu 35 metreden gelişine sol köşeye şutlayarak attığı gol, hınzırcaydı. Sivas'ın sahada attığı 18 golün 12'si, Mohammed ve Mehmet Yıldız'dan.
'Başaltıcılar' berabere kaldı
Başaltı için kritik maçta, İstanbul Belediyesi-Kayseri berabere. Belediye evinde ilk defa puan kaybetti, Kayseri ilk defa ilk devrede gol yedi! Trabzonspor'da Ersun Yanal, ilk yarının kalan maçlarını taktik idmanı olarak değerlendirecek gibi. Ankaraspor'u sağdan ortalarla hallettiler, zaten onların da yediği 14 golün altısı sağdan. Yeşil-Beyazlılar yukarı fırladılar. Konya, Gençler-OFTAŞ'ı 90'da yıktı. Bursa, ahbabı Ankaragücü'nü yenerek evindeki ilk galibiyetini kazandı. Baş aşağı giden Gençlerbirliği'ni Ankara'da yenen Denizlispor, ligin en esrârengiz takımı. Yusuf'un gönlüne göre, tırıs tırıs, ferah gönüllü bir oyunla, rakiplerinin gafletinden istifade etmeyi bilerek, 15 puana eriştiler.
Vestel'in adını artık kiralık smokin gibi taşıyan Manisaspor'da bir silkiniş var. Beş haftadır cem'an 2 puan toplayabilmişlerdi. Karadenizliler onlara iyi geldi. Hafta arasında Trabzon'u üçledikten sonra Rize'den 4-1'lik açık saçık bir galibiyetle döndüler. Manisa, maçları en gollü geçen takım (maçlarına düşen ortalama gol: 3.18), Rize de ikinci (3). Rize, saha içinde, dışında ve koridorlarda, zorbalık silahını biliyor.