Türk futbolu sol açığını kaybetti

Türk futbolu sol açığını kaybetti
Türk futbolu sol açığını kaybetti
Futbolda sendikal faaliyet başlattığı için Galatasaray'dan aforoz edilen Metin Kurt 64 yaşında ameliyat masasında kalp yetmezliğinden yaşamını yitirdi

Bir dönem Galatasaray ile Milli Takım'ın en önemli oyuncularından olan ve Spor Emekçileri Sendikası kurucusu Metin Kurt, bir süredir rahatsızlığı nedeniyle hastanede tedavi görüyordu. Kurt, kalp yetmezliği nedeniyle saat 11:00 sularında hayata gözlerini yumdu. Türk futbol tarihinde ilk 'sporcu grevini' yapan Metin Kurt Türk futbolunda sendikalılaşma sürecini başlatan isimdi. Kurt, 1976'da Galatasaray'dayken Türkiye Kupası finalini oynamaya hak kazanınca vaat edilen 10 bin lira primin ödenmemesi üzerine greve gitmişti. 'Antrenmana katılmama' şeklinde uygulanan greve, ünlü futbolcular Yasin, Gökmen, Büyük Mehmet de katılmıştı.

 

GALATASARAY'DAN AÇIKLAMA

 

Galatasaray Kulübü'nden yapılan açıklamada, sarı-kırmızılı ekibin unutulmaz oyuncularından Metin Kurt'un geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybettiğinin büyük bir üzüntüyle öğrenildiği belirtilirken, “Galatasaray'da 1970 ile 1976 yılları arasında forma giyen Metin Kurt, Brian Birch yönetiminde 1970 ile 1973 yılları arasında kazanılan üç şampiyonlukta en önemli pay sahiplerindendi. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine, sevenlerine ve Türk spor camiasına başsağlığı dileriz” denildi. Sarı-kırmızılı kulüpten yapılan açıklamada, Metin Kurt'un cenaze namazının yarın ikindi namazına müteakip, Ataşehir Mimar Sinan Camisi'nde kılınacağı belirtildi. Kurt'un naaşı, cenaze namazının ardından Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı'na defnedilecek.

 
FENERBAHÇE'DEN BAŞSAĞLIĞI


Fenerbahçe Kulübü, Galatasaraylı eski futbolcu Metin Kurt'un vefatı nedeniyle başsağlığı mesajı yayımladı. Sarı-lacivertli kulüpten yapılan açıklamada, Galatasaray ve Türk futbolunun unutulmaz oyuncularından Metin Kurt'un ölümünden duyulan üzüntü dile getirilerek, “Merhuma Tanrı'dan rahmet, ailesine, sevenlerine, Türk spor camiasına ve Galatasaray Spor Kulübü'ne başsağlığı dileriz” denildi.

METİN KURT KİMDİR?

 

 15 Mart 1948'de doğan eski millî futbolcu, teknik direktör, siyasetci Metin Kurt'un Galatasaray'da yıldızı parladı ve döneminin en önemli sporcuları arasında yer aldı.
Ailesinin geçim derdi yüzünden lise öğrenimi sırasında İstanbul'daki amatör spor klüplerinde futbol oynamaya başladı. Ağabeyi İsmail Kurt bu dönemde ünlü bir futbolcuydu. İlk profesyonel transferini İzmir'e Altay'a giderek yaptı. Buradan sonra Ankara ekiplerinden PTT'ye geçti. PTT'de Tamer Güney yönetiminde yıldızı parladı. Galatasaray'a önce kiralık daha sonra bonservisiyle gitti.

 

 GALATASARAY'DAN AFOROZ EDİLDİ

 

Galatasaray 'da özellikle Brian Birch yönetiminde şampiyonluklar yaşayan takımın değişmezleri arasında oldu. Bu dönemde Milli Takım da da yer buldu. Ancak dürüst kişiliği, özlük haklarını araması ve sendikal faaliyet girişimleri yüzünden klüpten aforoz edildi. Takımdan uzaklaştırıldıktan sonra gittiği Kayserispor'da futbolu bıraktı. Toplamda 37 kere Milli takıma çağrılmış olan Kurt, 26 kere A Milli, 9 kere 21 yaş altı, 2 kere de 18 yaş altı Milli Takım forması giydi. 1969 yılında RCD Kupası kazanan ekip içinde yer aldı. Futbolu bırakmasının ardından aralarında Eyüpspor ve Dikilitaş kulüplerinin de bulunduğu çeşitli takımları çalıştırdı.

