YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Kalli'nin Ümit Karan'ı idmandan çıkarması, medyada, 'işte Alman disiplini' başlığıyla gündeme taşınabilecek hususiyet taşıyor.
Şahsi fikrim, Hoca'nın mevzuu abarttığı yönündedir.

Kafası karışık bir milletiz
Kalli'nin Ümit Karan'ı idmandan çıkarması, medyada, 'işte Alman disiplini' başlığıyla gündeme taşınabilecek hususiyet taşıyor.
Şahsi fikrim, Hoca'nın mevzuu abarttığı yönündedir. Hoca, belli ki sadece isim olarak tanıyanlara kendini bir tanıtmak istemiş. Mamak'ta, askeri cezaevinde girişte bir bölüm vardı. Adamı oraya alırlar, bir 'hoş geldin' dayağı çekerlerdi. Sebep? Ne sebebi, hoş geldin dayağı dedik ya! Albay Raci, bu seans (veya suareye) bizzat nezaret eder, yerde böğrüne bir tetik atmadan gitmezdi. Albayım benim, yıllar geçti, nerdesin, hayatta mısın, torun tombalak nasıllar?
Bu Alman ekolünde vardır böyle şeyler, genetik yapılar kolay değişmez. Marks'ın da, Allah selamet versin, en çok zorlandığı yerlerden biri burasıydı. Yapı kurucu olan Kalli işin başında sert yaparsam, otoriter yapı tesisi daha kolay demiş olabilir. Fakat bilmiyor ki, kafası net bir Allah'ın kulu yoktur bizde. Alayımızın kafası karışık. Sathı seçime girdik (aslında seçim hattı mailindeyiz diyenler de artık şunu anlasın ki, hattı seçim yoktur, sathı seçim vardır, o satıh da, bütün bir vatandır, yani değilse bile öyle olmalıdır). Seçim tahminleri üzerine kimse net bir şey söyleyemiyor, çünkü kararsızlar bu seçimi belirler görüşü hâkim.
Her seçimde olduğu gibi bu seçimde de, "kararsızlar malı götürür" diyorlar. Duyunca harbiden de inanamadım, dedim, "Türkler yine mizah yapıyor." Partiler bir tür mafyanın omertası gibi bu konuda konuşmak istemiyorlar ama, her parti, bir-iki tane kararsızı, seçilebilecek yerden aday göstermiş. Eğer dengeler oturmazsa ki oturacak yer mi kaldı, seçimlerden sonra kararsızların Meclis'te grup kurmalarına kesin gözüyle bakanlar bile var. Kararsızlık, mesela toplum olarak bizim karakterimizdir. Allah uzun ömür versin Kubilay bey vardı, Afyon Milletvekili.
Sabah, hanımına "beni ararsan DSP Genel Merkezi'ndeydim" derdi, öğlen MHP'den çıkardı. Akşam haberlerinde de, Doğru Yol'a geçtiğini duyardık. Çok hareketli günlerdi.
Neyse işte, diyeceğim odur ki, bizi necip milletler seviyesine götürüp getiren en mümtaz vasfımızın bu kararsızlık olduğunu söylemek, sanırım mübalağa değildir. Bir aralar daha sık gidip gelen AB gözlemcileri, sokakta otobüste, vapurda, tahmil tahliye bölgelerinde kulaklarına gelen "emin misin, son kararın mı" lafının, hâlâ şaka olduğunu sanıyorlar. Bizim verdiğimiz hiçbir karar son karar değildir.
O şarkının "binlerce dansöz var" kısmını, (zaten ben de sadece o kısmını biliyorum) sınıfsız imtiyazsız kaynaşmış bir kitle (kütle, yani) olarak huşu içinde söylememizin nedeni de, tez incelemelerine konu olacak gibi.
Bu bakımdan toplum olarak Kalli'den; Ümit'e daha hoşgörülü davranmasını isteme hakkımız, sanırım fazlasıyla var.