Suçlu sadece Cemaat değil

Suçlu sadece Cemaat değil
Suçlu sadece Cemaat değil
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, önceki gün The Wall Street Journal'a verdiği röportajla ilgili dün resmi siteden bir açıklama yayınladı. Yıldırım röportajının anlam bütünlüğünü yitirmemesi ve suistimallere yer verilmemesi açısından bir bütün olarak okunup değerlendirilmesi gereğini vurguladı.

AZİZ Yıldırım önceki gün Fransa’nın Cannes kentinde The Wall Street Journal’ın sorularını yanıtladı. Yargıtay tarafından hakkında şike, teşvik primi vermek ve örgüt kurmak suçlarından hapis cezası onanan Yıldırım, kendisine ve Fenerbahçe ’ye kumpas kurulduğunu iddia etti. Aziz Yıldırım, Ergenekon ve Balyoz davalarında olduğu gibi şike davasının da aynı kumpasın bir sonucu olduğunu iddia ederek, yeniden yargılanma gibi bir ümidinin olmadığını dile getirdi. Yargı kararına da saygı duymadığını sözlerine ekleyen Yıldırım, “Bunların hepsini Gülen cemaati mi yaptı?” sorusu üzerine şunları söyledi...
“Evet, son 11 yıllık süreç içerisinde AK Parti , cemaatle iç içe Türkiye ’de iktidara yürüdü. Sayın Başbakan 17 Aralık’taki beyanında “Paralel devlet var ve cemaat bu paralel devleti yürütüyor.”

‘İstiklal Mahkemeleri gibi’

“Bu savcıları, hakimleri, polisleri, hepsini görevden aldılar, “Bunlar cemaatçi” diye... O zaman bütün bu operasyonları -bizimki dâhil- cemaat yapmıştır. Önemli olan benim vicdanlarda aklanmamdır. Kurulmuş İstiklal mahkemelerine benzeyen bu yargının kararlarına saygı duymuyorum. Onun için de vicdanen rahatım ve ülkeme hapis yatmaya gidiyorum. Mezarım belli. Nerede yatacağım belli. “Kaçtı” diyenler özür dilemeliler. Bir gün bunları yapanların yargılanacağına inanıyorum” diyen Yıldırım yeniden yargılama ihtimali karşısında “Şike davası iktidarı ele geçirme amaçlı bir yargının eseridir. Beni Ergenekon’dan içeri alamadılar, şike davasını uydurdular. Şike davası delilleri sahte, tutarsız. Fenerbahçe, Atatürkçü bir takım, taraftara müdahale olmaz. Sandıkla geldim, sandıkla gitmiyorum, bu demokrasi ayıbıdır. Yeniden adil yargılama olursa memnuniyetle karşılaşırız” ifadelerini kullandı.

‘Atatürk’ün kulübüyüz’

Bu operasyon Türkiye’de Ergenekon, Balyoz, Oda TV, Cübbeli Ahmet, casusluk dosyalarını yöneten bu özel yetkili mahkemeler Türkiye’de bütün yüksek tepeleri düz hale getirmek, ve Türkiye’de bütün her şeyi kendi ellerine alabilen bir iktidarı yaratmak için yapılmış bir muhakeme sistemidir.
16 yıldır Fenerbahçe başkanıyım. Fenerbahçe devletten hiçbir yardım almadan kendi imkanlarıyla taraftarıyla, yöneticiyle stadını, her şeyini yarattı. 16 milyon dolarlık bütçeden bugün 250 milyar dolarlık bütçeye ulaştık. Bizim kulübü, Atatürk’ün kulübü olarak tanımlarız. Türkiye’deki bu zihniyet Atatürk’e karşıdır. Askerlere yakın olmamdan dolayı da askerlerle Fenerbahçe her zaman yakın olmuştu. Bana tebligat yaptıkları gün ben başkanlıktan ayrılmış oluyorum. Bu kanun gereği. Fenerbahçe’nin birkaç ay içerisinde kongreye gitmesi lazım. Kongreye kadar vekaletle götürülür. Sonra da bir arkadaş seçilir ve bu yönetim de gider. Fenerbahçe kendisi karar verir. Orada şahsım da dahil olmak üzere kimsenin Fenerbahçe kongresine müdahalesi olamaz.