"Uçakta 'Zenciler hastalık getirir' diye bağırmış"

"Uçakta 'Zenciler hastalık getirir' diye bağırmış"
"Uçakta 'Zenciler hastalık getirir' diye bağırmış"
Beşiktaş'ın eski futbolcusu Roberto Hilbert, eşi ve çocuklarının yaşadığı ırkçı tacizleri anlattı. Alman oyuncunun aktardığı olaylardan biri de İstanbul yolculuğunda yaşanmış...

Roberto Hilbert, 21 yaşındayken, kendisinden 12 yaş büyük Eritre kökenli Saba ile evlendi. Biri Saba’nın ilk evliliğinden olmak üzere 4 çocuğu olan Hilbert, Die Welt’e verdiği röportajda, ırkçılıkla ilgili ilginç açıklamalar yaptı.

Yaşadığınız son ırkçılık olayı neydi?
“Son olay benimle değil, ailemle ilgili. Eşim bir süpermarketin otoparkındayken bir adam bağırarak arabanın kapısını açmaya çalışmış. Eşimin parkını beğenmemiş ama sonradan anlaşıldı ki sorun park değil, koyu tenli birinin nasıl böyle güzel bir araba kullandığı. Sonra bana anlattığında 'iyi ki orada değildim' diye düşündüm. Orada olsam, önce konuşurdum; zor olsa da sakin kalmaya çalışırdım. İnsanların ırkçı davranışlarının altında yaşadıkları sıkıntılar yatıyor. İçlerindeki basıncı atmak için bir vana oluyor.”

Mülteci olayı Avrupa ’da ciddi sıkıntı. Kimse onları yakınında istemiyor.
“Sorsanız, ‘Almanya’da niye mülteci istemiyorsunuz?’ diye birçoğu doğru dürüst cevap veremez. Konuyu anlamak için mültecilerin hikayelerine bakmak gerek. Benim eşim Afrika’dan gelmiş. Beş yaşında annesi ve kızkardeşleriyle kaçmışlar. Niye? Çünkü orada savaş varmış. İnsanlar, Almanya’yı çok güzel bulduklarından değil, ülkelerinde savaş olduğundan kaçıyor. İleride burada savaş olursa ben de ailemi buradan çıkarmaya çalışırım ve bizi alacak ülke bulursam şanslı olduğumu düşünürüm.”

Eşiniz Almanya’da neler yaşıyor?
“Artık daha mizahi yaklaşıyor. Eskiden, ırkçılıkla karşılaştığında yıkılırdı. Oysa Alman pasaportu var. Aksanı benden iyi. Ama onu tanımayanlar ilk önce Portekizce veya İngilizce konuşmaya çalışıyor.

Beşiktaş ’ta oynadığım sırada ailem beni ziyarete geliyordu. O zaman iki yaşında olan kızım uçakta biraz huysuzlanmış. Adamın bir de, ‘Çocuklarla sorunum yok. Ama zencilerin ağlayan çocuklarıyla var. Zenciler alkoliktir. Topraklarımıza hastalık getirir’ diye bağırmaya başlamış. Uçakta kimse eşime destek vermemiş. Hatta hostes bağıran adamın değil, eşimin yerini değiştirmek istemiş. Sonra konuyla ilgili dava açtık, ama delil yetersizliğinden sonuç alamadık.”

4 çocuğunuz var. Onlar sorun yaşıyor mu?
“Bir keresinde oğlum Afrikalı olmak istemediğini söylemişti. Eşim çok üzüldü; ‘Yarı Afrikalısın. Kendinle ilgili dik durmalısın’ dedi. Sonra onunla konuştum. ‘Baba, Afrikalı olursam kimsenin beni sevmeyeceğini hissediyorum’ dedi. Ona hep kendisiyle barışık olması gerektiğini anlattık. Artık 10 yaşında. ‘Yarı Afrikalı, yarı Alman olmaktan gurur duyuyorum. Babam Alman, annem Afrikalı’ diyor. İşte bu kadar. Diğer çocukların siyah ya da beyaz olduğu, Afrika, Asya veya Avrupalı olmaları onun için fark etmiyor. Bundan çok memnunum.” (NTV Spor)