YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Haberi duymamış olamazsınız. Adana Demirspor Başkanı, Federasyona müracaat etmiş, Alanyaspor'la oynayacağı maça 'Hepimiz Hırant'ız, Hepimiz Ermeniyiz' pankartıyla çıkmak istemiş.

Hangi taraftayız?
Haberi duymamış olamazsınız. Adana Demirspor Başkanı, Federasyona müracaat etmiş, Alanyaspor'la oynayacağı maça 'Hepimiz Hırant'ız, Hepimiz Ermeniyiz' pankartıyla çıkmak istemiş. Federasyon buna izin vermemiş. Pankartın içeriği futbolla ilgili bulunmamış. Benim derdim Federasyon değil.
Ayrıca Federasyon doğrusunu yapmış. Öyle ya, bizim futbolumuzu en iyi, 'Hepimiz Samastız, Hepimiz Hayaliz' pankartı yansıtırdı. Pankartın bir ucundan da hani maskot kontenjanından Veli Küçük tuttu mu, artık yeme de yanında yat.
Fazla değil iki gün sonra zaten, Başkan açıklama yaptı. "Ben Türk oğlu Türküm ve hacı çocuğuyum" dedi. 'Aşırı derece' duygulanıp, 'duygusal' davrandığı için, Demirspor camiasından ve Türk halkından özür diledi.
Şimdi bizim mahallede herkes Başkan'ın korkak olduğunu düşünüyor. Doğrudur, korkmuştur Başkan. Ürkmüştür, diyelim ya da.
Benim lafım, iki gün önce Başkan'ı kalbine koyup da, iki gün sonra gönül koyanlara. Lütfen bunu yapmayın!
Sorun kendinize, kendimize soralım. Hangisini kendimize yakın buluruz? Korkağı mı, korkutanı mı? Bu dünya, ikiye ayrılsa, bir tarafta korkaklar, öbür tarafta korkutanlar. Hangi tarafa gider, nerede yaşamak isterdiniz?
Kalbinin sesini dinleyip, "Hepimiz Hırant'ız, Hepimiz Ermeni" diyen birini biz kolay severiz. Çünkü zaten çok azız. Zaten bu ülkede, kalbinin sesini dinleyenlerin, sahibinin sesi olanların yanında esamisi okunmaz. Bakmayın siz Hırant'ı yüz bin kişi uğurladığımıza.
O bile, yeteri kadar yalnızlığımızı anlatıyor. Asıl mesele, iki gün sonra aynı adama 'çark' ettiği için yan bakıp bakmamakta.
Bu ülkenin evladı bir Ermeni'nin ense köküne üç kurşun sıkan tetikçinin şehrinde, tribünde, "Ayağa kalkmayan Ermeni olsun" tezahüratı yapılıyorsa, ayıplanacak olan nedir, kimdir? Korkan mı, bu tezahüratı yapan mı? 23 Ocak günü Hırant'ı İstanbul'da uğurlayanlardan biri olarak ben 28 Ocak günü Avni Aker'de olsam ne yapardım? Yerimde oturmaya devam mı ederdim? Harbiden ne diyeceğimi ben de şu an bilemiyorum. 'Cesur Yürek' olmayı kim istemez ama ya Delik Dalak olursam? Şakası bile kötü.
Biz işimize bakalım efendi ağbiler! Korkanda kusur değil, korkutanda ayıp arayalım. Bu ülkede anamız babamız, öğretmenimiz, komutanımız, herkes bize korkaklığın onursuzluk, korkusuzluğun ise kahramanlık olduğunu öğretti. Ama korkutanları kimse anlatmadı bize. Böyle düşe kalka, öle öle öğreniyoruz.
Biz işimize bakalım kardeşlerim. Soralım pankarta izin vermeyen Federasyona. 28 Ocak günü, bir statta, Ermeniler aşağılandı. Başka bir ülkede bu tezahürat karşısında ne yapılır, bunu sorun. Sorun bu Federasyona, bu ırkçılık için ne yapacaksın?