YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Ortalık kaynıyor, futbol âleminden ses yok. Çimleri makineyle mi kessek, makasla mı, mevzuunda bile tavrını sahaya çıktığı pankarta yansıtan takımlar, yeni gelin gibi susmakta.

Tavırsız kalmamalı!
Ortalık kaynıyor, futbol âleminden ses yok. Çimleri makineyle mi kessek, makasla mı, mevzuunda bile tavrını sahaya çıktığı pankarta yansıtan takımlar, yeni gelin gibi susmakta.
YÖK bütün rektörleri toplayıp Cumhurbaşkanı tahlilini açıkladı. Bizim oda başkanı da dahil olmak üzere, birçok demokratik merkeziyetçi kitle örgütleri, eğilim belirlemeye başladılar. Öte yandan Badmintoncuların üzerlerindeki ölü toprağını attıkları, yolluk ve iaşe bedeli verilsin verilmesin, 14 Nisan'daki mitinge, yurdun dört bir yanından koparak yığınsal bir katılım sağlayacakları, hatta Tertip Komitesi Başkanı ile bir gösteri maçı yapabilecekleri de, gelen haberler arasında.
Şunu da söyleyeyim. Bütün günlükler gün ışığını görmek için tutulurlar. Aksi takdirde günlük olmazlar. 'Günlük tutulması' tabiri de burdan gelir zaten. Kalabalık ailelerde birbirlerinin güya gizlice tuttukları günlüklerini okuyanlar arasındaki dalaş, horoz dövüşü niyetinedir. Mesela iki kardeşten biri olan Özden'in günlüğünde, "Bugün Ağbim Şahin'in günlüğünü okudum" lafına rastlayan Şahin'in, "Yakışıyo mu lan sana, benim zulamı patlatmak" diye Özden'e babalanması, racondan ibarettir, daha fazlası değil. Her fani, darbe yesin, bir gün bombalansın diye günlük tutar ve tutulmuş günlüğün soruşturması olmaz.
Bu bakımdan savcıların günlüğe dava açıp yeni bir darbe vurmak gibi 'şık olmayan' hareketlere tenezzül etmemesi de, zarif bir hareket olmuştur. Geleneklerimize de uygundur. Üstelik tam da Başbakan'ın savcıları göreve davet ettiği bir süreçte, hukuktan kopmak pahasına bu davete icabetmemeleri de, en azından taraf tutmamak bakımından, birilerinin gözlerini kamaştırmıştır. En azından böylece yaklaşan Cumhurbaşkanı seçimlerinde, Başbakan'ı destekleyici bir tavırları olmamıştır. İşin kıyağı, bu konuda kurdukları 'Ağız Birliği', en diri meslek birliği gibi gözükmektedir.
Peki bir takımın, gelecek hafta seçilme yetersayısını gözümüze sokmak için, '367 Şart' pankartıyla sahaya çıkması için, başkanının İlhan Selçuk; bu takımın da (Ankara amatör kümenin namlı takımlarındandı) Muhafızgücü mü olması gerekiyor?
Ya da destekleyen bir pankartla çıkın. Başbakan şiir sever. Kafiyeli bir şey olsun. "Gönül verdik biz Tayyip'e / Harbi ol un serme ipe." Kasımpaşa versiyonu olan bu ikinci dize şöyle de olabilir: "Sakın Tayy (ip) e un serme".
Yeter ki bir şey yapın. Tavırsız kalmayın. Öyle bir süreçten geçiyoruz ki, yarın tarih önünde hesap veremez bir duruma geleceksiniz. Tarih, zaten incir ile çekirdeği ve fındık ile kabuğu arasındaki o müthiş dilemmayı çözemeyenleri, yemin ederim yazıverir bir kenara.
Sonra çok yanarsınız.