Vasat derbiyi hakem gerdi

344. randevu geride kaldı. Papaz'ın Çayırı'nda başlayan öykünün son halkasının diğerlerinden en temel farkı, mücadelenin ilk kez Atatürk Olimpiyat Stadı zemininde oynanmasıydı. Tam 70 bin 125 kişinin izlediği karşılaşmada dört gol ve kaydadeğer birkaç kritik pozisyon vardı.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

İSTANBUL - 344. randevu geride kaldı. Papaz'ın Çayırı'nda başlayan öykünün son halkasının diğerlerinden en temel farkı, mücadelenin ilk kez Atatürk Olimpiyat Stadı zemininde oynanmasıydı. Tam 70 bin 125 kişinin izlediği karşılaşmada dört gol ve kaydadeğer birkaç kritik pozisyon vardı. Karşılaşmanın ardından taraflar, özellikle de Galatasaray, hakem Muhittin Boşat'a veryansın etti, etmeyi sürdürüyor. Biz de mücadeleyi spor yazarlarına sorduk. Özetle 'maçın kalitesi nasıldı, hakem konusundaki görüşleriniz nedir?' sorusunu açmaya çalıştık. İşte cevapları
CÜNEYT TANMAN: Genelde iyi değildi. Bunun en önemli nedeni Olimpiyat Stadı'nda alışmak zorunda kaldığımız rüzgâr. Rüzgârda top oynamanın ne kadar zor olduğunu çok iyi biliyorum. Bu, hücum oynamak isteyen Galatasaray için iyi olmadı. Maçta taktik anlayışların sahaya yansımasında ve amaca ulaşma konusunda Fenerbahçe, Galatasaray'a nazaran daha iyiydi. Hakem için kritik iki üç pozisyon var. Son dakikalarda Galatasaray'ın kazanması gereken penaltıyı vermediği çok açık bir yanlış ve maçın sonucunu tabii ki etkiledi. Ancak tartışılan penaltı pozisyonlarında hakemin takdir hakkını kullandığını düşünüyorum. Ve son dakikalarda yaptığı hataya kadar çok kötü bir maç idare etmediğini kanısındayım.
KEMAL BELGİN: Maçın kalitesi on üzerinden ancak beşti. Galatasaray takım içinde yaptığı oyuncu ve görev değişiklikleri sebebiyle şu anda takım olma yolunda çok geri. Fenerbahçe'de, Tuncay'ın sakatlığı sayesinde teknik direktör Christoph Daum üçlü forvet oyunundan tesadüfen ve zorunlu olarak vazgeçti.
4-2-4 ve 4-4-2'nin, takımı için daha doğru bir sistem olduğunu acaba anladı mı, diye sorarım. Hakeme gelince bence Fenerbançe'nin pozisyona doğru giden son atağını bitime daha süre varken keserek, Luciano'nun hareketinin penaltı olduğunu üstü kapalı sanki itiraf etti.
METİN TÜKENMEZ: Bu tür derbilerin ortak özelliği mücadelenin ve heyecanın üst düzeyde olması ama futbol izleyicilerinin beklediği kalitenin ise vasatı bulmamasıdır. Galatasaray-Fenerbahçe derbisi de tam bu tanıma uygundu. Heyecan arayanlar için tatmin edici, futbol tadı arayanlar için ise sıkıcıydı. Daum, Galatasaray ile başa baş oynamayı göze alabilse yine farklı bir skor ortaya çıkabilirdi. Fenerbahçe'nin hocası kontrollü oyunu taktik olarak benimsediği için fark ayrıntılarda kaldı. Son yıllarda hiç bir derbiye bu denli hakem eli değmedi. Kanımca hakemin seçiminde ve atanmasında hata vardı. Keskin değil de, adam sendeci bir hakemin atanması bilinçliydi belki de. Hakem maçın sonucuna ciddi şekilde müdahale etti ve bence mağdur olan taraf Fenerbahçe'ydi.
ZEKİ ÇOL: Derbilerde kaliteli oyun beklemek fazla iyimserlik olur. O gergin ve stresin yoğun olduğu ortamda, üstelik takımların birbirine oynamak için pek boş alan bırakmadığı maçlarda futbol, mücadele olarak belki keyif verebilir ama genelde kalite olarak geride kalır. Bu da öyle oldu. Galatasaray'ı haftalardır izliyor ve beğenmiyorum. Yine kötü oynadı. Ama Fenerbahçe deplasmanda olmasına karşın hem taktik uygulamada, hem de rakip kale önünde pozisyon üretmede Galatasaray'dan çok daha öndeydi. Zaten kazanmayı daha çok isteyen ve hak eden taraf da Fenerbahçe'ydi. Oyunda üç kritik an var. Bunlardan bir tanesini zaten herkes penaltı olarak değerlendiriyor. Kötü oyuna karşın Galatasaray, Luciano'nun elle kestiği pozisyonda bir son dakika golüyle maçı galip terkedebilirdi. Ancak ilk yarıda Bülent'in Van Hooijdonk'a yaptığı hareket de bence açık bir penaltıydı. Yine Bülent'in penaltı itirazları sonrasında Muhittin Boşat'ı iterek yaptığı itirazın karşılığı ise ihracı gerektirirdi.