Söyle Aykut Hoca 'uygun zaman' ne zaman?

Söyle Aykut Hoca 'uygun zaman' ne zaman?
Söyle Aykut Hoca 'uygun zaman' ne zaman?
Fenerbahçe'de sular yine bulandı. Alex de Souza'nın gitmesinin ardından oynanan dört maçı kazanarak, krizi atlamış gözüken Fenerbahçe, sahasındaki 47 maçlık yenilmezlik unvanını Antalyaspor'a 3-1 yenilerek kaybedince yeniden tartışmalar başladı

Radikal.com.tr - Antalyaspor yenilgisinden sonra kadın ve çocuk taraftarlar Kocaman’ı istifaya çağırırken "Aykut gidecek, Alex gelecek" diye bağırdılar.

Tartışmaların harlanmasında bizatihi teknik direktör Aykut Kocaman’ın açıklamaları büyük etken oldu. Kocaman, maçtan sonra düzenlediği basın toplantısında ayrılık sinyalleri verdi.

İstifa için doğru zamanı beklediğini kaydeden Kocaman, "34 hafta baskıyla mücadale etmek kolay değil" dedi. Kocaman, ayrılık için daha önce de belirttiği gibi hem kendisi hem de oyuncuları adına doğru zamanı beklemekte fayda olduğunu belirtti.

Konuya ilişkin olarak spor yazarlarının görüşlerine başvurduk. Milliyet Gazetesi Yazarı Attila Gökçe, Aykut Kocaman’ın görevi bırakmaması gerektiğinin altını çizerek, " Galatasaray ’ın bir Fatih Terim’i var. Beşiktaş orijinli de dört hoca var ligde. Kocaman, gelecekte bu işi yapacak Fenerbahçeli futbolculara örnek olma adına da olsa görevine devam etmeli" dedi.

Radikal Gazatesi Yazarı Kenan Başaran ise, Kocaman’ın kendi prensipleriyle futbol sisteminin ‘gerçekleri’ arasında sıkışıp kaldığını vurgulayarak, "Kocaman istifa etse futbol kaybeder. Ama etmeyip sürekli tartışılır halde olmak da Kocaman’a kaybettirir" yorumunda bulundu.

Fenerbahçe’yi yakından takip eden Hürriyet Gazetesi Muhabiri Ahmet Ercanlar ise Kocaman’ın istia edebileceğini söyleyerek büyük bir hata yaptığını dile getirdi. Ercanlar, "Kocaman Kasımpaşa maçında istifa etmedi o zaman sezon sonuna kadar kalmalı" dedi.

GÖRÜŞLER

ATTİLA GÖKÇE-MİLLİYET
Aykut Kocaman’ın sezonluk başarıdan ziyade Fenerbahçe’de kalıcı esaslar ve ilkeler oluşturmak için yoğunlaştığını düşünüyorum. Alex’in ayrılması biraz da kendi isteğiyle ve hızlı oldu. Kocaman’ın onu gönderme niyeti yoktu ama ona dayalı oyun sistemini değiştirmek istiyordu. ‘10 numaralar’ın yavaş yavaş gündem dışı olduğu bir futbol ortamında Aykut Hoca da bu değişimi gördü.

Elimzde şöyle bir hoca var: Birincisi, 3 Temmuz sürecinde yöneticilerin bir kısmının hapiste olduğu bir kısmının da saklandığı bir ortamda, tüm camianın liderliğini üstlendi. Yarım puanla şampiyonluk kaybetti, Türkiye Kupası’nı aldı. İkincisi evet, Şampiyonlar Ligi’nde başarısızlık sözkonusu ama UEFA Avrupa Ligi’nde de kredisini devam ettiren bir pozisyon kazandı.

Transferleri iyi planlamış mı, zannetmiyorum. Meireles dışındaki transferler istenilen durumda değil. Karakterini bir yana bırakırsak Kuyt bile Fenerbahçe’nin istediği yırtıcı oyuncu tipinde değil. Alex’in yerini oyuncuyla değil oyun anlayışıyla doldurabilirsin. Esas olarak Emre’nin yeri Meireles’e rağmen doldurulamadı çünkü Emre, oyuna adrenalin de katıyordu. Takım sürekli ileri iten bir lider görünümündeydi. Emre’nin boşluğunu örtmekte zorluk çekiliyor. Üstelik Emre’nin gideceği çok önceden belliyken doğru tercih yapılamadı. Onun yerini alacak isim Meireles veya Mehmet Topal değildi.

