Ve coşkun akardı Saracoğlu...

Kupayı Haluk Ulusoy'un vermesi beklenen tepkiyi yaratmadı.


Kadıköy'de '100'ler güldü

100. yılında bitime iki hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Fenerbahçe, dün 52 bin taraftarı önünde kupasını aldı. Şampiyon, törenin ardından oynanan maçta Ankaragücü'nü 3-1 yenerek tribünleri coşturdu.


Şampiyonluğun Öyküsü

  • 100. yılda başarı nasıl geldi?..
  • Travma nasıl atlatıldı?..
  • Tuncay Şanlı'dan şampiyonluğun ve 'ıslama köfte'nin tarifi...
  • Efsane Lefter, sezonu değerlendiriyor...
  • 'Genç Kanaryalar' Can Arat, Olcan Adın, Kerim Zengin yaşadıkları heyecanı anlatıyor...
  • 'Taraftarız biz, çekeriz cefa...' Taraftarların gözünden şampiyonluk...

    Feryal Pere'nin kaleminden çarşamba günü Radikal'de
  • Haber: ERAY ÖZER / Arşivi

    Fenerbahçe orta sahası dün önde daha iyi basabilseydi sonuç farklı
    olurdu. Yok yok şaka... Çok şükür o yazıları bitirdik. Bu evden çıkışımla maçın son düdüğünün çaldığı ana kadar yaşadıklarımın öyküsü... Şampiyonluk kutlamaları için erkenden çıkıyorum evden (Uğur Vardan 'geç bile' diyor ama...). Daha kapının önündeyim, hoppala... Bir düğün arabası... Bütün süslemeler Sarı-Lacivert. A. ve N. (valla arkada sadece isimlerinin baş harfleri yazıyordu) maça mı gidiyor, nikâha mı belli değil. Belki her ikisine de... Vapurda tüm telefonlar 100. yıl marşı şeklinde çalıyor ve Kadıköy'de her yer Sarı-Lacivert formalı insanlarla dolu. Herkes mi resmi ürün giyer. Son moda kanarya yağmurluk. Böyle kanatları filan da var. Kuş gibi...
    Yanımdan davulcular geçiyor. Davul-zurnayla 100. yıl marşı çalıyorlar, Kıraç'ın kulakları çınlasın. Lakin pek tavsiye etmem. Olmamış. Kızıltoprak girişinde Feridun'un (Düzağaç) yazılarının Fenerli kahramanı Hiko'ya rastlıyorum. Coşkun bir kitleye eklenmiş o da... Biraz takılıyorum onlarla. Sahiden kopmuş bir kitle. Hiko, "Yarısı maçların sonucunu çıkınca öğreniyordur" diyor. Alkol şişede durduğu gibi durmuyor. Tezahüratlar hafif küfürlü. Hedefte Beşiktaş var. Galatasaray bu sezon ikinci planda. Küfürler biraz abartılıyor, federasyon kapatmasın bu sokağı!
    'Hobarak' forması iyi olur
    Hiko'yu bırakıp Feryal Pere'nin yanına doğru uzanma kararı alıyorum. Pere, Fenerbahçe Gönüllüleri Derneği'nde... Çok eğlenen, mutlu bir grupla birlikte. Orada Can Barslan'la ve daha bir dolu Fenerbahçeliyle tanışıyoruz. Can Barslan'la sırtında 'Hobarak' yazan bir formanın nefis olacağı konusunda hemfikir oluyoruz (bkz. ilgili Can Barslan karikatürü). Bir süre sonra Feryal Pere 'rehberliğinde' yan tarafa, 'alternatif' taraftar grubu 'Vamos Bien'in (Vamos Bien İspanyolca 'iyi gidiyoruz' demek, sol literatüre ait bir slogan) bulunduğu bölgeye gidiyoruz. Yoğurtçu Parkı'nda Melike Demirağ'ı görmüşler, ısrar edip 'Arkadaş'ı söyletmişler, bir de maça çağırmışlar. Demirağ teklifi kabul etmiş, bilet için para topluyorlar. Fenerium'a satışları sormaya geçiyorum. Kasiyer benimle ilgilenemeyecek kadar yoğun. "En çok ürün bugün satıldı diyebilir miyiz?" sorusuna, 'hadi canım bekleme yapma' tadında "Evet, evet!" cevabı alıyorum.