 

SPOR EMEK-SEN'İ KURDU


12 Eylül darbesinin ardından kesintiye uğrayan spordaki örgütlenmeyi yeniden canlandırmak isteyen Metin Kurt, 2010 yılında Türkiye Devrimci Spor Emekçileri Sendikası'nı (Spor Emek-Sen) kurmuştu. "Hiçbir şut emekçi kalesine girmeyecek. Önce, sporda ter dökenler kazanacak" sloganıyla yola çıkan Metin Kurt, futbolcu haklarının yasal olarak korunması için birçok çalışma yapmıştı.

Siyasi kimliğiyle de ön plana çıkan Kurt, 2011 genel seçimlerinde Türkiye Komünist Partisi'nin İstanbul milletvekili adayı olmuştu.


LAKABI "ÇİZGİ"


Galatasaray'da oynadığı dönemde zamanın teknik direktörü Brian Birch'in Metin Kurt'a çizgide görev vermesinin ardından efsane oyuncunun lakabı "Çizgi" olarak kalmıştı. Metin Kurt ise "Çizgi" lakabının kendisine verilmesiyle ilgili bir anısını şöyle anlatıyordu; "Bunu bana sıkça soruyorlardı. En sonunda ben de bir gün dedim ki, 'Bak arkadaş, ben halkçı bir adam değil miyim? Sahada halka en yakın yer neresi? Çizgi! Başka bir yerde mi oynayacaktım?" 

 

FUTBOLDA KURTULUŞUN REÇETESİ

Metin Kurt, Kenan Başaran'la Referans gazetesi için 23 Ocak 2010 tarihinde yaptığı söyleşide Türk futbolu ve kendisi için şu saptlamalarda bulunmuştu: "Bir sınıf bilincimiz var. Önceliğimiz tavandan tabana doğru örgütlenmek. Çaycıdan top toplayıcıya kadar bu anlamda Türkiye'de 500 bin kişi var hedefimizde... İlla da "Ardaları, Semihleri ve Nihatları" örgütleme derdind değiliz. Ama yine de onların desteğini istiyoruz. Fatih Terim, hayatı boyunca hiçbir sporcuya yanlış yapmamıştır. O da Mustafa Denizli de Şenol Güneş de bizi destekler...Bizim dışımızdakiler, profesyonel futbolcular sendikası kurmak istiyor. Ama kuramazlar. 70'lerde kurduğumuz Amatör Sporcular Derneği'nin 70 bin üyesi vardı. Bunların hepsi mi öldü? Bakın, bugün sadece işsiz antrenör sayısı 6 bin. Biz bunları örgütleyerek işe başlayacağız. 1.5 ay içinde Kocaeli, Eskişehir, Zonguldak, Ankara, İzmir, Adana ve Diyarbakır'daki sendika organizasyonu tamamlanacak. Türkiye'de sporun bir iş yasası yok. Bu iş bir sektör ve sporcu da artık bir işçi. Sporun amatörü yok ama sporcunun amatörü var. Amatör ile profesyonel aynı işi yapıyor fakat amatörün hiçbir hak hukuku yok. İlk işimiz bir yasa taslağı hazırlamak. Digiturk'ü Erman'ın gidişi değil, sendika kurtarır. Bu işe milyon dolarlar harcayan Digiturk'ün de sendikaya ihtiyacı var. Çalışanların örgütlü olmaması şike, mafya, siyaset, doping, kavga, gürültü ve küfür demek... Sporda şikâyet edilen bütün sorunların çözümü sendikal örgütlenmeyle aşılabilir."

KURT'TAN İNCİLER: ÇOK DOPİNG YAPTIM

Metin Kurt, futbol dünyasında yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Çok doping yaptım. Her önemli maç öncesi doping yapılırdı. Çünkü yapmazsan takıma ihanetle suçlanırdın. Bugün amatörde daha yaygın. Bedelini alkolizmle ödedim. Erken yaşta aramızdan ayrılan Yusuf Tunaoğlu, büyük bir ihtimalle bu yüzden öldü.

ERGUN GÜRSOY ŞİKECİ Mİ


Ergun Gürsoy ile aynı evi paylaştım ama 1987'deki şike iddialarını kendisine hiç sormadım. Artık onu siz takdir edin. Şike üç şekilde yapılır: Hatırla, parayla ve mafya yoluyla... Teşvik, doping ve şike finans kapitalin içinde olan şeyler.

EN BÜYÜK ACIM MAHİRLER


Mahir Çayan ve arkadaşlarının öldürülmesi ve Deniz Gezmişlerin asılması, yaşadığım en büyük acılardır. Ne aşil tendonumun kopması ne de bacak kırılması.. Onlar için bireysel bir eylem koymayı düşünmedim; çünkü örgütlü mücadele veriyordum.

