YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Arife günü Saddam'ın idam görüntüleriyle karşılaşmasaydım, 2006'nın önemli hadiselerini kendi meşrebimce özetleyecektim. Futbol sayfasında şimdi, bambaşka bir mevzuya el atmak zorunda kaldığım için de, ayrıca çok üzgünüm.

İdama karşı futbol
Arife günü Saddam'ın idam görüntüleriyle karşılaşmasaydım, 2006'nın önemli hadiselerini kendi meşrebimce özetleyecektim. Futbol sayfasında şimdi, bambaşka bir mevzuya el atmak zorunda kaldığım için de, ayrıca çok üzgünüm.
Saddam'a muhabbet namına beslediğim en küçük bir his bile yoktur. Bir gün bir yerde karşılaşsam, elini sıkmadan, başımı çevirip yürüyeceğim bir adam oldu, hep. Ayıptır söylemesi, zulmünden kaçanlardan bir-ikisine evimi, tüpgaz dükkânımın kuytu bir yerini açıp aylarca ekmeğimizi bölüştüm. Bizim dünyamızda mazlumlara yer olduğu için, zalimlerin hışmı üstümüzdedir.
Diyeceğim başkadır. Kim infaz edilirse edilsin, idam insanlık ayıbıdır. İdam cezasının olduğu bir dünyada yaşıyor olmamız, her birimiz için büyük ayıptır. Deniyor ki, yok efendim 'Adil yargılanma olmalıymış'. Doğrudur, bizim hafızamız, üç kuruşluk toprak, beş paralık özerklik diye Amerikan-İngiliz yalakalığı yapanları bir yere şimdiden kaybetti. Onların kukla hükümetinin yargısı adil değilmiş.
Doğrudur, değil. Adil değil dendiğine göre, bunu diyenlerin kafasında, adil yargılama tanımı var. Peki, idam cezası veren hangi yargılama adildir? Mesele budur.
Diyeceksin ki, futbolla bunların ne alakası var? Sana mı düştü bunları yazmak?
Merak etmeyin, idam cezasını sadece kanunlarında kaldırmış bir ülkede değil, vicdanlarında da kaldırmış bir toplumda futbol, daha güzel oynanır. Vicdanında idam cezasını kaldırmak demek, bir zalimin infazına da 'Hayır' demek anlamına gelir. Ona o ilmiği geçiren alçakların inadına,
o sahnelere bakmamak anlamına gelir.
Yoksa, vicdanınızda akladığınız birinin idamına yumruk sıkmak, öfke biriktirmek kolaydır. Maçası sıkan, hasmının idamına lanet okur. Bizi ıslık çalarak, burnunu karıştırarak ölüme gönderen birinin infazına vereceğimiz cevapta gizlidir, bizim kim olduğumuz?
Tesadüfen mazlum olmadığımızı başka nasıl anlatabiliriz? Önümüze çıkan ilk fırsatta zalim olmayacağımızın garantisini nedir? Biz yoksa, zalim olmayı çok istedik de, olamayınca mı mazlum olduk?
Bakın kardeşlerim, futbol, milli oyuncularını aslanlara atmak tehdidiyle tedip eden, Allah ona da gani gani rahmet eylesin Saddam'ın oğlunun oyunu değildir. Bu oyun, emeğini satarak bu dünyada var olmaya çalışan yoksulların eğlencesi olarak doğdu. Bakmayın siz şimdi silahsız zalimlerin elinde, yılan elinde kuş misali öttüğüne. Bakmayın siz Ortadoğu'yu kana bulayan alçaklardan birinin, başkanı olduğu partinin adının
'işçi' olduğuna.
Futbol idama karşıdır. Bunu böyle bilin.