YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Hakan Şükür ve Lincoln'ün kadro dışı bırakılması, derbinin kendine has örf ve âdetlerini hatırlatması bakımından da çok hayırlı olmuştur.

Derbi örf ve âdetleri
Hakan Şükür ve Lincoln'ün kadro dışı bırakılması, derbinin kendine has örf ve âdetlerini hatırlatması bakımından da çok hayırlı olmuştur.
Efendim topçuyu derbi gecesi kampta uyku tutmaz, sabaha kadar oturur, isterse pinaki oynar, isterse bulmaca çözer, önemli olan çıkıp maçını oynar mı, sen ona bakacaksın, türü laflar da geldi kulağıma. Ben yasakçı değilim, bunu herkes bilir, ama oturamazsın kardeşim. Burası kamp yeri, çocuk bahçesi değil. İsteyen kızını alır gelir, yok böyle bir şey. Derbi bu, öbür maçlara benzemez. Kalli ilk döneminden derbinin biliyor nasıl bir iş olduğunu, Lincoln da anlasın bunu.
Misal bizde spor servisi, bir dizi tedbir almaya hafta içinden başlıyor. Ne bileyim yemeklere konması için (küçük bir poşet diyelim, gerçi adamına göre değişiyor ama) mebzul miktarda şap, alkol seviyesi düşük bira, özel derbi ninnisi CD'leri, bir set halinde dağıtılıyor. Yiğiter Uluğ döneminden kalma bir alışkanlık, Yiğiter Müdür, bekârları akşamdan kendi evine toplardı, bir sürü kaset bırakır Almancaları gelişsin diye, sonra da kapıyı da üstten kitleyip giderdi. Uğur Vardan, yetmediği gibi evlilerin evini mesela gece 11'de arıyor millet yattı mı diye. Beşiktaş'ın yöneticisiyken bu tür kontrolleri İbrahim Altınsay'ın yapmasına alışmış Gülengül yenge, ilk telefonda çok ağrına gitmiş, alışamamış, yalan da söyleyemiyor bizim hanım gibi. "Valla yatakta ama bir türlü uyku tutmadı" demiş. Bir hafta ceza almıştı mesela İbrahim Altınsay. Kimse bilmez bunları. Ahmet Çiğdem daha önce neden kadro dışı kaldı sanıyorsunuz? Herkesin ortasında konuşamıyorsunuz bunları haliyle. Ama sen altı derbinin altısında da "Sınav kâğıtlarını okuyorum, pazartesine yetiştirmem lazım" bahanesiyle hacıyatmaz gibi oturursan, bir gün seni kimse kurtaramaz işte. "Seni asarım ama darağacının dibinde de ağlarım" dediği gibi Sarı Paşa'nın, Uğur Vardan da "Bir yere kadar" der adama. İşte oldu sonunda bunlar da.
Yani diyeceğim odur ki, bize bile derbiyi kan çanağı gözlerle seyretmemiz yasakken, adama sormazlar mı "Delikanlı Lincoln, akşam nerdeydin" diye?
Hem sonra koca Ali Sami Yen, kendi topçularına değil, yolda karşılaştığı Fenerlilere, vakti zamanında, "Sizin yarın bizimle maçınız var, bu saatte ne işiniz var burada" demiş. Bu derbilerin böyle bir geleneği var, tarihin derininden süzülüp geliyor bunlar. Eski derbilerde hatta her iki takımın topçuları aynı yatakhanede geceler, birlikte birdirbir, uzun eşek, yüksük saklamaca oynarlarmış. Sonra sonra ayrı yerlerde yatmaya başladıklarında da, yatakhanenin ışıkları, şartlar eşit olsun diye aynı anda söndürülürmüş. Bilmiyorum artık, iş lafa geldi mi herkes bir şey söylüyor.