Tayfun Korkut'un en büyük şansı

Tayfun Korkut'un en büyük şansı
Tayfun Korkut'un en büyük şansı
Hannover 96'ın genç teknik direktörü Tayfun Korkut, Türk ve Alman futbolu ile çalıştığı teknik adamları değerlendirdi.

Almanya'da başladığı futbol kariyerine Türkiye 'de Fenerbahçe 'de devam eden Tayfun Korkut, daha sonra İspanya'nın Real Sociedad takımında forma giydi. 3 senelik İspanya macerasından sonra Türkiye'ye geri dönen Tayfun Korkut, birer sene Beşiktaş ve Gençlerbirliği'nde oynadıktan sonra sonra 2006 yılında futbolu bıraktı. Tayfun Korkut 42 kez A Milli Takım formasını giyen Korkut, aktif futbol hayatına veda ettikten sonra teknik direktörlük yapmaya karar verirken, İlk antrenörlük deneyimini İspanya'da formasını giydiği Real Sociedad takımının alt yapısında yaptı. Abdullah Avcı döneminde A Milli Takım yardımcı antrenörlüğüne başlayan Tayfun Korkut, Avcı'nın görevi bırakmasıyla Milli Takım'dan ayrıldı.

Tayfun Korkut, 2013 yılının son günlerinde Hannover 96 ile anlaşarak Bundesliga'da görev alan ikinci Türk teknik adam oldu. Genç hoca, Hannover'in başında ilk çıktığı maçta deplasmanda Wolfsburg'u 3-1 yenerek, takımının bu sezon ilk deplasman galibiyetini almasını sağladı.

Almanya'nın ünlü gazetesi Bild'e özel bir röportaj veren Tayfun Korkut, özellikle Almanya Milli Takımı teknik direktörü Joachim Löw'ün kendisini çok etkilediğini ifade etti.

Röportaja geçen hafta oynadıkları ve bu sezon ki ilk deplasman galibiyetini aldıkları Wolfsburg maçı hakkında ki görüşleri ile başlayan Tayfun Korkut "Aldığımız galibiyet ilk deplasman galibiyeti olması açısından önemli idi. Tabii yeni bir teknik direktör olarak benim için de. Galibiyet ileriye dönük bir adımdı ancak sadece bir adım. Bazı olumsuz sonuçların da olabileceğini biliyorum. Ancak performansımızı Cumartesi günü yine göstermek istiyoruz" dedi.

Futbolda başarı için dayanışmanın önemini anlatan genç teknik adam " Oyuncular birbiri ile dayanışmalı. Bu başarı için temel bir koşul. Bu dayanışmayı Wolfsburg maçında gördüm. Belki her şey mükemmel değildi ama oyuncular birlikte başarılı olmak istiyor" ifadelerini kullandı.

Almanya doğumlu olduğu için Bundesliga'yı yakından tanıyan ve takip eden Tayfun Korkut Hannover 96 takımında resmi olarak göreve başlamadan takım ve futbolcular hakkında bilgi topladığı ve videolar seyrettiğini belirtti. Hannover'in eski teknik adamı Mirko Slomka'yı da yakından tanıdığını söyleyen Tayfun Korkut " Göreve başlamadan önce hazırlandım ve bir çok maçı videodan izledim. Kulübe yakın çevrelerden bilgi topladım. Aradan geçen dört hafta sonrası şimdi çok daha fazla şey biliyorum. Her geçen gün 96 hakkında bilgim daha kapsamlı ve derinlemesine olacak. Birbirimizi uzun süredir tanıyoruz. Onu aradım ve bilgi verdim.Ancak birlikte yemek yemeyi henüz başaramadık. Bu hafta yapabilir miyiz henüz bilmiyorum. Ama kontağımız her halükarda sürüyor ve bu yemeği yakın zamanda yiyeceğiz. Sonuçta aramızda 300 km yok" dedi.

Açıklamalarında futbolculuk kariyeri hakkında da konuşan Tayfun Korkut, forma giydiği takımlarda hep iyi teknik direktörlerle çalıştığını ve onların kendisini çok etkilediğini belirtiken. Kendisini idöl ismi olarak da Almanya Milli Takımı teknik direktörü Joachim Löw'den bahsetti. Tayfun Korkut" Benim en büyük şansım üç ayrı ülkede oynamam ve birçok iyi antrenörle çalışmam oldu. Bunların arasında Lotina, Denoueix gibi çok tanınmamışlar ama futboldan çok iyi anlayanlar da vardı. Daha sonra Perreira, Toshack, Del Bosque ve tabii ki Löw. Löw'ü genç bir teknik adam olarak ilk olarak Fenerbahçe'de tanıdım. O zaman şu an benim bulunduğum yaştaydı. Beni en çok etkileyen yanı çalışmalarını Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte çok sakin bir şekilde sürdürebilmesi oldu. Bütün bu başarılı, tanınmış teknik adamların ortak yanı ise kendilerini çok önemli görmemeleri ve hep mütevazi olmalarıydı" dedi.

Hannover'in genç Türk teknik direktörü ilkeleri ve hedefleri hakkında da konuştu. Tayfun Korkut "Futbolcular her zaman kendi konumlarını bilmeliler. Ben açık, dürüst ve direkt biriyim. Karşılıklı saygı sizli veya benli-senli konuşmaktan daha önemli. Oyuncularım bana antrenör diye hitap ediyor. Düşüncede bile olsa beş adım birden atamazsınız. Kimse gittiğimiz yol nereye çıkar veya nereye varılır bilemez. Kısa süre önce Hannover'da çalışmaya başladım.Şuan hayatımda Hannover ve takım en önemli unsurlar. Bunun dışında hiçbir şeye yer yok." ifadelerini kullandı.

Tribünler ve taraftarlar hakkında ki düşüncelerini de açıklayan Tayfun Korkut "Evet tribün takımın bir parçası. Onlar sahada takım için uğraşıyorlar. Önemli olan oyuncuların taraftarlarla bir bağının olması. Ben tribüne öncelik veren biri değilim. Ama taraftarlar sevindiğinde ben de seviniyor bunu da fark ediyorum. Zaten bu duurmda takım başarılı olmuş demektir. Wolfsburg'da buz gibi havada bizi destekleyen taraftarlarımız süperdi" dedi.

Röportajının sonunda Almanya doğumlu Türk bir ailenin çocuğu olması hakkında da yorum yapan Tayfun Korkut değişik kültürlerde yaşamak ve birkaç farklı dil konuşabilmek futbol hayatında da yardımcı olduğunu belirtti. Tayfun Korkut "Benim Alman pasaportum, Türk anne babam ve İspanyol eşim var. Köklerimin belli olmasına rağmen kendimi Avrupalı hissediyorum. Türk Milli Takımı forması giydim. Eğer bir milli takım forması giyilirse bunu % 100 emin olarak yaparsınız. Ben değişik kültürleri yaşama şansına sahip oldum. Bu benim yaşamımda önemli bir şey. Bana insanlarla ilişkilerimde çok yardımcı oluyor. Teknik direktör olarak da böyle. Ama herkesi her zaman yine de memnun edemeyeceğim. Bana bütün kariyerimde çok yardımcı oldu konuştuğum lisanlar. Tabii ki Almanca ve Türkçe konuşuyorum. Ayrıca İspanyolca ve İngilizce de. Ayrıca Fransızca öğrenmeyi istiyorum. Bunu bir ara yapmam lazım." İfadelerini kullandı. Sercan SAPANATAN (DHA)