YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Bir harf deyip geçmeyin. Hikâyeyi okumuşsunuzdur. İzmit Ticaret Odası, Kocaelispor'a yardım etmek isteyince, Sanayi Bakanlığı'na başvurur. Bakanlık da, özetle, mevzuata aykırı bulur, 'Yapma' der.

Bir harf hatası
Bir harf deyip geçmeyin. Hikâyeyi okumuşsunuzdur. İzmit Ticaret Odası, Kocaelispor'a yardım etmek isteyince, Sanayi Bakanlığı'na başvurur. Bakanlık da, özetle, mevzuata aykırı bulur, 'Yapma' der. Ancak cevabı, İzmit değil de İzmir Ticaret Odası'na gönderir. Meğer İzmir Ticaret Odası, İzmir kulüplerine, puan başına fena sayılmayacak bir miktar yardım yaparmış. Yazıyı görür görmez, yardımı keser. Haberde bu yok ama, içerden aldığım bilgilere göre, bir süre, mevcut yönetime muhaliflerden birinin bunu ispiyonladığına dair şüphe rüzgârları eser. Odanın koridorlarında, herkes birbirinden kuşkulanmakta, kim muhalefetin ajanı acaba, merkezli ciddi bir ön soruşturma safhası yaşanmaktadır. Oysa olay, Q klavyede yan yana iki harften biri yerine öbürüne parmağın gitmesidir. Neden sonra bunun, bakanlıktaki daktilo kızın, biraz da kendine fazla
güvenin yarattığı anlık dalgınlığın etkisiyle yaptığı hatadan kaynaklandığı anlaşılır.
Ama olan olmuş, yapılan yardım kesilmiştir bir kere. Yapılacak bir şey yoktur artık.
Aynı olmasa da, benzer bir şeyi, bizim Tüpçüler Odası'ndan emekli olduktan sonra güzellik salonu açan Hamiyet Abla da yapmıştı. Vakti zamanında Karadeniz Ereğli Başkanı disipline verilmiş, savunması alınacak, fakat tam daktilonun başına oturmuş, unutmuş hangi Ereğli'ye yazı gidecekti, diye. Geri dönüp, Başkan'a sorsa, fırçayı yiyecek. Çareyi, yazıyı üçüne de yazmakta bulmuş. Üstüne alınan nasılsa çıkar diye. İşin garibi, üçü de savunma yapmaz mı!
Yine yıllar önce, Fenerbahçe, Aykut Kocaman'ı aldığından bir önceki sezon, Aykut Kocaman yerine, öbür Aykut'u almıştı. Şimdi buna tashih hatası mı dersiniz?
Aziz Nesin, bir hikâyesindeki "Gözüme çöp girdi" ifadesinin, dergide, bir harf hatasıyla yayımlanınca, başına neler geldiğini anlatır. Mesela, "Aferin sonunda gözüme girdin" diye bahsedilen birinin, bir harf hatasıyla geleceği yeri tahayyül bile etmek, hoş değil. Rahatsızlık verici, ayrıca. Yani, her bakımdan. Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur, derken mesela. Şakası bile çirkin.
Rivayet edilir ki, Abdullah Cevdet'in "Bu vatanın öksüzüyüm" dizesineki öksüzün s'si düşmüş. Bu, onu daha fazla meşhur etmiş.
Eskiden, matbuat âleminde, bu tür yanlışları buldu mu affetmeyen personele, tashih eden anlamında, musahhih denirdi. Sanmayın ki, bilgisayarlar kendiliğinden imla hatasını, altını kırmızı çizerek veriyor diye, musahhihler gözden düştü. Yapın bakalım o harf hatasını, bilgisayar düzeltiyor mu? Dili özellikle benim gibi savruk kullanan, özensiz demesek bile, yeteri kadar dikkatli olmayan yazarlar açısından musahhih, vazgeçilmez bir değerdir. Bu arada, Radikal'de bu işi yapan, her hafta benim kahrımı çeken arkadaşımıza da burdan selam olsun.
Biz yapalım, hatta olalım, ama futbolun kendisi tashih hatası olmasın.