Tuncay'ın 'sus'u, Bülent'in gidişi

Fenerbahçe'nin problemi, kendi üstünlüklerinin şuuruna varıp tatbikata koyamamasında değil miydi esasen? Asaplarına hâkim olup bunu yapabildiklerinde, özellikle orta sahalarındaki kuvvetli 'dönergeçlerle', Beşiktaş'ı çaresiz bıraktılar.
Haber: TANIL BORA / Arşivi

Fenerbahçe'nin problemi, kendi üstünlüklerinin şuuruna varıp tatbikata koyamamasında değil miydi esasen? Asaplarına hâkim olup bunu yapabildiklerinde, özellikle orta sahalarındaki kuvvetli 'dönergeçlerle', Beşiktaş'ı çaresiz bıraktılar. İkinci yarıda büzülünce, Beşiktaş'ın marifetsiz inadı uyandı ama o da semeresizdi. Beşiktaş taraftarlarının açtığı, üzerinde Fenerbahçe tarihinin kahramanlarının resimleri ve 'Saygımız 100 yıllık ebedi dostluğu ve ezeli rekabeti yaratanlara' yazısı olan pankart, 'rakip' denen tüzelkişiliğin soyluluğunu ve kıymetini bayraklaştırdı: sezonun şıklıkları arasında yerini alacak.
Velhasıl Tuncay'ın pasını verdiği golden sonra Kezman'la omuz omuza yaptığı 'sus' işareti, şampiyonluk bahislerine konmuş bir nokta gibi görünüyor. Memleketin en enerjik, en dağıtıcı, en güleç futbolcusu Tuncay'ın vara yoğa 'sus' yaptığını biliyoruz-en meşhuru, Manchester United'den yenen farkı bir azaltan sayısındaki 'sus'u olmak üzere! Keşke dudağa giden o parmağın vesile ve saikleri kadar hedef ve etkisi de azıcık şaşıverse, başta kendi kulübündekiler olmak üzere, yöneticiler zümresi sükût terapisine girseler.
Unutulmayacak iki sahne
Son haftalar yaklaştıkça, 'topun oyunda olmadığı anlardaki' suretler, çehreler belleklerdeki rezervasyonlarını yaptırıyorlar. Bodrumdaki en kritik eşleşme olan Erciyesspor-Rizespor müsabakasındaki trajediden artakalanlar gibi. Erciyesspor, gazı açıp, kutularla hap yutup bir de ihtiyaten bileklerini kesti bu maçta:
İki penaltı ve pek çok gol (biri direkten) kaçırdılar, 9 kişi kalmış rakiplerine 90+5'te verdikleri panik kornerinin karambolünden beraberlik golünü yediler. Hemen ardından, unutulmayacak iki sahne... Bülent Korkmaz'ın, eşorfmanının fermuarını çekip, arkasına bile bakmadan yürüyüp gidişi... Gerçi bir an dönüp baktı arkasına, zaten 'işin bitmediğini' de söyleyecekti sonradan. Ama o an, bir 'Alıp başımı giderim buralardan' anıydı işte. İnsan bazen öyle hissetmez mi; futbolun içinde bu da yok mu? Ve ligimizin en belagatli oyuncularından Orkun Usak'ın o meş'um golden sonra kendini yerden yere atarak iç parçalayıcı dövünmesi: terli göğsüyle keçe kalıplarını döven keçe ustaları gibi...
Madem jestlerden, mimiklerden, çehrelerden konuşuyoruz, ligin asist kralı Gökdeniz Karadeniz, galiba o bahis skandalından erken afla döneli beri, hep aynı kareyle geliyor hatırıma: Kollarını iki yana açmış, başını hafif devirmiş, buruk bir gülümsemeyle biraz kalender biraz 'arabesk', hakemlerden birine sitemkâr olurken. Sivas galibiyetiyle ligin ikinci devresi klasmanında 29 puanla Beşiktaş'ı yakalayan (ne fayda?) Trabzonspor'un fotoğrafı da budur. (Beşiktaş'ın top toplayıcı suretindeki minik yıldız adayı Muhammed'in Alex'e ve formasına içi giderek bakışını tefsir etmek ise Eray Özer'e düşer.)
Bütün Mehmet'lerini ve bütün forvetlerini tedavüle sokan Galatasaray'ın hücum sahnelerinde, filme dahil edilmemiş 'kamera arkası görüntüler' sayılabilecek kareler vardı: Topu ayağının altından kaçırmalar, altına fazla girip semaya yollamalar, taç istikametinde yamultmalar, acemiler gibi ayağından açmalar, arkasında unutmalar... Antalya'ya karşılıklı yaptıkları en iyi iş, hücum presti. Bakalım ikincilik yarışında sebatkâr olabilecekler mi?
Ankaraspor sürprizi
Antalya 14. beraberliğini alırken, beraberlik müptelası Ankaraspor haftanın sürprizini yaptı: Sıkıntıdaki Antepspor'u Kamil Ocak'ta mağlup etti. Yine tazelerinin sayılarıyla. Antepspor, 38 golün 12'sini, ikinci devrenin ilk çeyreğinde yedi. Ankaragücü ve Manisaspor, geçimlik galibiyetlerini hayli zorlanarak aldılar. Tatangalar'ın hiç sevişmediği Ankaragücü'ne karşı Sakaryaspor, hiç de formalite olsun diye oynamadı.
Trabzon ve Beşiktaş'ın 29'ar puanla lider olduğu ikinci devre klasmanında Sakarya 6 puanla sonuncu, onun üzerinde 12'şer puanlı üç takım yer alıyor: Gençlerbirliği, Manisaspor, Bursaspor. Üçü de ligin ilk yarısında umur görmüşlerdi. Manisa için 'Şampiyon olabilir mi?' bahisleri açılmıştı, Bursa ilk beşi zorlayabilir görünüyordu, Gençlerbirliği ise üç-dört hafta öncesine kadar hâlâ UEFA adayları arasındaydı. Bunlardan en baş aşağı gideni, sekiz haftadır iki puan alabilen ve beş haftadır üçüncü kez 90'da yediği golle puan kaybeden Gençlerbirliği. 10. sırayla 16. sıra arasındaki yedi takımın sıkıştığı üç puan enindeki asansörde onlar da var.
14 golle, 12 golün atıldığı 19. haftadan sonra en kesat hafta oldu. İlginçtir, bu haftanın Süper Lig'in ilk yarısındaki etabı olan 14. haftada da 14 gol atılmıştı.