YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Seyircisiz maçla tabir yerindeyse ömrümüz geçti, ama nedense daha
önce hiç düşünmemişim.
Esasen ben de seyircisiz oyunun bir ceza olmasına karşıyım.

Seyircisiz yazarlar
Seyircisiz maçla tabir yerindeyse ömrümüz geçti, ama nedense daha
önce hiç düşünmemişim.
Esasen ben de seyircisiz oyunun bir ceza olmasına karşıyım. Fakat hadiselere iyimser bakabilme meziyeti veya bir kısım müellife göre affedersiniz salaklığı olan birisi olarak müspet yorumlar yapabildim.
Bir kere tam, stada gitme mecburiyeti konulan (konulmasa çoğu gitmez) maç yazarlarına göre. Malum onlar, maçın mümkünse seyircisiz, değilse eve yakın stattakini severler. Seyircisiz olmasına bu kadar teşne olmalarında pek de haksız sayılmazlar. Laptop bilgisayarda yazıp cep telefonuyla gönderen yeni nesil dışındaki yazarlar, ilerleyen yaşlarının da yarattığı uyum sorunları nedeniyle malum, yazılarını telefonla yazdırıyorlar. İçlerinde, gazeteden arayan kardeşimize, "Kafana göre yaz bir şeyler" diyenler de var ya, neyse! Şimdi onca bağrış çığrış arasında, seçim mitinglerinde konuşan parti liderleri gibi oluyorlar. Kerim Afşar gibi maça giren, Devlet Bahçeli gibi çıkıyor maazallah. 'Ekonomi' ve 'demokrasi' kelimelerinde fark anlaşılıyor, anlayın yani benzerliği.
Maç yazarları bu bakımdan seyircisiz maçta rahatlıyorlar. Torununa masal anlatan dede gibi, şiir matinelerinde kızların gözleri içine bakarak şiir okuyan şairler gibi mırıl mırıl söylüyorlar söyleyeceklerini. Zabıtaya yakalanmamak için İstiklal Marşı'nı bağıra çağıra, yeri göğü inleterek söyleyen işportacı gitmiş, yerine Hatemi Hoca gelmiş. Kelimeleri çiğneyişinde bile musiki tadı alıyorsunuz.
Hem sonra organize olabilseler ve biraz da yüzleri tutsa, bazı kritik pozisyonların tekrarını bile isteyebilirler. Neden olmasın? Şu ahir ömrümüzde geldik gidiyoruz. Dördüncü hakem bir kolaylık gösterip, maçın hâkimini ikna edemez mi? "Hocam basın çok istiyor... Yok hocam neden yol olsun... Zaten seyircisiz olduğu için. Yoksa neden istesinler hocam... Evet hocam onlar da "Biz bize olduğumuz için, hoca bizi kırmaz" dedilerdi..." diyemez mi?
Zaten okumadınız mı Galatasaraylı yazarların yazılarını? Sürecin bu tür yazarların içindeki o gizil potansiyeli (ilk kez kullanıyorum) açığa çıkaracağına kim inanabilirdi? Hepsi meğerse eni konu bir üslup sahibiymiş. Kaldı ki bu işler bol tekrar ister. Benim kanaatim odur ki, önümüzdeki haftalarda kendilerini çok daha fazla geliştireceklerdir.
Yeter ki onlara daha fazla imkân tanıyalım, sponsor bulalım, yurtdışındaki seyircisiz maçlara da gönderelim.
Koşmayan Süreyya Ayhan'ı gördünüz.
Gerekirse kıytırık nedenlerle seyircisiz maç cezası verilsin, hatta sıralamayı etkilemeyen maçlar, sırf bu nedenle seyircisiz oynatılsın.
Seyircisiz Maç Yazarları, bu ülkede kolay yetişmiyor.