Fenerbahçe savunma sorunlarını da bir türlü aşamadı. O hatta devamlılık oluşturamadı. Tıpkı Galatasaray gibi. Kocaman’ın maç içindeki yönetimi, müdahaleleri de çoğumuzun kafasına uymuyor. Burada hocanın farklı düşüncesi olabilir ama değişikliklerle çareyi bulduğunu göremiyoruz.

Kocaman’a göre koşu mesafesini artırmak en temel sorun. Bunun ne kadar gerekli olduğunu Antalya maçında da gördük. Takım baskı kurmak istiyor ancak bunu durarak yapmaya çalışınca olmuyor. Koşmayınca Fenerbahçe sıradanlaşıyor. Takımda bireysel kurtarcı artık Volkan! Eskiden kurtarıcı skor üreten futbolcuyken şimdi bu kaleci oldu ancak bu durum da Antalya maçında çöktü.

Galatasaray’ın Fatih Terim’i var. Beşiktaş’tan çıkma ligde dört hoca var. Peki Fenerbahçeli kaç hoca var? Bir tek Kocaman var. Kocaman bu anlamda da camiasına karşı sorumlu. Mutlaka başarmak, kazanmak peşinden gelen Fenerbahçeli futbolculara yolu açmak zorunda. Kocaman Fenerbahçe’den çok şey bekliyor ama beklememeli. Sezonu Avrupa kupalarına katılacak bir yerde bitirirse, Fenerbahçe Kocaman ile devam etmeli. Sorulara dürüst yanıtlar verdiği için zamanı gelince bırakırm diyor. Bence bu sorulara hiç cevap vermemeli. Bir insan istifa ederse eder. Tutarlı olmak için kendini zorluyor. İşi zor olsa da yoluna devam etmeli.

KENAN BAŞARAN-RADİKAL GAZETESİ

Aykut Kocaman, basınla münasebetinde politik bir dil kullanmıyor. Şenol Güneş, Tolunay Kafkas gibi o da ‘farkında’ olmanın sıkıntılarını yaşıyor. Bir yanda futbol düzeni bir yanda onun kafasındaki ideal... Bunların mevcut ortamda yan yana tutarlı bir şekilde yaşaması çok zoru. Bu anlamda Aykut Kocaman’ın Fenerbahçe serüveni beklentilerin de ötesinde uzun sürmüştür. Dileğim odur ki daha da uzun sürsün ancak Kocaman’ın kafasındaki biçimiyle... Geride kalan zaman diliminde Kocaman’ın da kendi felsefesiyle ters düştüğü dönemler oldu. Trabzonspor ile şampiyonluk için çekiştikleri 2010-11 sezonunda ilk yarısının bitiminde "Trabzon’un penaltıları incelensin" talebi, o güne kadar ortaya koyduğu Kocaman portresiyle örtüşmüyordu. O açıklamalarından sonra biz iki kıymetli futbol adamının; Şenol Güneş ve Aykut Kocaman’ın birbirini aylarca hırpalamasını izledik. Oysa o sezonun başında bu iki hocanın birlikte yarıştığı bir ligin futbol kültürümüz için bir kazanç olduğunu düşünüyorduk. Kocaman’ın idealistçe tutumundan biraz uzaklaştığı muhakkak (bu da doğal zira başarıdan başkasına kani olmayan koca bir camiada çalışıyor) fakat herşeye rağmen Kocaman gibi hocaların bir gün dahi kalması, bugünkü futbol düzeninde varlığı bir kazançtır.

AHMET ERCANLAR-HÜRRİYET GAZETESİ
Aykut Kocaman, sürekli istifa edeceğini söyleyerek belki dürüstçe davranıyor. Ancak büyük hata yapıyor. Kocaman, 3 yıllık görev süresince bu ülke ikliminde dürüstçe konusmanın bir fayda sağlamadıgını öğrenmeliydi. Bu ülkede medya mensuplarını azarlayan, tehdit eden kişiler medya tarafından el üstünde tutulur. Kocaman gibiler ise her zaman linç edilir. Kocaman’ın bırakması için doğru zaman Kasımpaşa maçıydı. O gün Alex’e mağlup olup bırakmadıysa sezon sonuna kadar kalmalı. Madem kendine karşı bir savaş olduğunu düşünüyor o halde bu savaşı sonuna kadar sürdürmeli, pes etmemeli. Aksi taktirde Kocaman, umutların sahibi değil yenilmiş ordunun basarısız komutanı olarak anımsanacak.

