Üç puanı birarada gördüler

28 Şubat 2003. Soğuk bir hava vardı ama Saracoğlu'nu dolduranlar 'ehveni şer' kabilinden üç puanla ısınarak evlerine dönmüşlerdi o gece.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

28 Şubat 2003. Soğuk bir hava vardı ama Saracoğlu'nu dolduranlar 'ehveni şer' kabilinden üç puanla ısınarak evlerine dönmüşlerdi o gece. Aradan geçen yetmiş günde 'üç puan' sözcüğü, kendini sakınmakta ısrar etti Fenerbahçe camiasından. 'Rekor' ifadesi de değiştirdi yerini. Sarı-Lacivertli takım bu noktada yeni bir misyona soyundu: Düşenin dostu... Tehlikeli bölgeden uzaklaşmak isteyen her takım, Kanarya'nın engin hoşgörüsünden yararlandı. Son örnek Bursaspor'du. Ligin en kötü futbol oynayan takımların başında gelen Yeşil-Beyazlılar, geçen hafta Fenerbahçe sayesinde bir nebze olsun soluk aldılar. Bu haftaki talihli ise Kocaelispor'du.
Ama maç öncesi tabloya bakıldığında Körfez ekibini, Fenerbahçe'nin bile kurtarması zor görünüyordu.
Bu kez gençler yoktu
Öte yandan hedefsiz olduğu ve bu yüzden de haftalardır aymaz bir biçimde futbol oynadığı ileri sürülen Sarı-Lacivertliler'in geçen haftaki sonuçlardan itibaren aslında ciddi bir hedefi var: UEFA'ya katılabilmek. Yönetim, takımın yakın gelecekteki teknik patronunu arayadursun, dün gece şimdiki zamanın kurtulması yolundaki ilk önemli adımdı, kuşkusuz. 90 dakikaya gelince. Önce şu tespiti yapalım; hafta içindeki konuşmalarının teması 'gençlik' olan Tamer Güney, dün gece takımın gençlerine ilk onbir içinde yer vermemişti. 'Güney kabinesi'nde sandalye sahibi olan Semih, Erman ve Fahri'nin yanı sıra dün yedek kulübesinde yepyeni bir isme daha tanık olduk; Ulaç Çağlayan. Maç ise sahadaki genç Fenerbahçeliler'den Tuncay'ın sağdan geliştirdiği atakla heyecan kazandı. 6'da Hakan'ın, Ahmet Şahin'in elinde ereyen şutu, ilk on dakikanın kayda değer hareketiydi. Johnson'un Rebrov'un önüne yuvarlayıp Ukraynalı'nın harcadığı pozisyonun dakikası ise 10'du. Sonra oyuna sıkıntı dolu anlar hakim oldu.
22'de Mirkoviç'in bomboş pozisyonda topu boşluğa dikmesi, sıkıntıya mola veren ilk hareketti. Takımın yaşadığı genel aymazlığın farkına varmamışçasına davranan Tuncay, 25'te sağdan kayıp gitti, ceza sahası yayının dışından, sağ ayağıyla meşin yuvarlağa kavis verdi. Top Ahmet Şahin'in bakışları arasında ağları buldu: 1-0. Aynı Tuncay bir dakika sonra soldan geldi, şık bir çalımın ardından bombeli vuruşu, kalecinin ellerindeydi. 32'de topla buluşan Lazarov'un enfes şutu Kocaeli
adına en güzel hareketti. 45'te aynı Lazarov, Mirkoviç'in hatalı pasında, topu ezerek beceriksizlik örneği gösterdi.
İkinci yarı iki Slav'ın geliştirdiği atakla başladı. Besçasnıh soldan ortaladı, Rebrov sağdan vurdu; top direkte patladı. 54'te soldan gelen Cem Sinan, Rüştü'yle giriştiği düellodan takımı adına gol çıkartamadı. 61'de Johnson maç boyunca kötü kullanılan serbest vuruşlardan bir yenisini gökyüzüne dikti. 62'de soldan Tuncay'ın taşıdığı topa ağır cüssesiyle Besçasnıh vurana kadar, Körfez savunması tehlikeyi uzaklaştırdı. 77'de Rebrov maçtaki ilk ve tek yandan auta giden serbest vuruşa imza attı. Böylece zevksiz ve pozisyonu az maç Fenerbahçe'nin 1-0 galibiyetiyle sona erdi. Bu arada 9 Mayıs 2003 de, yetmiş günlük üç puan hasretinin bittiği tarih olarak hatırlanacak.