YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Fatih Hoca'nın antika merakı, hatırlarsınız Alpay'ı oynattığı İsviçre maçında finallere mal olmuştu. Bosna-Hersek maçında da Rüştü'yü oynatmasının bedeli, bir kısım otoriteye göre, şimdilik üç puan oldu.

Kılıçla yaşayan kılıçla ölür!
Fatih Hoca'nın antika merakı, hatırlarsınız Alpay'ı oynattığı İsviçre maçında finallere mal olmuştu. Bosna-Hersek maçında da Rüştü'yü oynatmasının bedeli, bir kısım otoriteye göre, şimdilik üç puan oldu. Oysa bir kısım otorite ise bu kaybın üç puanda kalmayacağını, şimdilik gidenin üç puandan ibaret olmasının kimseyi yanıltmaması gerektiğini ifade ediyorlar. Bu nedenle kamuoyunda, üç yanlışın bir delikanlı götürdüğü eski sisteme tekrar dönülmesi, daha yüksek sesle telaffuz edilir oldu.
Vefa, harbiden de çok önemlidir. Ama yani ne bileyim, hani sıralamayı rakip açısından da etkilemeyecek bir maçta, ilk devre kaleci Yaşar, ikinci devre Fatih Uraz kaleye geçer, yaşayan birçok oyuncu ve efsane ile nezih bir 18 yapılabilir, hatta o maçlık Coşkun Hoca gelir takımın başına. Portakal suyunun karneye bağlandığı o yıllara inat, takım, çıkar topunu oynar, maçtan sonra da duşunu portakal suyuyla alır.
Ulusal radyo kanallarından biri, hemen maçtan sonra bana bağlandığında orada kamuoyuna konuştuğunuz için bunları söylemeniz kolay olmuyor. Ama sordular, "Erkan Bey" dediler, "biliyoruz takım tertibine karışmak size uymaz ama, yine de söyleyecek bir şeyiniz vardır." Radyonun sesini, hanıma kapattırdıktan sonra, "Kılıçla yaşayan kılıçla ölür" dedim. Yunanistan ve Norveç virajını rakip kalecilerle geçen takıma, İlahi Adalet'in bir gün uğrayacağı hususunda herkes neredeyse ağız birliği etmiş gibiydi.
O gün, Allah'tan erken geldi. Ya çok daha kritik bir aşamada gelseydi. Hani uzatmalarda gelen gol misali, santrası bile yapılamayacak bir maç olsaydı. Bunları ekledim. "Araya bir reklam alın, yayına girdiğimizde bir önerim de olacak" dedim. Öyle de yaptım.
Artık bizim grupta, kafaya oynayan üç takım iyi kötü sırasını savdı, diğer takımlar da kaleci hatasıyla illa ki puan bırakacak. Bunu şansa bırakmamalı, mümkünse, hangi maçta kalecisinin takımı yakacağını, takım da bilmeli. Yani bunun da bir fikstürü çekilsin ya da kuraya tabi olsun, herkes bilsin. Belli bu yani, öyle ya da böyle olacak. İyisi mi sürpriz olmasın.
Çünkü mesela, her Hoca, bizim Fatih hoca gibi sinirlerine hâkim olamayabilir. Gider kalecisine dalar, olmadık nahoş hadiseler cereyan eder.
Kavgasız gürültüsüz bir grup olsun istiyoruz. Yani başkası da arıza çıkarmasın. Yani...