Trabzon'u 'hain evlat Serkan' üzdü

Burası Trabzon. Sadece futbolda değil hayatın her alanında çıkışın zorlanarak bulunduğu bir yer, malum. Ama bir tek şeyle ifade edeceklerse kendilerini, o da Trabzonspor olur. Çünkü bir takım bir şehre ancak bu kadar kimliğini verebilir. O yüzden hıncahınçtı dün Avni Aker.
Haber: BAĞIŞ ERTEN / Arşivi

Burası Trabzon. Sadece futbolda değil hayatın her alanında çıkışın zorlanarak bulunduğu bir yer, malum. Ama bir tek şeyle ifade edeceklerse kendilerini, o da Trabzonspor olur. Çünkü bir takım bir şehre ancak bu kadar kimliğini verebilir. O yüzden hıncahınçtı dün Avni Aker. 3,5 ay sonra sanki kaybedilmiş kimliğe yeniden kavuşmuşlardı. Yine yeni bir başlangıç peşindeydiler ve bunun için Galatasaray hedefin tam ortasında duruyordu. Fakat ne yazık ki ne oyun ne de taraftar dokusu başarabildi bunu. Kargaşa hem sahanın hem de tribünün yine tek iktidarıydı.
Oysa dün güzel bir maç olabilirdi. Ama beklentiler çabuk ıslandı. Trabzonspor'un '3artı1'i de, oyunun son bölümü hariç Galatasaray üçlü forveti de pek işlemedi. Çünkü forveti çoğaltmak, ya da forvetsiz oynamak tek başına bir anlam ifade etmiyordu. Bütünlük önemliydi. Yine de nokta atışı yapan taraf konuk ekip oldu ve bu da galibiyete yetti.
7'de Lincoln'ün soldan girip vurduğu topla Ceyhun'un Gökdeniz'i defans arkasına kaçırdığı pozisyon arasında 8 saniye vardı. Dinamik başlayan maçın dişe dokunur ilk anı Serkan Çalık'la 12'de geldi. Ama ahenksiz koşuşturma bir süre sonra kakofoni yarattı. Orta sahadaki 'izdiham' oyunu çabuk kilitledi. Kilidi açan ise uzaktan vuruş oldu.
Emprovize, bir o kadar da düzensiz
Yine de bardağın dolu tarafı ağır basıyordu Cim Bom'da. Ayağa topu çok iyi bilen orta saha-forvet hattı baskıyı iyi yönlendiriyordu. Fakat sıkışıklık içinde etkinlikleri giderek yok oldu. Ersun Yanal "İnisiyatif bizde olmalı, oyunu biz yönlendirmeliyiz" diyordu maç öncesinde. Maçın alınacak bir inisiyatifi yoktu ki. Orta saha dövüşü başladıktan sonra 27'de Mehmet Topal'ın uzak vuruşu, 30 dönülürken Umut'un zorlayışı kayda geçti sadece. Bir de 32'de ise Sarı Kırmızı Serkan'ın ceza sahası çaprazından vuruşu. Hepsi bu. Her şey emprovize, ama bir o kadar da düzensizdi.
İkinci yarı daha hareketli olur diye düşündük. Nitekim topun kaleler arası gidiş geliş hızı çok yükselmişti. Ama bu hâlâ pozisyon çıkacağı anlamına gelmiyordu. Çünkü orta sahanın sert dengesi kimseye fırsat tanımıyordu. 60'da belki de ilk kez rakip defansın arkasına kaçtı Gökdeniz. Onun ortaya çevirdiği topu Ceyhun ve Umut tamamlayamadı. Ardından bir indirme harekâtı daha geldi, ama gol bir türlü ipucunu vermiyordu.
Neyse ki oyunun sonu gelirken zaaflar da belirginleşti. Zaten gol de ancak hata katsayısının yükseldiği bu oluktan gelebildi. 70'de Uğur-Sabri organizasyonunda Serkan Çalık yakaladı ilk fırsatı. Kafası kaleyi bulmadı. 72'de bu sefer Mehmet Topal iyi füzeledi. Bu sefer de Ahmet güzel çeldi. Gol sarı kırmızı kokar olmuştu bu aralar. Ersun Yanal, Ömer-Yattara değişikliğini biraz da bu yüzden, yani mücadele gücünü yükseltmek için yaptı. 78'de Umut'un plasesi gol olsa bu hamle sonuç verdi derdik. Olmadı, ama şu kesindi:
Oyunun dengesi kırılganlaşıyordu. Nitekim maçı döndüren yine son dakika uzmanı Galatasaray oldu. Serkan Çalık forvet oynadığı ilk maçta çalışıp didinmenin ödülünü 89'daki enfes vuruşuyla aldı: 0-1. Haliyle sevindi Cim Bom. Çünkü bunlar şampiyonluk alameti sayılabilecek önemde galibiyetlerdi.

TRABZONSPOR: 0
Ahmet 5
Serkan 6
Tayfun 5
T. Seyhan 5
Çağdaş 5
Hüseyin 6
Ayman 5
Ceyhun 5
Gökdeniz 4
Umut 4
Yattara 6
(Ömer 74) 4

GALATASARAY: 1
Orkun 6
Uğur 6
Song 6
Servet 6
H. Balta 6
Barış 6
(Sabri 44) 6
M. Topal 7
Lincoln 6
Arda 6
(Ümit 88) -
Hasan 6
(Volkan 80) -
Serkan 7

GOL: Serkan (89)
SARI KARTLAR: Ayman, Ceyhun / H. Balta
Stat: Avni Aker - Hakemler: S. Dereli, C. Satman, E. Sezertam