YAKINDAN KUMANDAN

YAKINDAN KUMANDAN
YAKINDAN KUMANDAN
Bu futbol yazarları, Zico olmasa ne yazacak, ben de merak ediyorum.
Anlaşılan o ki Zico Türkiye'den ayrılsa hepsi gizli işsiz olacak. 'Elinde Semih gibi bir adam var...

Ya Zico olmasa?
Bu futbol yazarları, Zico olmasa ne yazacak, ben de merak ediyorum.
Anlaşılan o ki Zico Türkiye'den ayrılsa hepsi gizli işsiz olacak. 'Elinde Semih gibi bir adam var, 88'de mi oyuna alınır'mış, 'İşC'den tam çıkacak zamanı buldun'muş, 'Herkes fındık fiyatının 6 lira olacağını biliyordu bir sen uyudun'muş lafları doldur boşalt gibi gidip geliyor.
CSKA Moskova maçında Zico yaptığı değişiklikler basında memnuniyetle karşılandıktan sonra "İşte şimdi yırttık" demiş, hatta medyaya toplu bir iftar yemeği verme girişiminde bile bulunmuştu. Ben o ara, bir şekilde hocaya ulaşıp "Acele etmesin, cumartesi gününü, Manisa maçını beklesin" demiştim. Nitekim haklı çıktım. Aynı akşam televizyondakileri ve pazar
günü gazetelerini gördünüz. Takım idare etmeyi play station oynamak zanneden Büyük Türk Futbol Mütefekkirleri, yine verdiler veriştirdiler hocaya. Eleştiri ayrı konu ama herkes kendi içinde bir değerdir. Değerlere saygılı olmak gerekmez mi? Samimi olsanız yerdiniz o iftar yemeğini.
Ama Kezman konusunda hocayı ben de eleştiriyorum. Zaten haber de
gönderdim hocaya, "İftar yemeği olursa, katılamayacağım" dedim. Gerçi bu
hususta hocanın yapamadığını Kezman yapıyor. Kırmızı kartla attırıyor kendini, Semih'e yer açmaksa isteneni yapıyor.
Fakat bu seferki atılışına yürek dayanmazdı. Görenin içi parçalandı yani o kadar olur.
Yalan değilse ilk kez ağlamış. Dağılan Yugoslavya'da yaşanan o kadar trajedi varken kimse bundan her gün ağlamasını beklememiştir ama nasıl olmuş da bu çocuk ilk kez ağlamış, artık kendi sorunu. Ama iyi oldu ağladığı, şimdiye kadar bir kez olsun ağlamış olsaydı belki çocuk kendine gelirdi.
Irkçılık yapıldığı hususunda şikâyetçi olan Kezman'ı hazır kart cezalısıyken İlber hocanın yanına çırak göndersek, cezasını orada tamamlasa diyorum.
Hani Avrupa'da askerliği kamu görevi olarak yapıyorlar ya. Bizde de kart cezalı topçuları ilgi alanına göre bilim hocalarına teslim edelim. Hoca onlara Osmanlı'da ve bizde neden ırkçılık olmadığını anlatsın. Hakem Ali Aydın zamanında 'Zenci Kardeş' demişti, bizde 'siyah' denmez, 'zenci' lafı hakaret değildir, bunları anlatalım işte. Bizde genellikle 'Ermeni dölü' denir, diyenler de milletvekili olur, bakan olur, biz bakmaktan utanırız onlar sıkılmazlar.
Ama işler 'Sırp'a sarmayagörsün, ondan sonra ne olur ne biter, işte onu ben de bilemem.
Çünkü eskiler daha iyi bilir, futbolun yolu düz değildir, engebelidir,
'Sırp'tır. Meseleye çok yerden bakmak lazım.