Türkiye bu, sürprizi çok sever

Türkiye, taraftarına her daim heyecan yaşatan bir takım. Hiç bir büyük organizasyona baraj turu oynamadan gitmeyen Kırmızı-Beyazlılar, Portekiz 2004 yolunu da en az 180 dakika daha uzatmayı yeğledi.
Ama tabii ki bu tür uzatma serüvenlerinin riski de var; elenmek gibi bir tehlike...

RİGA - Türkiye, taraftarına her daim heyecan yaşatan bir takım. Hiç bir büyük organizasyona baraj turu oynamadan gitmeyen Kırmızı-Beyazlılar, Portekiz 2004 yolunu da en az 180 dakika daha uzatmayı yeğledi.
Ama tabii ki bu tür uzatma serüvenlerinin riski de var; elenmek gibi bir tehlike... Rakip Letonya'ydı ve maç öncesi, kağıt üzerinde eleme turu oynayan takımlar içinde, kağıt üzerinde en zayıf olanı görünümündeydi...
Yedek kulübesinin battaniyelere gömüldüğü, saha içindekilerin de mücadelenin hızıyla ısındığı son derece soğuk bir Riga gecesinde başlayan maçta, önyargıların pek de önem taşımadığı çok geçmeden anlaşıldı. Ay-Yıldızlılar, topu karşı alana yıkarak başladılar. Fakat ilk ciddi gol girişiminde bulunan taraf Letonya oldu. 7'de Verpakovskis, solda Rüştü'yle karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu kaleciye nişanladı, devamındaki pozisyonda top kale çizgisi önünden savuşturuldu. Akabinde kazanılan frikikte Nihat Kahveci çok kötü şut kullandı. Daha çok kontratak futbolu benimseyen ve çok hızlı çıkan Baltık ekibi, çok geçmeden aradığı golü buldu.
29'da orta sahadan yapılan uzun ortada top Bülent'in kafasıyla geriye düştü. Topu kontrol eden Verpakovskis, Emre Aşık'ı klas bir bilek hareketiyle ekarte etti ve ileri çıkmakta olan Rüştü'nün yanından ağlara yolladı: 1-0. Golün ardından beraberliği deneyen Türkiye, özellikle kanat oyuncularının topu içeri aktaramaması, aktarılan toplarda da İlhan Mansız'ın top tutmaktaki beceriksizliğiyle, birçok pozisyonda başarısızdı. Böylece ilk yarı ev sahibi takımın 1-0'lık galibiyetiyle sona erdi.
Bol faullü bir 45 dakika
İkinci 45 dakika ise Letonya'nın baskı dolu oyunuyla başladı. Bir türlü sahasından çıkamayan Ay-Yıldızlılar, 54'te Ergün'ün soldan kullandığı korner atışı sırasında Emre Aşık'la o ana kadar en ciddi gol pozisyonlarını buldular ama top önce defansa eridi, sonra da auta çıktı. İki takımın da faüllü oynaması ve Fransız hakem Gilles Veissiere'nin de her pozisyonda düdüğüne başvurması, son zamanların en kötü maçına ortam hazırladı. Türkiye zaman zaman sağdan kanat bindirmelerini denediyse de Okan ve Fatih Akyel'in son derece kötü ortaları, pozisyonları başlamadan bitirdi. 69'da sağdan gelen Fatih Akyel, herkesin pas beklediği ortamda kaleyi denedi ama sert şut Kolinko'nun ellerinde kaldı.
73'te Emre Aşık, yapılacak en saçma hareketi yaptı ve arkasındaki ramibe göz göre göre dirseği yapıştırdı. Hakem Veisseire için kırmızı karttan başka seçenek kalmadı, o da Emre'ye soyunma odasının yolunu gösterdi. 75'te kazanılan serbest vuruşta, topun başına Nihat geçti ama Emre her zamanki gibi atışı kendi kullanmak istedi; nihayetinde son derece kötü bir vuruşla pozisyonu harcadı. 79'da İlhan elverişli durumda, takımını bir golden etti. Kalan dakikalarda Türkiye mecburen doldur boşaltı denedi. Az sayıda adamla hücum ederken, kontra bir gol yememeyi de düşünen Kırmızı-Beyazlılar, 86'da istediğine kavuşacaktı. Ne var ki İbrahim'in soldan ortasında Emre Belözoğlu'nun kafası direkten döndü; peşi sıra gelişen pozisyonda İlhan Mansız boşluğu dövdü. Kalan dakikalarda başka pozisyon olmayınca iş çarşamba günkü rövanşa kaldı. (Spor Servisi)