Sow must go on!..

Sow must go on!..
Sow must go on!..
Beş maçlık cezanın ardından her kesimden seyircisiyle buluştuğu maçta Kanarya, Ordu'yu 2-1 yenerek üçüncülüğe yukseldi.
Haber: BURAK KURU / Arşivi

Günün birinde o kocaman transatlantiklerin suyun üzerinde nasıl yüzdüğünü anlayacağım ama bir şeyi çözmeye ömrüm yetmeyecek: O da maç öncesi, yapmaları halinde ceza alacakları hareketler kendilerine hatırlatılan seyircinin bu bildiriyi ıslıklaması. Seremoni öncesi sahaya elinde mavi tişört tutan bir taraftar girdi ve gariplikler başladı. O esnada Siirt’te ölen askerler ve eski TFF Yönetim Kurulu Üyesi Hadi Türkmen için saygı duruşu yapılmak üzereydi. Seyirciyi görevliler yakaladı ancak saygı duruşuna uymaları gerektiğinden saha ortasında kolkola beklediler. Duruşu takiben İstiklal Marşı başlamasın mı! Bir de onu beklediler. Aklıma evlerinin yıkılmasını önlemek isteyen gecekondu sahiplerinin iş makinesı önünde İstiklal Marşı’nı okuması geldi. Tabii kentsel dönüşümün dinamitle yapılmadığı zamanlardı bahsettiğim... Neyse ki seromoni bitti ve maç için ortam hazır oldu.
Şükrü Saracoğlu’nda bu sezon Fenerbahçe ’nin ‘tüm seyircileri’ önünde oynadığı ilk lig maçı bu şekilde başladı. Sarı-Lacivertlilerden bağımsız olarak bir isim formunu koruyor: Moussa Sow. 11. dakikada Kuyt’tan aldığı pasla cezasahasına girdi, tek hareketle iki defans oyuncusunu ekarte etti, golcü vuruşunu yapıp üstünlüğü takımına getirdi. 37’de Stoch kaç zamandır yaptığı gibi yine cezasahası dışından direği nişan aldı.
Seyirci durumu verelim. ‘Herkesi kucaklayan’ tribün lig maçında gözle görülür gerginliği geri getirmiş. Yüksek desibel, bası daha yoğun bir ses tonu, aynı zamanda hakemler üzerinde daha etkili bir atmosfer... Yorulmadan tezahürat yaptıklarını da eklemeli.
49’da Bekir slalomu savunmaya takıldı, iki dakika sonra Cristisn kaleci Fornezzi’ye. Oyun iyiden iyiye Orduspor yarısahasına hatta cezasahası önüne yığılmaya başlamıştı artık. Savumayı delemeyince uzaktan kaleyi yokluyordu Sarı-Lacivertliler, mesela Mehmet Topal 60’ta denedi ama Fornezzi iyi uzandı.
71’de en tehlikeli Ordu kontrasında Yiğit Gökoğlan yanlış tercihle kaleyi seçince muhtemel bir golden oldular. 84’te direği tutturma sırası Cristian’daydı. Güzel vurdu gol gelmedi. Sahasından çıkarken kaptırdıkları topa Hector Cuper sinirlenirken Sezer Öztürk’ün uzaktan attığı gol durumu Cuper adına daha da zora soktu: 2-0. 90+2’de Şamil’in kafa golü skoru belirledi sadece: 2-1.