YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Federasyonun kararı madem '6'sı Sahada 1'i kulübede' 7 yabancı formülüne bağlanacaktı, Mustafa Denizli'nin günahı neydi? Saracoğlu'nda Beşiktaş'a fazla yabancı oynattığı için...

Yabancıyım yabancı
Federasyonun kararı madem '6'sı Sahada 1'i kulübede' 7 yabancı formülüne bağlanacaktı, Mustafa Denizli'nin günahı neydi? Saracoğlu'nda Beşiktaş'a fazla yabancı oynattığı için hükmen mağlup olan Fenerbahçe kulübesinde, 'Çeteleyi tutmaktan sorumlu bakan'ın Oğuz Çetin dendiydi o aralar. Hatta rivayet odur ki, Denizli Hoca, Şeref Tribünü'nde Başkan'la göz göze gelmiş, Başkan da, "Oynat gerisine karışma" diyesiymiş. Hatta ve hatta, maç zaten gitmişti, nasıl olsa çıkacağı yok, bari hakem kararıyla yenildik, desinler gibi bir yol izlenmiş de olabilir. Gerçi konu şimdi bu değil ama, gerçek sorumlu hiçbir zaman bulunmadı. Bu da karanlıkta kalan diğer dosyalar gibi, zamanın dehlizinde kaybolup gitti. Neyse neticede gerçekleri yazan tarih ise, bu anlamda tarihi yazan da, Mustafa hoca oldu.
Ama, hani eski topçular derler ya; "Şimdiki imkânlar bizde olsa neler yapmazdık". Bir de bunun tersini düşünün. İşte şu andaki 6+1 kontenjanı olsa, belki de tarih yazılmamış olacaktı. Yani bu yeni uygulamanın artıları ve eksileri, öyle görünüyor ki, daha, çok konuşulacak.
Bir de ben kararda, nedense, aradığım netliği bulamadım. + 1 oyuncunun oyuna gireceği dakika bakımından da bir alt limit (bu deyim de fena değil gibi: 'alt limit'!) düşünülemez miydi? Mesela ilk yarıdan önce giremez, gibi. Gerçi bu tür topçular zaten genellikle, yirmi dakika bilemediniz yarım saat alabiliyorlar ama yine de, kısıtlayıcı ve sınırlayıcı olmak bakımından başlanmış bir şey bitirilemez miydi?
Biliyorum Komiser Kolombo gibi, tam mevzuu bitirirken dönüp konuşmak gibi oldu olmasına da, bir ayrıntıyı da atlamalıyım. Kulüpler, +1 oyuncuyu alırlarken sözleşmeye özel madde koyabilirler. Ne bileyim mesela, bulduğu sürenin arta kalanında, tesislerde personele yabancı dil dersi verebilirler. "Sırpça Portekizce benim neyime / olan benim asgari ücretime" diyenlere, 'bir dil bir insan' şiarının önemi hatırlatılmalı.
Bu tür oyuncuların çetelesi de iyi tutulmalı tabii ki. Son altı dakika giren, belli ki 84 dakika ders verecek. İşte burada kayıtlar temiz ve düzenli olmalı. 75. dakika eğitim salonunu terk etmeye çalışan topçu ile, "lan şerefsiz son altı dakikayı zaten güvertede dolaşarak geçirdin bir de dersten mi kaytaracan" diye üzerine yürüyen çaycıyı, "Vur vur, bi tokat ta sen vur" diye ağlaşan sekreteri muhatap etmemek lazım.
İnsani ilişkiler önemlidir. Hiç kimse bu ilişkileri, merhametin ikiyüzlü sevgisine muhtaç etmemelidir. Şu aşamada bir anlamı olmasa bile, bu ilişkileri en azından uzun bir süre daha böyle mütalaa etmek, bence de yapılacak en iyi iş olacaktır.