Vıy Bobo, o ne sıkıcı futbol öyle...

Beşiktaş taraftarını tebrik ederek başlamam lazım herhalde. Bu kadar umutsuz bir vakaya desteklerini yine esirgemediler ve 19 Mayıs'ta kendilerine ayrılan yerleri tıka basa doldurdular. Havanın güneşli...
Haber: BENER ONAR / Arşivi

Beşiktaş taraftarını tebrik ederek başlamam lazım herhalde. Bu kadar umutsuz bir vakaya desteklerini yine esirgemediler ve 19 Mayıs'ta kendilerine ayrılan yerleri tıka basa doldurdular. Havanın güneşli olduğuna bakmayın, sıkısından bir ayaz vardı başkentte. 'Hissedilen sıcaklık' geyiğinden nefret eden ben, olayın içyüzünü anlamış bulundum. Stat hoparlörlerinden Serdar Ortaç'ın 'Binlerce dansöz var'ı değil de Barış Manço'nun 'Anlıyorsun değil mi?'si verilse daha iyi olurdu sanki!
Bu maçın adını Oftaş-Eksiktaş olarak değiştiriyorum! İlginçtir İbrahim Toraman, Mehmet Yozgatlı, İbrahim Kaş, Serdar Kurtuluş, Lamine Diatta ve Gökhan Zan'ın yokluğunda Ertuğrul Sağlam sahaya yedekleri de 'yıldızcık' bir takım çıkarabiliyor. Ama önemli olan nicelik değil nitelik ne yazık ki. Sağlam'ın hafta içindeki "Bazı oyuncuları zaman geçtikçe tanıdık. Performansı zayıf olanlarla yolumuzu ayıracağız" açıklamasını okudunuz mu bilmiyorum. Bu sözler Sağlam'ın, ekibinin ya da sorumlu her kimse, transferde çuvalladığın özeleştirisiydi. Fakat ülkemizde sıkça görüldüğü üzere çuvaldız yine başkasına (futbolculara) batırıldı.
Stada gelirken Oftaş'ın futbol oynama arzusunun olumlu etki yapacağını umuyordum. Ama dün güzel futboldan 'çook çook' uzaktaydık. İlk 45 dakikada tek bir pozisyon vardı. O da gol oldu zaten! Efektif değil mi? Başkentliler topla daha fazla oynayan taraf gibi görünse de son bölgede yaratıcılıktan ve bitiricilikten uzaktı. Yedikleri golde konuklara ikramda bulundular. 35. dakikada Tello'nun öylesine verdiği pasta, savunma ve eski bir Fenerbahçeli Recep Biler'in hataları sayesinde Bobo kariyerinin en kolay golünü boş kaleye attı: 1-0.
Higuain ne iş yapar?
İkinci yarıya ev sahibi, seyircisinin verdiği moralle başladı. Kırmızı-Siyahlı taraftarlar 'Buraya buraya, Gençler buraya' tezahüratı eşliğinde alkışlarla oyuncularını cesaretlendirmeye çalıştı. Bu alkışlar İstanbul menşeili 'Kaybederseniz...' şeklinde değil gayet masumaneydi, hoşuma gitti doğrusu. Ancak ara gazla da Oftaş yapmak istediklerini sahaya yansıtamadı. İkinci yarıda Beşiktaş biraz hareketlendi ve uyuyup donmaktan kurtulduk! 51'de Delgado, vatandaşı Higuain'i (maç boyunca tek olumlu hareketi) duvar niyetine kullanıp kaleciyle karşı karşıya kaldı. Ancak Arjantinli Riquelme'nin vârisi Delgado (Liverpool dergisinin yalancısıyım) topu serinkanlı biçimde dışarı attı. Bunu da atamazsan hangisi atacaksın be abisi!
Bu sezon kazandığı maçların hepsinde tek farkla gülen Beşiktaş taraftarı 'iki'nin gelmesiyle rahatlamak istiyordu. Ancak ikinci yarıda sahanın tek hâkimi Kartal, skoru artıramadı. Yine de kazanması gereken bir maçtan üç puanı çıkarmayı başardı Beşiktaş. Üç haftalık suskunluğa noktayı koydular. Bir gerçek var ki bu takım Delgado'nun ağırlığını hissettirdiği anlarda tehlikeli oluyor. Artık gözler olmak ya da olmamak sınavı, Marsilya maçında. İnönü'de görüşmek üzere efenim beklerim...
Not: "Bunu niye konuşmuyorlar, yazmıyorlar" demesinler. 64'te ceza sahasında penaltıya yatan Ali Tandoğan'ın sarı kart görmesi lazımdı.

G. OFTAŞ: 0
Recep 6
Orhan 6
Giray 6
İlhan 5
Hakan 6
Serkan 5
Kadir 5
(Savaş 66) 4
Sandro 5
(Eren 78) -
Tozo 5
Sterjovski 4
(Bülent 73) 5
İbrahim 4

BEŞİKTAŞ: 1
Rüştü 6
Ali 7
Koray 7
Baki 7
İ. Üzülmez 6
S. Özkan 5
Cisse 6
Delgado 7
Tello 6
(İ. Akın 61) 5
Higuain 5
(Ricardinho 78) -
Bobo 7
(Burak 88) -
GOL: Bobo (35)
SARI KARTLAR: İbrahim, Hakan, Sterjovski / Serdar Özkan, Cisse, Tello
Stat: 19 Mayıs Hakemler: H. Özkahya, Ş. Yılmaz, N. Mızrak