YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Herkes bildiğini yapar tabii, bize karışmak düşmez. Ama Beşiktaşlı kardeşlerim konunun üzerinde durup "Erkan Ağbi, Yozgatlı ve Rüştü yorumunu alabilir miyiz" deyince, iyi kötü bir-iki laf etmek ihtiyacı duydum.

Geniş Tabanlı Fenerbahçe Cup
Herkes bildiğini yapar tabii, bize karışmak düşmez. Ama Beşiktaşlı kardeşlerim konunun üzerinde durup "Erkan Ağbi, Yozgatlı ve Rüştü yorumunu alabilir miyiz" deyince, iyi kötü bir-iki laf etmek ihtiyacı duydum.
Bence hepsine bir paket olarak bakmak lazım. Geçen sezon, Tümer'in transferine misilleme baskısıyla karşılaşan Siyah-Beyazlılar, Nobre'yle kısas yapınca, ortam gerilmiş ve herkes hatırlarsanız, "Acaba şimdi Nevzat Demir Tesisleri'nden Kadıköy'e kim gelecek?" demeye başlamıştı.
Bu sene Colin Kazım, Beşiktaş'ın gönderdiği biletle Fenerbahçe'ye imza atınca, analar çocuklarını sokaktan alıp kapılarını kilitlemiş, pencereleri sürgülemiş, babalar da tül perdenin gerisinde soteye yatmıştı. Ne yalan söylemeli, herkes Fenerbahçe'nin harbiden de canını yakacak bir atak bekliyordu. O bakımdan peş peşe patlayan bu iki bombanın, parça tesirli mi yoksa ses bombası mı olduğu, şimdiden taraftar kütlesini (bazı kaynaklarda ısrarla 'kitle' diye yazılıyor) hummalı bir tartışmanın girdabına atacak gibi.
Temsil gücü yüksek kimi kaynaklarımdan aldığım bilgilere göre, camia her şeyden önce Rüştü'nün gelişini, bir parça Ertuğrul Günay'ın AKP'ye gidişine benzetiyorlar. Reçber'in Kadıköy'de dövülmesi ile Günay'ın sosyal demokrat yapılarda itilip kakılmasını her ikisinin de üzerinden atamamış olması, acaba güçlü bir motivasyon mu sağlar; yoksa tam tersi mi olur? İhtisas alanım değil gerçi ama şu sorunun yeri değil mi: Yani ya yaralı ve kırık bir kalple başlanan bir ilişkide en çok zararı karşı taraf görürse? İşte taraftar bu soruyu soruyor.
Birisinin top oynama arzusunun yanında kolay sakatlanması, diğerinin iflah olmaz vekil olma iştahı yanında 'Burada da kazıklarlar beni' endişesi, her ikisinde de verimi azaltır mı? Eğer istatistiklere güvenecek olursak, en çok sahiplenen bu soru olduğuna göre, anlaşılan herkesin işi zor.
Öte yandan her ikisinin kendilerini halen ilkeli bulmaları da ayrı bir tartışma yaratacak gibi. Rüştü bildiğiniz üzere 13 yıl aradan sonra Fenerbahçe'den ayrıldı ve yakın çevresine, "Ben yine Fenerbahçe'de oynayacağım, bizim takımın bütün eskileri burada, değişen ben değilim, Fenerbahçe" diyormuş. Ertuğrul Bey de, "Sen beni terk etmiş gibisin" diyen bilumum sosyal demokratlara, "Ben hâlâ halkçıyım hâlâ sosyal demokrat" diyesiymiş.
Hatta bu gelişmelerden mustarip olan muzip bir taraftar kütlesi, lig başlamadan FC Köln, Beşiktaş ve Fenerbahçe'nin katılımıyla 'Geniş Tabanlı Fenerbahçe Cup' turnuvası yapılmasını, verilen kupayı kim alırsa alsın, Saracoğlu'nda sergilenmesini istiyor.
Olacak gibi değil ama, hani öyle diyorlar ya; burası Türkiye!