Trabzonspor: Şikeden sonra hakeme tükürmek de serbest!

Trabzonspor: Şikeden sonra hakeme tükürmek de serbest!
Trabzonspor: Şikeden sonra hakeme tükürmek de serbest!
Fenerbahçeli Raul Meireles'in 11 maçlık cezasını 4 maça indirilmesini protesto eden Trabzonspor, "Tahkim Kurulu'nun özenle koruduğu ayrıcalıklı kulüp için artık şike, ırkçılık ve hakaretten sonra hakeme tükürmek de serbest hale gelmiştir" açıklamasını yaptı.

TRABZON - Türkiye Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu’nun son kararının Türk futbolundaki tükenmişliği iyice ortaya çıkardığını belirten Trabzonspor, açıklamasında daha sonra şu ifadelere yer verdi:

"Tahkim Kurulu’nun Fenerbahçeli Meireles’in cezasının indirimiyle ilgili almış olduğu karar Türk futbolundaki tükenmişliğin en üst seviyeye ulaştığının son çarpıcı göstergesidir. Tahkim Kurulu, adeta bir kulübün her türlü haklarını koruyup gözetmeye hevesli bir yapıda olduğunu bu tavrıyla bir kere daha gözler önüne sermiştir. Bugüne kadar o kulübü koruyup gözetmek doğrultusundaki görevini başarıyla yerine getiren (!) Tahkim Kurulu, bir an önce sorumluluğu çerçevesinde işten el çekmeli, mensupları da köşelerine çekilip vicdanlarıyla baş başa kendi muhasebelerini yapmalıdır."

"AYRICALIKLI KULÜP İÇİN ARTIK TÜKÜRMEK DE SERBEST"

Açıklamada, ‘ayrıcalıklı kulüp’ olarak söz edilen Fenerbahçe için artık tükürmenin de serbest hale getirildiği vurgulanarak daha sonra şu ifadeler kullanıldı:

"Tahkim Kurulu’nun özenle koruduğu ayrıcalıklı kulüp için artık şike, ırkçılık ve hakaretten sonra hakeme tükürmek de serbest hale gelmiştir. Üstelik bu kararın şike zanlısı ve suçlusu ayrıcalıklı kulüp yöneticilerinin TFF binasına kadar gelerek Federasyon Başkanı’yla yaptıkları pazarlıkların ardından alınması, hukuksuzluğun nasıl bütün ülke önünde fütursuzca sergilendiğinin büyük ispatıdır."

"FEDERASYONDA HAYSİYETLİ İNSANLAR DA VAR"

Açıklamada tüm gelişmelere rağmen Futbol Federasyonu içinde bu gelişmelerden rahatsız olanların bulunduğu vurgulanarak şu konulara dikkat çekildi:

"Elbette federasyonun içerisinde de bu gelişmelerden rahatsız olan dirayetli ve haysiyetli mensuplar bulunmaktadır. Onlara düşen; bu anlayışları çerçevesinde görevi bırakmaları, gerekçelerini kamuoyuyla paylaşmaları, futbolumuzun içine düştüğü çirkin tablonun değiştirilmesi adına öncülüğü yapmalarıdır. Kulüpler Birliği ise bu tiyatroyu seyretmekte ve (Bana dokunmayan yılan, bin yaşasın) sorumsuzluğuyla hareket etmektedir. Artık bu birliğin mensupları da biran önce kendilerini gözden geçirip bugün başkalarına yaşatılan haksızlıkların yarın karşılarına çıkabileceğini unutmamalıdırlar. Kulüpler Birliği’nin yaşanan bu gelişmelere karşı hangi tavrı takınacağını da büyük bir merakla beklemekteyiz. Onlarda sorumluluklarını bilmeli buna göre cesur tavırlar takınmalıdır."

"HALİS ÖZKAHYA BUNDAN SONRA NE YAPACAK?"

Trabzonspor’un açıklamasında hakem Halis Özkahya’nın da gelişmeler sonucu psikolojisinin bozulduğu iddia edilirken şöyle denildi:

"Sahanın ortasında hakarete uğrayan ve yüzüne tükürülen, FIFA listesinde yer alan hakem Halis Özkahya’nın da bundan böyle hangi psikolojiyle maçlara çıkacağı, otoritesini nasıl sağlayacağı ve gördükleriyle ilgili raporları ne düşünerek kaleme alacağı iyice düşünülmelidir. Ama belli ki bu detaylar Türk futbolunu yönetip sözde adalet dağıtanların umurunda bile değildir."

"SEYİRCİSİZ OYNAMA CEZASINA ELEŞTİRİ"

PFDK’nın (Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu) Galatasaray maçında çıkan olaylar nedeniyle verdiği bir maç seyircisiz oynama cezasının da eleştirildiği açıklama şöyle devam etti:

"Aynı federasyonun Disiplin Kurulu, Galatasaray ile Hüseyin Avni Aker Stadyumu’nda oynadığımız maçın ardından kulübümüze seyircisiz oynama cezası vermiştir. Ancak ne garip tesadüftür ki bu müsabakada yabancı madde isabet eden oyuncu, Trabzonspor formasını giyerken Karabük’te yüzüne atılan sert buz parçasıyla yaralanmış fakat bu eylemle ilgili olarak aynı yaptırım uygulanmamıştır. Sırf bu çelişki bile PFDK’nın formalara göre nasıl karar verdiğinin en çarpıcı göstergesidir. Bu federasyonun bütün kurullarıyla birlikte Türk futbolundaki misyonu uzun zaman öncesinden sona ermiştir. Gelinen nokta bardağı taşıran son damladır. Bu nedenle biran önce yapılması gereken görevi bırakmaları, ülkemizi ve futbolumuzu kendilerinden kurtarmalarıdır."(dha/Ömür Avcı)