YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Bölgemizden seçilen milletvekillerine, Başkan, Tüpçüler Odası olarak bir yemek verdiğinde, konu haliyle geldi futbola dayandı. Trabzonspor'a ne ceza verilecek, merak konusu.

Suç ve de cezası...
Bölgemizden seçilen milletvekillerine, Başkan, Tüpçüler Odası olarak bir yemek verdiğinde, konu haliyle geldi futbola dayandı. Trabzonspor'a ne ceza verilecek, merak konusu. Başkan "Bizde bu işlere Erkan Goloğlu bakar" deyince, bıraksan taca gidecek topu koştum yatarak çizgiden aldım, ve dedim ki, "Biraz daha bekleyelim bakalım, Sabih Kanadoğlu bu konuda mutlaka bir şeyler söyleyecektir, kendileri bir şey demeden bir karar vermek, bırakın Disiplin Kurulu'nu, bu aşamada benim için bile biraz netameli gözüküyor".
AKP'lilerde önce surat bir düştü, üç beş saniye mimiklerden ortam tahlili yapmaya çalıştılar, sonunda baktılar ki makara dönüyor, onlar içmiyor tabii, alkolün tesiriyle masada şarkılar filan da başlayınca nitekim, 'Makaram sarı bağlar' türküsüne bile katıldılar.
Şimdi haliyle işin ciddi yanı, bence ancak vahamet kelime (veya kavram) ile izah edebileceğimiz hadise, Trabzonspor Başkanı Albayrak'ın açıklamasıydı. Sayın başkan özetle, bugüne kadar Ulusoy'u en çok destekleyenin kendileri olmasına rağmen hakem hatalarının hep kendilerini bulmasının düşündürücü olduğunu söyledi. 'Düşündürücü' demedi gerçi, neden demediğini bilemem, kendi sorunlarıdır.
Biz söylediğimizde kimse inanmazdı.
Bak işte başkan, açık açık söylüyor, 'Ben' diyor, 'seni' diyor açıkça, 'bunun için mi destekledim'. Ulusoy'un da şimdi çıkıp, 'Ağbi, kurbanın olurum gelme üstüme, oldu bir kere' deyip, şöyle bir yutkunduktan sonra, 'unutma ki lig uzun bir maraton, yaparız bir şeyler' diye tavrını net koyması lazım. Bilmiyorum yani.
Hazır Karadeniz'den açılmışken, Samet Aybaba, bana öyle geliyor ki, bavulunu toplamaya başladı. Yılmaz Vural, ben duymadım, kulislerde konuşulanların yalancısıyım "Fenerbahçe'nin Gaziantep maçına çıkan kadrosunu bana verin, UEFA'da yarı final oynatayım" demiş. Yönetimin "ama biz final oynatacak hoca arıyoruz" cevabını (ilk kez oluyor) saygıyla karşılayan Yılmaz Hoca'nın rotayı Rize'ye çevirdiği, şu aralar Fatsa'dan çıkıp, yeni yoldan büyük bir hızla Bolaman Tüneli'ne girdiği, geçtiği her kasabada geniş yığınlar tarafından karşılandığı, Görele pidesi, Akçaabat köftesi ve Trabzon pilavı yedikten sonra, yarın öğlen saatlerinde Rize Dedeman önlerine varacağı, odasında ılık bir duş aldıktan sonra yönetimle bir görüşme yapacağı, artık çocukların bile dilinde.
Hoca'yı yakından tanıyanlar, Hoca'nın bu işi kesin bitireceğini, olmasa bile, Karadeniz sahilinden bir takım almadan dönmeyeceğini söylüyorlar.
Hayırlısı olsun!