BAĞIŞ ERTEN-RADİKAL GAZETESİ 

Asıl soru şu: Kocaman neden istifa etmeli?

"Aykut Kocaman istifa etmeli mi?" Bu soruyu kimin sorduğu cevabından daha önemli. Eğer spor yazarları, taktik analizciler söz konusuysa işimiz kolay. "Evet" der geçeriz. Kadro kalitesi ile ortaya konan performans arasında ciddi bir uyumsuzluk var. Takım, bırakın kötü oynamayı, ne oynadığını bile gösteremiyor. ‘Ömer Üründülize’ denklemler dahi işlemiyor. Bloklar sorunlu, kanatlar sorunlu, defansif kurgu sorunlu vesaire vesaire. Saha içi bütün acımasızlığıyla başarısızlığı net bir şekilde ortaya koyuyor. Sakatlıklar falan bile pansuman yapamıyor yaraya.

Eğer soruyu kulüp yönetimi soruyorsa işler biraz daha çetrefilleşiyor. Teknik adama iyi bir kadro teslim etmek, evet onların en önemli işi. Ama biliyoruz ki Fenerbahçe yönetimi futbolun idaresini sadece saha içerisinden ibaret görmüyor. Bir spor kulübü değil bir camia var karşımızda. Öyle diyorlar en azından. Ve en zor zamanlardan geçerken bir arada durabilmeyi sahadaki performansla değil başka türlü değerleri öne çıkararak başardılar. O yüzden İslam Çupi’nin "Fenerbahçe büyüklüğü" tanımı her şeyin mottosu. Kupa, şampiyonluk değil başka türlü bir büyüklük diyorlar. O zaman Aykut Hoca’yı istifaya çağıranlar onlar olamaz. Eğer çağırıyorlarsa, o zaman ortada bir çelişki var demektir.

Peki kim Kocaman’ı istifaya çağırıyor? Görünen o ki taraftarların epey bir bölümü. Hangi taraftarlar bunlar? Birkaç hafta önce sadece performansa bakarak Alex’in gönderilmesini protesto eden, simge isimlerine yapılan muameleyi reva görmeyenler. Peki, 3 Temmuz Süreci şeklinde adlandırdıkları operasyon karşısında o meşhur ‘dik duruşun’ bayrağı olan Aykut Kocaman’ı ölümüne savunan da aynı taraftar değil miydi? Evet. Ama buraya kadar bir çelişki yok zaten. Çelişki istifa çağrısında başlıyor. Eğer ‘Alex böyle gitmemeliydi’ diyenler ‘Aykut istifa’ diye de bağırıyorsa sorun var demektir. Çünkü futbol sadece sahada oynanan bir oyunsa, Alex’in ‘taktik’ nedenlerle gitmesi doğal. Kazanamayan takımın teknik direktörünün istifa etmesi de. Ama bu oyun, taraftarlık, kulübe olan bağlılık başka bir şeyse o zaman biraz düşünmek gerekiyor.

"Aslında Aykut Kocaman istifa etmeli mi?" sorusuna en net cevap Aykut Kocaman’ın kendisinden gelmeli. Eğer Alex bile performans nedeniyle gidebilecekse, Aykut Hoca kendini de bu kapsamda değerlendirmeli. Doğru zamanı beklemek Alex için mümkün değildi. Onun için de pekala olmayabilir. O yüzden Sarı-Lacivert renklere düşkün herkesin oturup şunu iyi düşünmesi gerek. Fenerbahçe kulübü içinde bulunduğu dönemde en çok neye ihtiyaç duyuyor? Sahadaki başarıya mı? Başka türlü bir taraftarlık ve bağlılık yaratmaya mı?

Teknik direktör değiştirip şampiyon olan kaç takım var? Bu bir matematik sorusudur. Ama değerlerini böyle harcayıp şampiyon olan kaç takım var sorusu, daha çok kimyayı, tarihi, sosyolojiyi ve psikolojiyi ilgilendiriyor. Alex’i tek kalemde, ayak ayak üstüne attı diye, üç dakikada harcayanlar da dahil herkes önce bunu düşünmeli…