Van Gaal'in Zico'yla derdi ne?

Haftanın basın etiği tartışmasında bir Hollandalı var. Peki kim bu Hollandalı? Geçmişinde dünya futbolunun iki kulübünün rahleyi tedrisinden...
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Haftanın basın etiği tartışmasında bir Hollandalı var. Peki kim bu Hollandalı? Geçmişinde dünya futbolunun iki kulübünün rahleyi tedrisinden geçmiş, iki kulüpte en üst düzeyde görev almış ama bildiğim kadarıyla hiç de ukalalıklar yapmamış bir isim. Ama işin ucunda Türkiye, özellikle de Fenerbahçe olunca, her şeyin dengesi değişiyor tabii ki. Evet, konuğumuz Louis van Gaal. Ajax'ta kendini gösterdi, Cruyff'un desteğiyle Barcelona'ya 'tayini' çıktı. Katalan kulübünde çalıştı, bir ara Hollanda Milli Takımı'nın da başındaydı. Şimdilerde küçük bir şehrin futbol takımına yeni bir ruh vermenin derdinde.
Fenerbahçe-AZ Alkmaar eşleşmesinin ikinci randevusu dramatikti doğrusu. Ama diğer sanatları olduğu gibi futbolu da benzersiz yapan şeylerden biri, içerdiği bu dramatik unsurlardır. Hatırlayalım, 1999 Devler Ligi finalinin 89. dakikasında kupanın kulpunda Bayern Münih vardı, ne var ki iki dakikada Sheringham ve Solskjaer'in golleri, elin sahibini değiştirdi ve kürsüye çıkan takım Manchester United oluverdi. Alkmaar'daki mücadelenin 86. dakikasında bir üst tura yükselen takımın adı Fenerbahçe'ydi ama 87'de artık sevinç sırası Hollanda ekibine geçmişti.
Maç sonrası iki takım teknik direktörü de, mücadeleyi ve rakiplerini değerlendirdi. Doğrusu görüşlerinde sansasyonel bir yan yoktu. Zico, artık 'yerli' etiketi taşıyan kupalara sarılacaklarını söylerken Van Gaal, daha teknik açıklamalara girmiş ve bir satranç oyuncusunun mantığına yakın ifadeler kullanmıştı. Hollandalı kısaca, "Eğer devreden önce oyuncu değişikliğine gitseydim, meslektaşım Zico'ya bu arada oyun planını bizimkine uydurması için bir fırsat vermiş olurdum. Oysa devre arasında değişiklik yapmamla beraber sahadaki Fenerbahçeli oyuncular çözüm bulmak zorunda kaldılar ve genel olarak konuşursak, bunda başarılı olamadılar" yorumunda bulundu. Hem AA kaynaklı haberde, hem yabancı ajanslarda, hem de AZ'nin resmi internet sitesinde bu açıklamalar yer alıyor. Ne var ki ertesi gün Türk gazetelerine göz atanlar, Van Gaal'in yeni açıklamalarına şahit oldular. Sözde Hollandalı çalıştırıcı, Zico'yu acayip aşağılamış, kimine göre gözünün içine baka baka Brezilyalıyı mat etmiş, kimine göreyse meslektaşının yaptığı hataları anlatsa, hemen kovulurmuş vs. vs.
Şimdi küçük bir dedektiflik çabası... Bu sözler, eğer maç sonrası söylendiyse ertesi günkü gazetelerde neden yer almadı? Demek ki orada söylenmemiş. Peki nerede söylenmiş, Van Gaal Türk basınını toplayıp özel olarak 'Şu Zico'ya bir geçireyim, zaten sizin gözünüzde başarısız, bir de benden bu konuda destek alın' mı demiş? Böyle bir şey de yok. Üstüne üstlük bu konuşmayı hangi dille yapmış da, İngilizceye ve Flamancaya pek de vâkıf olamayan muhabirlerimiz, bu görüşlere vâkıf olmuşlar. Aktarılan şu; Van Gaal bu açıklamayı Hollandalı gazetecilere yapıyor, orada bulunan ve Flamanca bilen bir Türk de, hemen bizimkilere yetiştiriyor.
Sağlam'la niye dalga geçmedi?
Tamam bu mantıklı bir açıklama ama futbolun da adı konulmamış kuralları vardır. Nasıl ki Newcastle eşleşmesinde İngiliz takımın menajeri Glenn Roeder, Zico'ya saygısını göstermişse, faal futbolculuk döneminde uluslararası bir figür olan Brezilyalı çalıştırıcıya Van Gaal de asgari bir saygı gösterecektir. Üstelik Van Gaal'in eğer böyle bir kişiliği varsa, bunu daha önce mesela Barcelona'nın başındayken Real Madrid'in hocalarına karşı göstermez miydi?
Neyse, bazen bazı şeyler mantığımızın dışına taşabiliyor. Gerçi, Hollandalı çalıştırıcı İhlas Haber Ajansı muhabirlerine, çıkan haberleri yalanladı ama Zico'ya atılan leke yerinde duruyor. Bu noktada şunu da merak etmiyor değilim, beş gol atıp beş gol yedikleri bir rakibi, sadece dış sahada atılan sayıların avantajıyla elerken böyle bir açıklama yapan biri, neden daha önceki turlarda, mesela dört atıp üç yedikleri takımın teknik direktörünü, yani Kayserispor'u çalıştıran Ertuğrul Sağlam'ı aşağılamadı?