'Şükür, artık olgunlaştım'

Türk futbolunu belki de en ilginç kişiliklerinden biri olan Hakan Şükür, '200'ler Kulübü'nün üyesi artık.
Haber: HALİL ÖZER / Arşivi
CÜNEYT KARAKAYA / Arşivi

İSTANBUL - Türk futbolunu belki de en ilginç kişiliklerinden biri olan Hakan Şükür, '200'ler Kulübü'nün üyesi artık. Bu sezon başında Torino, Inter, Parma, Blackburn gibi limanlara da uğrayan futbol serüvenini, yeniden Galatasaray'a yönlendirdi. Hakan Şükür'le bir çok konuyu konuştuk...

  • Bugüne kadar herkesle iyi geçinmeye çalıştım. Arada kavgalarımız, tartışmalarımız oldu. Ama burasını artık bir aile gibi görüyorum; medyasıyla, arkadaşıyla... Geçmişte herşeye biraz aceleci yaklaşıyordum. Şimdi daha mantıklı kararlar verebiliyorum.
  • Benim kişiliğime yapılan eleştiriler çok fazla oldu. Farklı farklı şeyler yazılıyor; tabii hakkımda iyi eleştiriler de var. Ama ben eleştiri ne doğrultuda olursa olsun metanetle karşılayabiliyorum; çünkü bunları aştım. Ne kadar kafamı öne eğsem de yine işini yapmaya çalışan bir insanım. Ama bunlar olmasaydı derseniz, şu anda 300-350. golü kutlardık. Etkilenmedim desem de yalan olur. Ama bundan böyle etkilenmeyeceğimi de söylemek istiyorum. Çünkü artık belirli bir tecrübem var.
  • O kadar çok gol attım ki, hangisini öne çıkartayım? Mesela Beşiktaş ile oynadığımız bir maç vardı. İki tane atmıştım. 48 maçta yenilmiyorlardı. Bir başka hatıramda yer eden maç Samsun'a karşıydı. 1-0 mağlup götürüyorduk. 78'den sonra 3-1 yendik. Burada iki tane golüm vardı. Kanata verip, tekrar içeri doğru girip, uçarak kafayla gol atmıştım. Bir de Fenerbahçe'ye Ali Sami Yen'de 90. dakikada attığım gol var; Fenerbahçe'de Vagenhaus oynuyordu. Bunlar çok anlamlı goller.
  • Galatasaray'a yeniden gelişim heyecan yarattı. Her şeyden önce benim duyduğum heyecan önemliydi, o heyecanı duydum ve yeniden imza attım. O heyecanı duyabilmek, birşeyleri yapabilmeye aday olmak demektir.
  • Galatasaray her ne kadar eleştirilse de, kötü oynadı denilse de çok iyi bir kadrosu var. Bu kadroda herkese düşen bir görev var. Bunları yapmaya çalışıyoruz. Seyirci çok farklı. Ben burada yokken üç sene boyunca gerek bilinçli, gerekse bilinçsiz şekilde Hakan Şükür aleyhinde farklı şeyler söylenmiş kendilerine. Bu duruma öyle üzüldüm ki, yani gidişimizdeki hatayı, insanlara farklı anlatmışlar. Üstelik hassas seyirci kitlesine. Benim de dışarıdan takip ettiğim UtraAslan var. Onlara 'Ben kimseyi tanımam' dediğim söylenmiş; halbuki öyle bir şey yok.
  • Mondragon olayına gelince; ona kesinlikle tükürmedim. Orada gazetecinin biri ilginç bir enstantane yakalamış. O pozisyonu hatırlıyorum. Sahadan çıkarken Mondragon'u şuçlamadım. Sadece 'O topa sen çıkabilir miydin?' dedim. O da yanlış anladı, ya da o anki sinir bozukluğuyla cevap verdi. Ben de sinirlendim ama kavga olmadı. Sonra meseleyi biz kendi aramızda çözdük ama dışarıya farklı yansıdığı
    için açıklama yapmak zorunda kaldık.
  • Transferi düşünülen isimlerden Yıldıray önemli bir oyuncu. Bana kalırsa transferi çok yararlı olur. Alpay da iyi bir oyuncu. Profesyonelliği, futbol hırsı, çalışma azmi iyi. Ama son olaylarda bence hırsının kurbanı oldu.
  • Ümit Karan'la yaşananlara gelince; oturup onunla konuşmadım, gerek yoktu çünkü. Ümit Karan sezon başından beri sakat, ayrı antrenman yapıyor, tedavisi de farklı bir yerde; yani hiç beraber olamadık. Dolayısıyla benim için 'Hiç abilik yapmıyor' demesini gerektirecek hiçbir şey yok. Zaten ona abilik yapamam ki. Niye yapayım ki? Galatasaray'a gelmiş, burayı hak etmiş, goller atmış, bundan sonra da atacak. Olaylar hakkında farklı düşünebilir. Ama bu meselelerde hep ben mağdur oluyorum, aleyhimde farklı hava yaratılıyor; buna üzülüyorum.
  • Bundan sonra mümkün bir mertebeyle daha çok gol atmaya çalışacağım. Bu bir cevap niteliğinde değil, amacım sadece formasını giydiğim takıma katkıda bulunacağım.