DEMİREL İSTİFA ETTİ Mİ


Zaman zaman sahada, "Gol olsa ne olur olmasa ne olur" diye düşünmüşümdür. Bir milli maçta sırasında, muhtarı yemiş Demirel'in istifa edip etmeyeceğini düşünüyordum. Tribünler ise "Milli takım çok yaşa" diye bağırıyordu. Sporun olumsuz sonuçlarından biriydi.


GİBBS REKLAMI BİR HATAYDI

Maddi sebeplerden Gibbs reklamında oynamıştım. Bugün bunu geçmişte yaptığım bir hata olarak görüyorum. Ben jübile bile yapmadım; çünkü bunu modern dilencilik olarak gördüm. Jübilenin de yasal bir prosedürü olmalıydı. Misal emeklilik ikramiyesi gibi...

MİLLİ ÇELİŞKİLERİM OLDU

Bir sosyalist olarak "milliyetçi damar"ın çok kullanıldığı milli maçlarda çok çelişkiler yaşadım. Sovyetler Birliği ile oynuyoruz. Kazanırsak kapitalizm, Sovyetler kazanırsa sosyalistler kazanmış oluyor.

SEFİLCE BİR KİTAP OKUMA

PTT'de malzemecimiz Aydoğan, Victor Hugo'nun Sefilleri'ni getirdi ve sonra "Okudun mu" diye sürekli sordu. Ben de biraz başından, biraz ortasından ve biraz da sonundan okudum. Aydoğan yine sorunca "Okudum. Yahu bu Paris'in kanalizasyonları ne kadar genişmiş" dedim.

 

HABER YORUM/KENAN BAŞARAN


Metin Kurt, 'kafayı kullasaydı' şimdi ya büyük bir takımın hocası veya da her aksam televizyonda ahkam kesen bir yorumcu olarak evlerimize konuk olan sağlıklı ve sıhhati bir eski şöhret olacaktı. Ancak o 'takımdan ayrı düz koşu'yu tercih etti. Ancak uzun soluklu, ömrün vefa etmeyebileceği bir koşu olacaktı ki öyle de oldu. Bu uzun koşudan gaye de esasen 'takımı birleştirmek'ti. Bugün futboldan kazandıkları liyakatlerine toz kondurmayanların aksine şöhretinin zirvesinde tercihini sporda hak arama mücadelesinden yana kullanan bir devrimciydi. Yalnızlastırılmış ama yıldırılamamış bir futbol devrimcisiydi Metin Kurt... O kafasını, bir sektöre dönüşen oyunda sporcunun nasıl sömürüldüğüne yordu ve bunun icin de tek başına da kalsa ataklar geliştirdi. Son nefesine kadar tüm sporcuların amatör bir ruh çerçevesinde örgütlenmesi icin çalıştı. 'Metin Kurt yalnızlığı' memleket sporunun ödediği en büyük bedeldir... Selam olsun büyük 'sol açık'....

 

ADINA ŞARKI YAPILDI



90’ların en önemli rock gruplarından Kesmeşeker, ‘Doğdum Ben Memlekette’ isimli 20. yıl albümünün kapağına memleket futbolunun sıradışı ismi Metin Kurt’u taşırken bir de adına şarkı yaptı. Şarkı grubun kurucusu Cenk Taner imzalı.

 

 

İŞTE METİN’İN ŞARKISI

Fazlalık var atalım
Denizciler, havacılar yaptı bunu
Sardunya kırmızı bir yüzün var
Yola çıkalım desem yolsuzuz o başka
Haydutlar ölmeden son bir dans / Ne dersin
Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel
Kula kulluk etmezdin / Çok yanlış biriydin
Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel?
Yani iki şişe ucuz şarap / Bir tarih yazabilir
Verdiğim tüm sözler / Bir anda uçabilir
Sıcak bir bira / Aşk sendikasında
Metin Kurt gibi yalnızız / Ceza sahasında da
Ne güzel, ne güzel / Ne güzel, ne güzel
Gördüm seni cebinde / Kuşku bombasıyla
Salıpazarı ihtişamıyla bir sofrada
İnandığın her şeyi attığın kalbinde
İnanmadığın her şey yedek kulübende
Haydutlar ölmeden son bir dans / Ne dersin?
Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel
Kula kulluk etmezdin / Çok yanlış biriydin
Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel?
Yani ki şişe ucuz şarap / Bir tarih yazabilir
Verdiğim tüm sözler / Bir anda uçabilir
Sıcak bir bira / Patlat bir sigara
Metin Kurt gibi yalnızız / Ceza sahasında da
Ne güzel, ne güzel