    Zico ve Rıdvan'a büyük ilgi
    Basın tribününe çıkarken bir polis memuruyla sohbet imkânı buluyorum. "Bu stat rahat ya" diyor, "Sami Yen'de koşullar zor." Geçen hafta oradaymış, olaylara yorumu, "Bizim millet böyle, ne yaparsın" şeklinde. Şöhretler maçında kimler yok ki... Engin, Semih, Müjdat, Zico, Rıdvan, Oğuz, Kemalettin, Boliç ve daha pek çok isim... En büyük ilgi Zico ve Rıdvan'a... 'Şeytan' topu ayağına alınca bütün tribün 'Yürrrüü' diye bağırmaya başlıyor. Rıdvangiller kaybediyor. Bu maçta hakem 'şakacıktan' sarı kart çıkarınca bile tribünün tepkisi 'Ulusoy istifa' oluyor. Anlayın anti-Ulusoyculuğun boyutunu. Stat dışında da varsa yoksa 'Ulusoy kupayı nasıl verecek' muhabbeti. Kimisi 'almayalım' diyor, 'kimisi alınca yere koyalım, Ulusoy gidince kaldıralım' diyor.
    Ama tören esnasında beklenen kadar büyük bir tepki yok. Birkaç 'Ulusoy istifa' tezahüratı ve kısa süreli ıslıklar hepsi bu... Cola Turka sponsorluğundaki kutlamalar gayet neşeli. Kupayı kaldıran kaptan Ümit'e büyük sevgi var. Köln'e kulübe her şeyi verdikten sonra gidiyor çünkü. Golünü de atıyor kaptan... Ve ardından bu topraklarda alışık olmadığımız kadar, ağlatacak kadar büyük bir sevgi seliyle 58'de yerini Uğur'a bırakıyor. Bizler dahil, herkes ayakta alkışlıyor. Ne güzel...
    Takım sahaya Tema Vakfı'nın 'Suyunu boşa harcama' pankartıyla çıkıyor. Mesaj ince... Oysa tüm kavgaları unutsak, kimse kimseye bir şey demese... Devre arasında havai fişek sesleri geliyor. Her şey güzel ama ikinci yarıda olaylı kale arkasında yine kavga çıkıyor. Neyse ki uzun sürmüyor. Ve maç... 3-1 kazanıyor Fenerbahçe, Alex de gol kralı oluyor. Saracoğlu'nda herkes mutlu... Kutlamalar asıl şimdi başlıyor...

    FENERBAHÇE: 3
    Serdar 5
    (Volkan 39) 7
    Önder 6
    Can 7
    Edu 6
    Ümit 7
    (Uğur 58) 5
    Tuncay 7
    Deniz 6
    Aurelio 7
    Tümer 5
    (Deivid 42) 5
    Alex 6
    Kezman 8

    ANKARAGÜCÜ: 1
    Serkan 6
    Abdurrahman 5
    (Tita 60) 5
    Murat Ocak 5
    (Burak 46) 5
    Hakan 5
    (Da Silva 71) 6
    Emre 4
    Petkov 6
    Yasin 5
    Mustafa 5
    S. Bayrak 6
    S. Yeşilkaya 5
    Bebbe 6

    GOLLER: Ümit (55), Kezman (62 ve 81) / Bebbe (35)
    SARI KARTLAR: Kezman / Yasin
    Stat: Şükrü Saracoğlu - Hakemler: Y. Yıldırım, S. Ok, S. Akarca